Ana içeriğe atla

Maide 92, Mücadele 18-19-20-21-22. Ayetleri Birlikte Değerlendirelim Ki, Allah İle Aldatıcıların Tuzağına Düşmeyelim.

                                                  


Bizler Kur’an ile doğru bir bağlantı kuramadığımız için, dinin emri diye anlatılan rivayetlere Kur’an’dan delil arama çabasıyla, ayetlere öyle yanlış anlamlar veriyoruz ki, hem ayeti tahrif ettiğimiz gibi, Kur’an ayetleri arasında da çelişki yaratıyoruz. Günümüze rivayet yolla ulaşan ve Allah’ın Resulüne ait olduğu iddia edilen öyle hadisler var ki, asla Kur’an’a baktığınızda onay vermez. Ama bizler bu araştırmayı yapmayalım araştırmayalım diye, Müslümanlar arasında korku salarak, sizler Kur’an’ı anlayamazsınız onu veli insanlar âlimler anlar diyerek, öyle ayetler örnek veriyorlar ki, her riayet edilen hadise kuşku duymadan toplumun inanması adeta sağlanıyor. Bu makalemde örnek gösterdikleri bir ayeti sizlere hatırlatıp, Kur’an merkezli birlikte düşünmenize vesile olmak istiyorum. Önce Mücadele 18 ve 19. ayeti yazalım, daha sonrada 20. ayetle devam edelim.

Mücadele 18-19: ALLAH’IN ONLARI HEP BİRDEN DİRİLTECEĞİ, ONLARIN DA (KENDİLERİNİ KURTARACAK) BİR İŞ ÜZERİNDE OLDUKLARINI SANARAK, SİZE YEMİN ETTİKLERİ GİBİ ALLAH’A DA YEMİN EDECEKLERİ GÜNÜ DÜŞÜN! İYİ BİLİN Kİ, ONLAR YALANCILARIN TA KENDİLERİDİR. ŞEYTAN ONLARI HÂKİMİYETİ ALTINA ALIP, KENDİLERİNE ALLAH’I ANMAYI UNUTTURMUŞTUR. İŞTE ONLAR ŞEYTANIN TARAFINDA OLANLARDIR. İYİ BİLİN Kİ, ŞEYTANIN TARAFINDA OLANLAR ZİYANA UĞRAYANLARIN TA KENDİLERİDİR. (Diyanet meali)

Mücadele 20: ŞÜPHESİZ Kİ ALLAH’A VE ELÇİSİNE KARŞI GELENLER, İŞTE ONLAR EN ALÇAKLARIN ARASINDADIR. (Mehmet Okuyan)

İlk ayette çok önemli bir uyarıda bulunuyor Rabbimiz. Hepiniz kendinizi doğru yolda olduğunuzu zannediyorsunuz diyor. Gerçekten de birbirimizi adeta kafirlikle suçlayıp, kendimizi temize çıkarmıyor muyuz? Hatırlatırım O gün genel çoğunluğunun yalan yere yemin edip batılın ve hurafenin peşi sıra gittiklerini fark edecekler ama iş işten geçmiş olacak diyor. Devamında da kendilerini Allah’a iman etmiş sananların, aslında şeytanlaşmış insanların batıl, hurafe inançlarının peşi sıra gittikleri hatırlatmasını yapıyor. Yoksa ayette geçen şeytan kelimesi, göremediğimiz cinlerden olan şeytan değil. Kur’an yoldan sapmış insanlara da şeytan diyor. Bu kişiler sizi yalnız Allah’tan şefaat ve yardım dilememiz gerekirken, araya beşeri kişileri de koyarak bu hatayı yapmamızı sağlıyorlar. LÜTFEN BU PİŞMANLIĞI YAŞAMAK İSTEMİYORSAK, İMANIMIZI KUR’AN İLE SORGULAYALIM. Devamındaki ayet örnek gösterilip, bakın bu ayet ALLAH’A YANİ ONUN AYETLERİNE, ELÇİSİNE YANİ ONUN HADİSLERİNE, SÜNNETİNE KARŞI ÇIKIP KABUL ETMEYENLER, ALÇAKLARIN ARASINDADIR DİYOR AYET DİYE, ÖRNEK GÖSTERİYORLAR. Sanırım hakkın üstünü örtüp, batılı göz göre göre aklamak bu olsa gerek. Buna benzer aldatmacaları ne yazık ki çokça yapıyorlar. Bu ayette Allah’a ve Elçisine karşı gelmek sözünden neyi kast ediyor, bu ayetin öncesindeki ve sonrasındaki ayetlere bakalım, ama önce Kur’an’da bir çok ayette geçen, Allah’a ve Resulüne uyun emriyle Allah, ne demek istiyor onu önce doğru anlayalım ki, bizler Allah ile aldatıcıların tuzağına düşmeyelim.

Maide 92: ÖYLEYSE ALLAH’A İTAAT EDİN, ELÇİYE İTAAT EDİN VE ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKININ. ŞAYET YÜZ ÇEVİRİRSENİZ BİLMİŞ OLUN Kİ, ELÇİMİZE DÜŞEN SADECE APAÇIK TEBLİĞDİR. (Diyanet İşl. Meali)

Bu ayetten de anlıyoruz ki, Kur’an’da Allah’a ve Resulüme uyun, yada Allah’a ve Resulüne karşı gelmeyin sözlerinden, çok açık Resulün Allah’ın vahyini tebliğ edeceğinden Allah, Resulüme uymaz karşı gelirseniz, bana uymamış karşı gelmiş olursun diyor. İsterseniz şöyle bir Kur’an’ı hatırlayalım. Allah’ın Elçisi Kur’an’ı tebliğ ederken, Kitap Ehlinin bir kısmı, Kur’an’a iman ederiz ama yalnız Kur’an ile imanımızı yaşayamayız. Bizlerin atalarımızın inançları da var, onlardan da vazgeçmeyiz onlara da inanırız dediklerinde, nasıl ayetler indirmişti hatırlayalım Allah. “KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BIR KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU?” (Ankebut 51) “SÖZ BAKIMINDAN, ALLAH’TAN DAHA DOĞRU KİM VARDIR!” (Nisa 87) Demek ki bizlere Kur’an yetiyor, ondan bu uyarı ikaz yapılıyor. Sanırım günümüzde de kitap Ehlinin yaptığı aynı yanlış devam ediyor ve yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz, O özet bilgi verir demiyorlar mı? Allah bu ayetlerle kitap Ehlini ikaz ederken, size indirdiğim Kur’an ile yetineceksiniz ve asla emin olmadığınız rivayetlerin, atalarınızın batıl inançlarınızın ardına düşmeyeceksiniz, söz bakımından Allah’tan daha doğru söz mü arıyorsunuz diyerek uyarıyor.

BURADAN DA ŞUNU ANLIYORUZ, ALLAH’A VE ELÇİSİNE KARŞI GELENLER SÖZÜYLE RABBİMİZ, ALLAH’A VE ONUN VAHYİNİ TEBLİĞ EDEN, BU DÜNYADA Kİ TEMSİLCİSİ OLAN ELÇİSİNİN TEBLİĞ ETTİĞİNE KARŞI GELENLER, ALÇAKLARDIR DİYOR ALLAH. YOKSA BU AYETTE, ALLAH’IN AYETLERİNE VE ELÇİSİNİN RİVAYET HADİSLERİNE KARŞI GELENLERDEN BAHSETMİYOR.

Bizler öyle yanlışlar yapıyoruz ki, Allah’ın birçok ayetinde verdiği hükmün, tam tersini rivayetten bizlere anlatanlara inanmakta sakınca görmüyoruz. Bu söylediklerime bir örnek vermek istiyorum. ALLAH ŞEFAAT TÜMDEN BANA AİTTİR, HİÇ BİR ŞEFAATİN OLMADIĞI O GÜNDEN SAKININ DEDİĞİ HALDE, KENDİLERİNE ALLAH’IN YANINDA ŞEFAATÇİLER EDİNİP, ELÇİSİNİDE ŞEFAATÇİ İLAN EDİP, ŞEFAAT YA RESULALLAH DEMİYOR MUYUZ? Allah bunu yapanların durumu hakkında, çok açık bilgi veriyor. Mücadele 20. Ayeti daha iyi anlayabilmemiz için, şimdide bu ayetin devamındaki iki ayete bakalım.

Mücadele 21: Allah “BEN -ELBETTE BEN- VE ELÇİLERİM ŞÜPHESİZ Kİ GALİP GELECEĞİZ.” diye yazmıştır. Şüphesiz ki Allah kuvvetlidir, güçlüdür. (Mehmet Okuyan)

Mücadele 22: Allah’a ve ahiret gününe inanan bir toplumun, Allah’a ve Elçisine karşı gelenlerle –babaları veya çocukları veya kardeşleri veya akrabaları da olsa– dostluk ettiğini göremezsin. İŞTE (ALLAH) ONLARIN KALBİNE İMAN YAZMIŞ VE KATINDAN BİR [RÛH] (KUR’AN) İLE ONLARI DESTEKLEMİŞTİR. (Allah) onları içlerinde [ebedî] kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. ALLAH KENDİLERİNDEN RAZI, ONLAR DA O’NDAN MEMNUN OLMUŞLARDIR. İŞTE ONLAR ALLAH’IN TARAFINDADIR. DİKKAT EDİN! ALLAH’IN TARAFI(NDA OLANLAR) KURTULANLARIN TA KENDİLERİDİR. (Mehmet Okuyan)

İlk ayette Allah elbette ben galip geleceğim dedikten sonra, gönderdiği tüm Elçilerinin de böylece galip geleceğini söylüyor. Çünkü Allah Elçilerine nasıl bir yetki vermişti hatırlayalım. “RESULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” (Ankebut 18). BİZ RESULLERİ, SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ.  (Kehf 56) SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR. (Rad 40) Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Allah Elçilerim benim vahyimi tebliğ etme görevi aldığından, bu galibiyet benim yanımda Elçilerimin de galibiyetidir diyor.

Mücadele 22. ayette ise iman eden kullarının özelliklerinden bahsediyor ve İMAN EDEN KULLARIM EN YAKINLARININ BİLE BASKISINDA KALMAZ DİYEREK, ÖNEMLİ BİR BİLGİ VERİYOR. Asıl sorumuza bu ayet apaçık cevap veriyor ve diyor ki Allah, vahyime batıl karıştırmayıp Elçimin tebliğ ettiğine itaat edip, ayetlerime iman eden kullarımın kalplerine imanlarını yerleştirmiş ve onlara katımdan indirdiğim RUHU yani Kur’an ile onların imanlarını desteklemiştir diyor. Örneğin Nahl 2. ayette de RUH diye geçen Allah’ın indirdiği vahiydir. BURADAN DA ŞUNU ÇOK AÇIK ANLIYORUZ. ALLAH’IN RESULÜ BİZLERE YALNIZ ALLAH’IN VAHYİ KUR’AN’I TEBLİĞ ETMİŞ VE ALLAH İMAN EDEN KULLARINI VAHYİ İLE DESTEKLEMİŞTİR. Ayetin son bölümleri konumuza çok daha geniş açıklama yapıyor ve yalnız vahyin takipçilerini neyle müjdeliyor.

“ALLAH KENDİLERİNDEN RAZI, ONLAR DA O’NDAN MEMNUN OLMUŞLARDIR. İŞTE ONLAR ALLAH’IN TARAFINDADIR. DİKKAT EDİN! ALLAH’IN TARAFI(NDA OLANLAR) KURTULANLARIN TA KENDİLERİDİR.”

Allah vahyin takipçilerini bakın nasıl müjdeliyor ve kimin tarafında olduğunu söylüyor, burası çok önemli. “İŞTE ONLAR ALLAH’IN TARAFINDADIR.” Bakın bu durumda Allah, iman edenleri kast ederek, HEM RESULÜMÜN HEM DE BENİM TARAFIMDADIR DEMİYOR. ÇÜNKÜ ZATEN RESULÜN DAVETİ, YALNIZ ALLAH’A DAVETTİ. Elçisi de iman edip Allah’ın tarafında olduğundan ve yalnız Allah’ın vahyini tebliğ ettiğinden, Allah bunlar için, Kurtulanların ta kendileridir diyor. Lütfen bu konuda ki Kur’an’dan diğer ayetleri de okuyunuz.

Nisa 80:  KİM RESUL’E İTAAT EDERSE, ALLAH’A İTAAT ETMİŞ OLUR. Yüz çevirene gelince, seni onların başına bekçi göndermedik! (Diyanet vakfı meali)

Fetih 10: SANA BAĞLILIKLARINI BİLDİRENLER, ASLINDA ALLAH’A BAĞLILIKLARINI BİLDİRMEKTEDİRLER. Allah’ın kudreti, onların kudretleri üzerindedir. O halde, kim ahdini bozarsa kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah’a verdiği sözü yerine getirirse, Allah ona büyük bir ödül verecektir.  (Bayraktar Bayraklı)

Değerli din kardeşlerim, lütfen tarafımızı doğru seçelim. Onun yanına aracılar, şefaatçiler koymayalım. Din Allah’ın dinidir ortağı yoktur. Asla hükmüne hiç kimseyi ortak etmeyeceğini de bildiriyorsa bizlerin dayanacağı, güveneceği tek bir tarafımız vardır, ODA RESULÜNÜN DE TABİ OLDUĞU KUR’AN’IN YANİ, ONUN SAHİBİ ALLAH’IN TARAFIDIR. Dilerim hiç bir baskıdan korkmadan batıl ve hurafeden uzak RESULÜNDE TARAF OLDUĞU, ALLAH’IN TARAFINDA OLAN KULLARI ARASINDA OLURUZ.

“BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. BEN SADECE APAÇIK BİR UYARICIYIM.” (Ahkaf 9 )

“RASULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” (Ankebut 18)

“BİZ RASULLERİ, SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ.”  (Kehf 56)

 “SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR.” (Rad 40) 

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...