Ana içeriğe atla

HAC SURESİ 51-52-53. AYETLERİ, LÜTFEN GÖZ ARDI ETMEYELİM.

 


Bizler iman ettik diyoruz ama gerçekten O iman, kalplerimize yerleşiyor mu? Yani Allah ın kitabı Kur’an ile gereken bağı bizler bizzat kurup, ayetler üzerinde hiçbir etki altında kalmadan, batıl ve rivayetlerden uzak düşünerek, hayatımıza geçirebiliyor muyuz? Bunu sorgulamayıp, din adına her anlatılana inanıyor ve Kur’an ı anlamadığımız dilden okuyup, Allah ın mesajını ilk elden almak yerine, aracılardan alıyorsak, biraz sonra vereceğim örnek ayette bahsedilenlerin tuzağına düşmekten, yapılan aynı hatayı yapmaktan asla kurtulamayız.

Hac 51: AYETLERİMİZİ GEÇERSİZ KILMAK İÇİN ÇABA GÖSTERENLER VAR YA, İŞTE ONLAR CEHENNEMLİKLERDİR. (Diyanet meali)

Sizce bu ayette Allah, ayetleri geçersiz kılmak için çaba gösterenlerden bahsederken, hiç iman etmeyen inkârcı kâfirlerden mi bahsediyor, yoksa iman ettiğini söylediği halde, Allah ın indirdiği dini/kitabı yeterli görmeyip, atalarının inancını da yaşayabilmek için, Allah ın bazı ayetlerinin üstünü örten, görmezden gelen, hatta Allah ın ayetlerinin önüne, mezheplerin beşeri öğretilerini geçirip batılı yaşayanlardan mı bahsediyor? Gelin bu ayetin devamındaki ayetlere de bakalım ki, konuyu daha iyi anlayalım ve bu yanlışı bizlerde yapıyor muyuz anlayabilelim.

Hac 52: Senden önce hiçbir Resul ve Nebi göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, ŞEYTAN ONUN BU TEMENNİSİNE DAİR VESVESE VERMİŞ OLMASIN. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. SONRA ALLAH, AYETLERİNİ SAĞLAMLAŞTIRIR. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Diyanet meali)

Hac 53: Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, KALPLERİNDE HASTALIK BULUNANLAR İLE KALPLERİ KATI OLANLARA BİR İMTİHAN VESİLESİ KILMAK İÇİN BÖYLE YAPAR. Hiç şüphesiz ki o zalimler, DERİN BİR AYRILIK İÇİNDEDİRLER. (Diyanet meali)

Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Allah ın ayetlerini geçersiz kılmak için çaba gösterenler, Allah a iman ettiğini söylenenler. Peki, iman eden bir insan, Allah ın ayetlerini nasıl geçersiz kılmaya çalışır? Burası çok önemli. Allah 52. ayetinde, daha önce kitap ve Resul gönderdiğinde, Şeytan ve şeytanlaşmış insanlar, O topluma gönderilen Resulün tebliğ ettiği kitap ile ilgili vesveseler vererek insanları aldattığını, kandırdığını söylüyor.  Tabi Rabbimiz, aklını vahiyle kullanan kulları için, şeytanın ve şeytanlaşmış insanların vereceği vesveseyi geçersiz kılmak adına, AYETLERİNİ SAĞLAMLAŞTIRDIĞINI BİLDİRİYOR. Şeytanın vesvesesinin etkisinde kalmak istemiyorsak, ALLAH IN SAĞLAMLAŞTIRDIĞI AYETLERİNİN DIŞINA, LÜTFEN ÇIKMAYALIM.  Bakara suresi 256. ayetinde Allah, bu konuda bizleri uyarıyor ve ne diyordu hatırlayalım. “O HALDE KİM TAĞUTU REDDEDİP ALLAH’A İNANIRSA, KOPMAYAN SAĞLAM KULPA YAPIŞMIŞTIR. ALLAH İŞİTİR VE BİLİR.” Yani batılı ve rivayeti din olarak kabul etmeyip, yalnız Allah ın vahyine inanır ve güvenirse, O sağlam bir kulpa yapışmış olur diyor. Hud suresi 1. ayetinde de Allah, ayetleri sağlamlaştırdığı yani güçlü, hiçbir bilgiye muhtaç olmadan anlaşılan ve hayata geçirilecek hale getirildiğinden bahsediyor. Ama bizler bu uyarıların tam tersini, hayatımıza geçirdiğimizin ne yazık ki farkında bile değiliz.

Sizlere sormak istiyorum, bizler Hac suresi 51. ayetinde, Allah ın uyardığı ve ayetleri geçersiz kılmak yani, hakkında şüpheye düşürmek ve gücünü hafife almak, zayıflatmak adına yanlışlar yapıyor muyuz, yoksa yapmıyor muyuz ne dersiniz? Allah şeytanın vesvesesinden kurtulabilmemiz için, aklını Kur’an ile kullanan kullarına, ayetleri sağlamlaştırmış güçlendirmiş, hiç kimseye muhtaç olmayacağımız şekilde gönderdiğini bildirdiği halde bizler hala, ATALARIMIZIN BATIL İNANÇLARINI YAŞAYABİLMEK ADINA, KUR’AN DETAYLI VE AÇIK DEĞİLDİR, KUR’AN DA HER BİLGİ YOKTUR. KUR’AN I HERKES ANLAYAMAZ, ONU ÂLİM KİŞİLER ANLAR. KUR’AN DA BAZI AYETLERİN HÜKMÜ, RESULÜN HADİSLERİ İLE KALKMIŞ, BAZI AYETLER NESH EDİLMİŞTİR DİYORSAK EĞER, BİZLER ALLAH IN EŞİ BENZERİ OLMAYAN, SAĞLAMLAŞTIRILMIŞ, GÜÇLENDİRİLMİŞ, AÇIKLANMIŞ AYETLERİ HAKKINDA ŞÜPHELER UYANDIRMIŞ, AYETLERİN GÜCÜNÜ ELLERİMİZLE ZAYIFLATMIŞ VE BAZI AYETLERİ GEÇERSİZ KILMIŞ OLURUZ. Ne yazık ki Kur’an dan habersiz, günümüzde bu yanlışları yapıyoruz.

Hac suresi 53. ayetinde de, bu yanlışı yapanlar hakkında çok önemli açıklamalar yapıyor bizlere. Allah atalarının batıl ve rivayet inançlarının etkisinde kalan, şeytanın ve şeytanlaşmış insanların verdiği vesvesesinin, kafa karıştırıcı sözlerin inatla etkisinde kalanların, KALPLERİNDE BU YANLIŞLARINDAN DOLAYI HASTALIK OLUŞTUĞUNU, KALPLERİNİN TAŞLAŞTIĞINI BİLDİRİYOR. Tüm bunlar bizlerin bu dünyada, imtihanı gereği olduğunun açıklamasını da yapıyor Rabbimiz. Nasıl uyarıyordu Kur’an da? Sizlere indirdiğim kitaba uyun, onun berisinden sakın velilerin sözlerine inanmayın. Allah ın ipine sarılın, sakın dinde bölünenler gibi olmayın. Ne yazık ki geçmiş toplumlarda, günümüzde biz Müslümanlarda aynı yanlışı yapamaya devam ediyoruz. ALLAH IN VAHYİ KUR’AN I YETERLİ GÖRMÜYORUZ. MEZHEPLERİN VE RİVAYETLERİN ÖYLE BİR ETKİSİNDE KALIYORUZ Kİ, ALLAH IN GÜÇLÜ VE SAĞLAM OLARAK GÖNDERDİĞİ AYETLER İÇİN, RİVAYET HADİSLER VE MEZHEPLER OLMASAYDI, KUR’AN KAPALI KALIR ANLAŞILAMAZDI, DEME GAFLETİNE DÜŞÜYORUZ.

İnancımızda mezheplere, tarikatlara, cemaatlere bölünüp derin bir ayrılık içinde olup, cehennemin ebedi kalıcılarından olmak istemiyorsak, lütfen Allah ın sağlamlaştırdığı, güçlendirdiği ve eşi benzeri olmayan NURU KUR’AN a yapışalım ve onun sınırlarını lütfen aşmayalım. Allah bu konuda iman ettiğini söylediği halde, atalarının batıl inançlarının ardına düşenlere, Hac 53. ayetinde bahsettiği gibi, bakın neler yaptığını söylüyor.

Bakara 7–8: Bu nedenle Allah onların KALPLERİNİ VE KULAKLARINI MÜHÜRLEMİŞTİR. ONLARIN GÖZLERİNE DE BİR PERDE ÇEKİLMİŞTİR. Onlar için büyük bir azap vardır. İnsanlardan bazıları inanmadıkları halde, “ALLAH’A VE ÂHİRET GÜNÜNE İNANDIK” derler. (Bayraktar Bayraklı meali)

Demek ki iman ettim demekle olmuyormuş. Allah’a iman ettiklerini söyledikleri halde, imanları kalplerine yerleşmemiş olanlar, ne yazık ki atalarının ve beşeri mezhep inançlarını yaşayabilmeleri için, Allah ın bazı ayetlerini görmezden gelenlere, bu dünyada vereceği cezanın ne denli büyük olduğu uyarısını yapıyor. ALLAH SAKIN DİNDE BÖLÜNENLER GİBİ OLMAYIN DEDİĞİ HALDE, DİNDE MEZHEPLERE, CEMATLERE BÖLÜNMENİN BİR ZENGİNLİK, BEREKET OLDUĞUNU SÖYLÜYOR VE MEZHEPLERİN DİNE YAPTIĞI İLAVELERİ KUR’AN DA GÖREMEDİĞİMİZDE, BAKIN KUR’AN DA ŞUNLAR YA DA BUNLAR YOK. DEMEKKİ YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMIYORMUŞ DİYORSAK, ALLAH IN AYETLERİNİ GEÇERSİZ,  GÜÇSÜZ VE YETERSİZ KILMAYA ÇALIŞIYORUZ DEMEKTİR. ALLAH, BU YANLIŞ İNANÇLARIMIZI İNATLA YAŞAMAYA DEVAM ETTİĞİMİZDE, GERÇEKLERİ BİZLERİN GÖRMESİNİ ENGELLEYECEĞİNİ BİLDİRİYOR.

Eğer bizler bu acıklı ve üzücü duruma düşmek istemiyorsak, lütfen emin olamayacağımız sözlerin, hadislerin ve bilginin peşi sıra gitmek yerine, ALLAH IN SORUMLU TUTACAĞINA HÜKMETTİĞİ VE KORUMASINA ALDIĞI YALNIZ KUR’AN IN İPİNE SARILALIM. Allah cümlemizin yardımcısı olsun ve gözlerinde perde olmayan, gönülleri mühürlenmemiş, Allah ın halis kulları arasında olabilmek dileklerimle.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/


Yorumlar

  1. Bizler iman ettik diyoruz ama gerçekten O iman, kalplerimize yerleşiyor mu?
    Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter.
    Allah yolundan alıkoyan hocalar.
    SADELİKTEN NEFRET EDEN İNSAN TÜRÜNÜN ULEMÂSI.
    DİNİ YANLIŞ ALGILATTIRILMAMIZ VE ALGILAMAMIZ.
    DTYL
    https://t.co/OJcU3AZIUt

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...