Ana içeriğe atla

Allah’tan Başka VELİLER Edinenlere, Allah’ın Uyarısı, İkazı Var.

    


Bizlerin Allah'ın dini İslam'ı yaşayabilmek adına KUR'AN'I yeterli görmeyerek, İslam'ı doğru öğrenebileceğimizi zannettiğimiz veliler, gavslar edinip ardına düşmemizi, onlardan medet umarak yardım istememizi, Rabbimiz yasaklamış ve güvenilecek yardım istenecek VELİNİZ yalnız benim diyede bakın nasıl uyarmıştı. “ŞİMDİ ONLAR ALLAH İLE ARALARINA BİR TAKIM VELİ/EVLİYA/OTORİTELER Mİ KOYUYORLAR? HÂLBUKİ GERÇEK VELİ ALLAH’TIR. ZİRA ÖLÜLERİ DİRİLTEN O’DUR, HER ŞEYE GÜCÜ YETEN DE O’DUR.” ( Şura 9 ) Yine aynı konuda Allah biz kullarını uyarıp bakın nasıl ikaz ediyor ki, bu büyük hataları yapmayalım. Ders alana ne mutlu.

Bakar mısınız lütfen, Allah benim vahyim yani Kur’an dışından hiç kimsenin sözlerine/HADİSLERİNE uymayın, inanmayın yalnız Resulümün sizlere tebliğ ettiği Kur'an'a uyun diyor ve bizlerin dikkatini çekerek, yalnız Kur’an'a yönlendiriyor. Ayette Velinin çoğulu Evliya diye geçer ve kendimizce güvenilir insanlar seçip, sorgusuzca onların sözleri ile imanınızı  yaşamayın diye Allah uyarıyor. Bundan daha açık bir ikaz/uyarı olur mu? Peki, bizler neler yapıyoruz? İman ettik Allah'ım, senden başka Veli edinmeden yalnız Kur'an'ın ipine sarılarak mı İslam'ı yaşayacağız diyoruz? ne yazık ki hayır. Doğruluğundan asla emin olmadığımız, Kur’an'da asla bahsedilmeyen dinin emri dedikleri konulara, edindiğimiz VELİ/Evliya dediğimiz kişilerin sözlerine hiç şüphelenmeden inanmakta hiç bir sakınca görmüyoruz. Rabbimiz bu konuda bizleri uyarıp, nasıl bir ayet indirmişti hatırlayalım. "ŞÜPHESİZ İNSAN, RABBİNE KARŞI ÇOK NANKÖRDÜR.” (Adiyat 6)  “ONLARIN ÇOĞU ALLAH’A ANCAK, ORTAK/ŞİRK KOŞARAK İNANIRLAR.” (Yusuf 106)  İşte biz insanların, Allah'ın kitabı Kur'an'a karşı, nasıl bir tavır içinde olduğumuza, çok açık kanıt, hatırlatırım bu bir şirktir. Kur’an bizlere, gerekli her konudan bahsettiğini ve ibret almamız için nice örnekler verdiğini söyler. Şimdi yazacağım ayet üzerinde dikkatle düşünmenizi rica ediyorum. Din ve iman adına başka velilere/Evliyalara uyduğumuzda, ne olacağımıza ait nasılda ibretlik bir örnek veriyor Allah ve ikaz ediyor bizleri. Aklını kullanan, bu ayetten gereken dersi çıkaracaktır. Kullanmayana zaten sözümüz yok.

“ALLAH'IN DIŞINDA BAŞKA VELİLER/EVLİYALAR EDİNENLERİN ÖRNEĞİ, KENDİNE EV EDİNEN DİŞİ ÖRÜMCEK ÖRNEĞİNE BENZER. GERÇEK ŞU Kİ, EVLERİN EN DAYANIKSIZ OLANI DİŞİ ÖRÜMCEK EVİDİR. BİR BİLSELERDİ.” (Ankebut 41)

Bu ayeti okuduğunuzda acaba Allah ne demek istiyor diye hemen düşündünüz değil mi? Bu ayetin yüzlerce yıl önce, gerçek anlamının anlaşılmadığı çok açıktır. Bilim dişi örümcek hakkında, detaylı bilgi edindikten sonra ancak bu ayetin gerçek mucizesi anlaşılmıştır. İŞTE KUR'AN DÜŞÜNENE, ARAŞTIRANA BÖYLE MUCİZE BİR REHBER. Yüce Rabbimiz, bizlere böyle ibretlik ama bir o kadarda bilimsel örnekler veriyor. Bizler hala Kur’an'ı yeterli görmeyip, emin olamadığımız rivayetlerin ardına düşüp Kur'an dışından, Allahtan başka din ve iman adına velilere/Evliya, gavs dediğimiz kişilere uymaya devam ediyoruz. HALBUKİ ALLAH, SAKIN BU YANLIŞLARI YAPMAYIN, PİŞMAN OLURSUNUZ DİYE UYARIYOR. Şimdide ayette geçen örümcek hakkında sizlere, bilimsel bilgiler aktarmak istiyorum ki, Allah'ın yanında kendisine güvenilecek, yardım isteyecek VELİ edinmenin ne kadar büyük bir yanlış olduğunu, doğru anlayabilelim. 

"Halk arasında ‘’ KARADUL‘’ denilen yuvayı yapan özellikle dişi örümcek, kendisine sevgi ve dostlukla teslim olanları, ağına yaklaşanları, kullanıp yok eden tipik bir yaratıktır. Çiftleşmeden sonra eğer kaçamazsa, eşini dahi öldüren DİŞİ ÖRÜMCEĞİN EVİ, EN YAKIN DOSTUNA BİLE BİR FELAKET YERİ OLDUĞU GİBİ, ORAYA GİREN SİNEKLER VE BÖCEKLER İÇİN DE ÖLÜM AĞIDIR. YANİ GÜVENSİZ BİR YERDİR. Canlılar genelde evlerini sıcaktan, soğuktan, düşmanlardan ve her türlü zarardan korumak için inşa ederler. OYSA DİŞİ ÖRÜMCEK EVİNİ YOK ETMEK, ZARAR VERMEK, EVİNE YANLIŞLIKLA UĞRAYANLARI DAHİ YEMEK İÇİN İNŞA EDER. BU YÜZDEN EVLERİN EN GÜVENİLMEZİ, ÖRÜMCEĞİN EVİDİR. Dişi örümcek, cinsel ilişkiye girdikten sonra eğer kaçamazsa, kendi erkeğini de yemektedir. Bu yüzden dişi örümceğin evi bırakın başkalarını, kendi eşi için bile güvenilmezdir."

Allah’tan başka veliler/Evliyalar "koruyucu, yardımcı dostlar" edinenlerin durumunu, bu derece önemli bir örnekle bizlere anlatan Allah, kendisinden başka veliler edinenleri, onların ardına düşenleri, dişi örümceğin evine sığınanlara benzetiliyor. Bu örnekle sizlerin de tüyleri diken diken oldu değil mi dostlar. Tabi gözlerde perde yoksa, gönüller mühürlenmemiş ise. Allah veliler konusuna dikkatimizi çekmek ve bizleri bir kez daha uyarmak için, bakın neler söylüyor.

"GÖZÜNÜZÜ AÇIP KENDİNİZE GELİN! ARI-DURU DİN YALNIZ VE YALNIZ ALLAH'INDIR! ONUN YANINDA BİRİLERİNİ DAHA VELİLER/EVLİYALAR/DOSTLAR EDİNEREK, "BİZ ONLARA, BİZİ ALLAH'A YAKLAŞTIRMALARI DIŞINDA BİR ŞEY İÇİN KULLUK ETMİYORUZ." DİYENLERE GELİNCE, HİÇ KUŞKUSUZ, ALLAH ONLAR ARASINDA, TARTIŞIP DURDUKLARI KONUYLA İLGİLİ HÜKMÜ VERECEKTİR. ŞU BİR GERÇEK Kİ ALLAH, YALANCI VE NANKÖR KİŞİYİ İYİYE VE GÜZELE KILAVUZLAMAZ. (Zümer 3)

Rabbimizin tüyler ürpertici verdiği bu örnekten sonra, sanırım Kur’an'ı anlayarak bolca okumaya ve ayetler üzerinde dikkatle düşünmeye, onun istediği yoldan gitmeye çaba harcarız sanırım. Bu gerçekleri bizlerden saklayanlar, Rabbin huzurunda hesap vereceklerdir. Hala anlamayanlara da, sözümüz meclisten dışarı demekten başka, ne gelir elden. Bizler bu ayetleri hiç anlayarak, üzerinde düşünerek okumadığımızdan, Kur’an'ın ardından değil, ne olduğunu bilmediğimiz emin olamadığımız edindiğimiz VELİLERİN ve kitaplarının ardından gidiyoruz. İşin ilginci Kur’an ile uyarıldığımızda, Kur’an'dan yana tavır olacağımıza, velilerin/Evliya dediğimiz kişilerin, yani batılın yanında olmayı seçiyoruz. Çünkü Kur’an ile aramıza girilmiş, yüksek duvarlar örülmüş de ondan.

HATIRLATMAK İSTEDİĞİM BİR KONU VAR. BİZLERE RESULÜN HADİSLERİ DİYE, NAKLETTİKLERİ RİVAYET SÖZLERİN HİÇ BİRİSİNDEN, ALLAH'IN RESULÜNÜN HABERİ BİLE YOK. ONUN KONTROLÜNDEN DE GEÇMİŞ BİLGİLER ASLA DEĞİLDİR. ALLAH KUR'AN'I BEN KORUYORUM DİYOR AMA RİVAYETLERİN BİZLERE DOĞRU ULAŞMASINI KORUYAN HİÇ KİMSE YOK. BU SİZCE ÇOK TEHLİKELİ VE RİSKLİ DEĞİL Mİ? HESAP GÜNÜ ALLAH'IN RESULÜ, ŞAHİT OLARAK ÇAĞRILDIĞINDA, SİZLERİ KUR'AN'IN İPİNE SARIILMAYA DAVET ETTİM, SAKIN KENDİNİZE ALLAH'TAN BAŞKA VELİ EDİNMEYİN DİYE UYARDIM, SİZLERİN İNANDIĞINIZ BU RİVAYET HADİSLERDEN BENİM HİÇ HABERİM YOK, BANA İFTİRA ATMIŞLAR DERSE, HALİMİZ NE OLUR? LÜTFEN BU KONUYU PİŞMAN OLMAK İSTEMİYORSAK, DİKKATLE BİR KEZ DAHA DÜŞÜNELİM. 

Şunu lütfen unutmayalım, hesap günü yanımızda hiç kimseyi bulamayacağız ve önümüze açılan bizlerin yaptıkları kitabımız ve yalnız KUR'AN olacak. Yani Kur'an'dan sorgulanacağız bu Allah'ın apaçık bir hükmüdür. Kur’an bizlerin yol haritası, rehberi ve güneşi olduğunu Rabbimiz söylüyor, artık buna inanalım ve güvenelim. Birileri Kur’an'ı siz anlayamazsınız diyorsa, bilelim ki onların bizlerden sakladıkları bir şeyler var demektir. Onlar güvenmeyelim ve Kur’an'a davet edelim, ama bunun için Kur’an'ı anlayarak bizler bolca okumalıyız ve üzerinde düşünmeliyiz, daha doğrusu Kur'an ile buluşmalıyız. Bu yolu ve yöntemi izlememizi öneren, Allah'tır bunu da unutmayalım. Bunu yapmadığımız takdir de, Allah'ın Kur’an'da söylediği gibi, yalnız sanıya, rivayetlere inanmaya devam ederiz ve aldanırız. Allah bu kitaptan sorumlusunuz diyorsa, bu kitap zor anlaşılır asla olamaz. Bunu söylemek ve inanmakla, Rabbin adaletine saygısızlık yaptığımızı da unutmayalım. Allah bakın, yalnız veli olarak kimi edinmemizi, ardı sıra gitmemizi, ondan yardım istememizi istiyor ve dikkatimizi çekiyor.

Araf 196: BENİM VELİ'M, O KİTAP'I İNDİREN ALLAH'TIR. O, HAYIR VE BARIŞ SEVEN KULLARI KORUYUP GÖZETİR.

Kehf 102: KÜFRE SAPANLAR, BENİ BIRAKIP DA KULLARIMI VELİLER EDİNECEKLERİNİ Mİ SANDILAR. BİZ CEHENNEMİ BİR KONUK EVİ OLARAK İNKÂRCILAR İÇİN HAZIRLADIK.

Şura 46: ONLARIN ALLAH'TAN BAŞKA KENDİLERİNE YARDIM EDECEK VELİLERİ YOKTUR. ALLAH'IN SAPTIRDIĞI KİMSE İÇİN ARTIK HİÇBİR YOL YOKTUR.

Casiye 10: ARKALARINDAN CEHENNEM! KAZANMIŞ OLDUKLARI DA ALLAH DIŞINDA EDİNDİKLERİ VELİLER DE ONLARA HİÇBİR YARAR SAĞLAMAYACAKTIR. ÇOK BÜYÜK BİR AZAP VARDIR ONLAR İÇİN.

Aklını kullanana, batıldan ve hurafeden uzak Kur’an'ın ipine sarılana, yalnız Allah'ı veli edinip ondan yardım isteyene ne mutlu. Dilerim Rabbimden Kur’an'a yaptığımız bu saygısızlığın artık farkında oluruz. Yine dilerim yardım istenecek, ardı sıra gidilecek velinin, yalnız Allah olduğu bilincinde olan, kullarından oluruz.

Saygılarımla.   
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...