Ana içeriğe atla

İslam'ı İnanılmaz Bir Karmaşanın İçinde Yaşıyoruz.


 

Allah’ın dini İslam’ı yaşamaya çalışan bizler, gerçekten nasıl hareket edeceğimizi, kimlere inanacağımızı bilemez durumdayız, çünkü Kur’an ile hala genel çoğunluğumuz buluşamadı da ondan. BİZLER ÖNCE ARAŞTIRMADAN SORGUSUZCA KABUL ETTİĞİMİZ VE BİLİNÇ ALTIMIZA YERLEŞTİRDİĞİMİZ DİNİ BİLGİLERİMİZİN, TÜM ÖN YARGILARINDAN KURTULMALIYIZ. Yani Allah’ın NAHL suresi 98. ayetinde önerdiği gibi, önce bizler rivayetlerin baskısından şeytanın ve şeytanlaşmış insanların düşünce ve fikirlerine dayanmadan onlara güvenmekten vazgeçip, yalnız Allah’a güvenip dayanarak Kur’an’ı okumaya başlamalı ve okuduğumuzu anlayabilmek adına, düşünerek çaba gösterdiğimiz andan itibaren, Allah bizlerin gönül gözünü açacağını ve Kur’an’ı anlayabileceğimizi söylüyor. NE YAZIK Kİ BİZLER BUNU YAPMIYORUZ. GENEL ÇOĞUNLUĞUMUZUN PEK YAPMAYA DA, NİYETİ YOK GİBİ GÖRÜNÜYOR.

MÜSLÜMAN OLAN BİR KİŞİ, KUR’AN’I DÜŞÜNEREK OKUDUĞUNDA ANLAYABİLECEĞİNE, ÖNCE İNANMALIDIR YANİ ÖNCE KUR’AN İLE BİZZAT KENDİSİ BULUŞMALIDIR. Peki bunu yapıyor ve buna inanıyor muyuz? Kesinlikle hayır. Çünkü bizlere Kur’an’ı herkesin anlayamayacağını, Onu ancak Âlimlerin Veli kişilerin anlayacağına inandırdılar da ondan. Bu düşünceyi bizler BİLİNÇ ALTIMIZDAN ÇIKARMADIĞIMIZ SÜRECE, KUR’AN’I DİREK ANLAYABİLMEK ADINA, ASLA ÇABA HARCAMAYIZ. Şöyle düşünün lütfen,  Allah Kur’an’ı yalnız Araplara değil, tüm insanlığa indirdiğini söylüyorsa, sizce tüm dünya Kur’an’ı okuyup anlayabilmesi için, ARAPÇAMI ÖĞRENMELİDİR? Eğer evet her Müslüman Arapça öğrenmez ise Kur’an’ı doğru anlayamaz, çünkü Kur’an başka dillere doğru çevrilemez diyorsanız, kusura bakmayın ama siz önce kendinizi kandırmış, daha sonrada Allah’a ve kitabına çok büyük saygısızlık yapıyorsunuz demektir. BU DÜŞÜNCE VE İNANÇ, DİNİ KENDİ TEK ELLERİNE ALMAK İSTEYEN, TOPLUMU ALLAH İLE ALDATANLARIN, İSLAM TOPLUMUNA KURDUKLARI BİR TUZAKTIR. LÜTFEN BUNUN FARKINA VARALIM.

Bir arkadaşımız, siz eğer tebliğ yapıyorsanız hele ki tefsir yapıyorsanız, Arapça öğrenip Orijinalinden yapmalısınız diyor. İlginç olan bu düşünceye inanan ve rivayet hadisler olmasaydı Kur’an anlaşılamazdı diyenler, rivayet edilen aslı Arapça olan Hadisleri Türkçeye çevirdiklerinde hiç yanlış anlamıyorlar ve her ne hikmetse Arapça hadisler Türkçeye tam çevrilemez demiyorlar. İŞ KUR’AN’A GELİNCE HER ŞEY BİR DEN BİRE DEĞİŞİYOR VE İNSANLARIN SÖYLEDİĞİ VE YAZDIKLARINA HİÇ BİR TAVIR ALINMADIĞI HALDE, KUR’AN’IN HER DİLE TAM ÇEVRİLEMEYECEĞİ İFTİRASI, TOPLUMA KABUL ETTİRİLEBİLİYOR. Daha önce de bir makalemde söylediğim gibi, Kur’an’ın Muhkem ayetlerinin yani dinin anası temeli, sorumlu olduğumuz ayetlerin tefsire asla ihtiyacı yoktur ve bende kesinlikle tefsir yapmıyorum ve günümüzde yaşanan İslam’ın yanlışlıklarına dikkat çekmeye çalışıyor ve din kardeşlerimi bu konularda düşünmeye davet ediyorum o kadar. Zaten buda her Müslüman’ın görevidir. Hatırlayalım Tefsir kelimesi ne anlama geliyordu?

“KURAN’IN SURELERİNİ AÇIKLAYARAK, GÖRÜŞLER İLERİ SÜRME VE BUNLARI YAZMA, YORUMLAMA. KUR’AN’IN SURELERİNİ AÇIKLAYAN YAPIT.”

Eğer bir kişi bir ayete yorum yapıyor ve kendi görüşlerini ileri sürüyorsa, o ayete kendi şahsi düşüncesini de ilave ediyor demektir ki, bu durumda her zaman yanlışlıklar olacaktır. Allah dinin anası, temeli muhkem ayetlerden bahsederken, Kur’an’ı nice örneklerle biz açıkladık ki, hiç kimseye muhtaç olmayasınız diye diyor. ÇOK DAHA NET BU KONUDA AÇIKLAMA YAPARAK, KUR’AN’I AÇIKLAMAK BİZİM GÖREVİMİZDİR diyerek, Kur’an’ı Allah’ın açıkladığını bildiriyor. Bunca açık ayetleri gördüğümüz halde, tüm bu gerçeklerin üzerini, BİLİNÇ ALTIMIZDAKİ BATIL İNANÇLARIMIZ ÖRTÜYOR VE BİZERİN DOĞRULARI FARK ETMEMİZİ ENGELLİYOR.

Çok ilginçtir dünya üzerinde birçok bilim adamının, bilimsel kitapları buna Arap âlimler de dâhil, kendi dillerinde ki kitapları,  onlarca farklı dile çevriliyor. O toplumlar bu bilgilerden faydalanıyor, üniversitelerinde okutuluyor ama hiç birisi kendi dillerine tercüme edilmiş, bu kitap bizim dilimize tam tercüme edilmemiş, eksik kalmış biz şu kısmını anlayamadık demiyor. Ama iş Kur’an’a gelince her şey birden bire değişiyor ve deniyor ki. ARAPÇA, HER DİLE TAM ÇEVRİLEMEZ. ONUN İÇİN KUR’AN’I ANLAMAK İSTİYORSANIZ ARAPÇA ÖĞRENECEKSİNİZ, YA DA VELİ KİŞİLERE TABİ OLACAKSINIZ. Lütfen artık Yahudilerin ve din tacirlerininbu mantıksız, akıl dışı tuzağına düşmeyelim. Kur’an her dile çevrilir ama çevirenler yeter ki ön yargılı olmasın, bilinç altındaki inançlarını Kur’an’a ilave etmeye çalışmasın. Kur’an tercümelerine bakıyorsun, aynı ayet çok farklı anlamlara gelecek şekilde tercüme edilmiş. Bunu gören Müslümanlarda elbette korkuyor ve tedirgin oluyor. Hâlbuki yapılan yanlış bilinçli yapılıyor ve toplum kendi inançlarının haklılığını, Kur’an’a söyletmeye çalışıyor. BU FARKLILIK KUR’AN’IN HER DİLE ÇEVRİLMEDİĞİNDEN DEĞİL, İNSANLARIN ART NİYETLİ TUTUMLARINDAN OLUYOR. Ama Allah Kullarının tüm bunları yapacaklarını bildiğinden, aynı konu Kur’an’ın farklı ayetinde birçok kez tekrar edilmiş ki, aklını kullanan kulları yapılan yanlışı fark edebilsin. LÜTFEN BATILIN VE RİVAYETLERİN ETKİSİNDEN KURTULUP, KUR’AN’I ANLAYABİLMEK İÇİN ÇABAYI GÖSTERELİM Kİ, ALLAH’IN HUZURUNDA YÜZLERİ GÜLENLERİN SAFINDA OLABİLELİM. 

Diyelim ki bazı kişilerin söylediği gibi, Kur’an’ı doğru anlayabilmek, insanlara anlatabilmek için mutlaka Arapçayı öğrenmeli ve Kur’an’ı Orijinalinden okumalıyız diye bir an düşünelim. YANİ KUR’AN’I DOĞRU ANLAMANIN YOLU, ARAPÇAYI BİLMEKTEN GEÇER DÜŞÜNCESİ ÜZERİNDE DÜŞÜNELİM. Hemen şu soruyu soralım kendimize. Araplar kendi dilinden inen Kur’an’ı günümüzde en doğru, en güzel mi anlamıştır ve yaşıyorlardır. Ne dersiniz? Bu satırları okuduğunuzda, gülümsediğinizi çok iyi biliyorum. Günümüzde Arapların İslam’ı, Kur’an’dan çok uzak yaşandığını hepimiz biliyoruz.  HANİ ARAPÇA KUR’AN’I OKUYAN, KUR’AN’I EN DOĞRU ANLAR VE YAŞARDI NE OLDU?  BURADAN DA ANLIYORUZ Kİ, SORUN ÇOK DAHA FARKLI? BİZLER O SORUNUN NE OLDUĞUNU, ÖNCE ARAMALIYIZ.

Demek ki İslam toplumunda kangren olmuş sorun, Kur’an’ın doğru tercümesi olup olmadığı değil, yada Arapçanın Türkçeye doğru çevrilip çevrilmediğinden başka, ASIL SORUN AYETLERİ ALLAH’IN KUR’AN’DA VERDİĞİ DİĞER ÖRNEKLER IŞIĞINDA ANLAMAYA ÇALIŞMAYIP, RİVAYETLER IŞIĞINDA ANLAMAYA ÇALIŞMAMIZ, BİZLERİ KUR’AN’DAN ALLAH’IN YOLUNDAN SAPTIRIYOR VE YANLIŞ KUR’AN TERCÜMELERİ YAPILMASINA NEDEN OLUYOR. Allah’ın Resulünün rivayet hadisleri olmasaydı, Kur’an kapalı kalır anlaşılamazdı diyen bir toplum, Kur’an’ı doğru anlar ya da doğru tercüme yapar mı? Elbette yapamaz.  

Bazı kişiler Kur’an, günümüz şartlarına göre güncellenmelidir diyorlar. Kur’an her çağa hitap eden bir ışıktır, KUR’AN DEĞİL AMA İNSANLARIN KAFALARININ İÇİNDEKİLER GÜNCELLENMELİDİR. BİZLERİN YAPTIĞI EN BÜYÜK YANLIŞ YALNIZ ALLAH’A GÜVENMEYİP, DOĞRULUĞUNDAN EMİN OLAMAYACAĞIMIZ RİVAYETLERE, YA DA EDİNDİĞİMİZ VELİLERİN SÖZLERİNE GÜVENMEMİZDEN KAYNAKLANIYOR.

Özet olarak söylemek gerekirse, her Müslüman Kur’an’ın tercümesini mutlaka tarafsız ve tüm batıl inançlardan arınarak okumalıdır. Tek bir tercümeye güvenmeden, çok farklı tercümelerden/meallerden de istifade etmelidir. ELBETTE DÜŞÜNEREK VE AKLINI KULLANARAK, DİĞER AYETLERLERLEDE BAĞLANTI KURARAK OKUMALIDIR. Belki ilk önceleri kafamız biraz karışacaktır, benimde karışmıştı. Ama yalnız Allah’a güvenerek, ona dayanarak Kur’an’ı anlayabilmek adına çabamızı artırdığımızda, zaman geçtikçe Allah’ın gerçek HAK olan doğruları ile buluştuğunuzu fark edeceksiniz. ÖNEMLİ OLAN İYİ NİYETLE GERÇEKLERİN PEŞİ SIRA GİTMEKTİR. GÜNÜMÜZDE BATILIN IŞIĞINDA TERCÜME EDİLMİŞ BİRÇOK KUR’AN MEALİ OLDUĞU GİBİ, ŞÜKÜRLER OLSUN GERÇEĞE ÇOK YAKIN OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜM TERCÜMELERDE VAR. ONLARINDA YAPTIKLARI YANLIŞLAR, ZAMANLA DÜZELECEKTİR. ÖNEMLİ OLAN GERÇEKLERİN ARAYIŞINDA OLMAKTIR.

Allah farkında olmadan, iyi niyetle yaptığımız küçük yanlışlarımızı affedeceğini söylüyor. Kur’an’ı anlayabilmek adına da çaba harcayanların, GÖNÜL GÖZLERİNİ AÇACAĞINI VE GERÇEKLERLE BULUŞTURACAĞINI KUR’AN’DA BİLDİRİYORSA, ÇABA BİZDEN YADIM ALLAH DAN. DİLERİM BU ÇABAMIZDA ALLAH, CÜMLEMİZİN YARDIMCISI OLUR.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

                          

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...