Ana içeriğe atla

EBUBEKİR SİFİL VE ONUN GİBİ İNANANLARIN, SÜNNETİ SENİYYE ANLAYIŞI.


 

Ebubekir Sifil Hocanın, sünneti seniye nedir, konulu videosunu izledim. Sizlerle de düşüncesini paylaşmak ve konuşulanların üzerinde, sizlerinde düşünmenize vesile olmak istiyorum.  Ebubekir Hoca Sünneti seniyye konusunda şöyle bir özet yapıyor fıkh ve mezheplerin anlayışını anlattıktan sonra.

“BUGÜN BİZLER BU KONUDA, GENEL BİR ÇERÇEVE ÇİZMEMİZ GEREKİRSE ŞÖYLE DİYEBİLİRİZ.  PEYGAMBERİMİZDEN BİZLERE KADAR İNTİKAL EDEN KUR’AN IN TEFSİRİ VE DİNİN TEBLİĞİ BAĞLAMINDA GELMİŞ OLAN HER ŞEY, BİZİM İÇİM SÜNNETİ SENİYYEDİR VE BAĞLAYICIDIR.”

Kur’an ı bir kez anlayarak dikkatli bir şekilde, düşünerek okuyan bir Müslüman, bu söylenenlere şüpheyle yaklaşır ve benim okuduğum Kur’an böyle bir düşünceye asla izin vermiyor der. Sünnet Allah ın açıklandığı şekilde, izlenmesi gereken YOL anlamındadır ki, buda zaten Kur’an da açıklanan ALLAH IN SÜNNETİDİR. Allah ın sünnetine hiç kimse, Elçisi dahi ilave yapamaz, buna zaten Kur’an izin vermez. ALLAH BU KONUDA HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM DİYEREK, SON NOKTAYI KOYMUŞTUR. Zaten toplumların örf ve geleneği din değildir. Çünkü din Allah ın dinidir ve bizlerin uyacağı kuralları, hükümleri Kur’an da ben nice örneklerle açıkladım ki anlayasınız, hiç kimseye muhtaç olmayasınız der Allah. Hatta uyacağımız ve ipine sarılacağımız kitabında, yalnız Kur’an olduğu ikazını yaptıktan sonra, bizleri indirdiği vahiyden yani Kur’an dan sorumlu tutacağını da bildirir. HATTA ALLAH YEMİN EDEREK BİRÇOK KEZ, BU KİTABI BİZLER İÇİN KOLAYLAŞTIRDIĞINIDA SÖYLER. Sizce Allah yemin olsun ki bu kitabı sizler için kolaylaştırdık, NİCE ÖRNEKLERLE AÇIKLADIK, Kur’an ı açıklamak bizim görevimizdir yok mu düşünen, ibret alan dedikten sonra bizler, KUR’AN I HERKES ANLAYAMAZ, AÇIK VE DETAYLI DEĞİLDİR, ONU ÂLİM İNSANLAR ANLAR DEMEMİZ NORMAL OLUR MU?  

Ne yazık ki bizler bu ayetleri tebliğ aldıktan sonra, Allah a güvenip Kur’an ı anladığımız dilden okuyup anlamaya çalışmamız gerekirken,  Kur’an ı sizler anlayamazsınız diyenlerin sözlerine güvenip, onların Kur’an ı açıkladıklarını söyledikleri TEFSİR kitaplarına ve rivayet edilen hadislere/sözlere güvenip inanıyoruz. SORMAK İSTERİM, BİZLER YOKSA ALLAH’IN KUR’AN DA YAPTIĞI AÇIKLAMALARI YETERLİ GÖRMEYİP, ONA GÜVENMİYOR MUYUZ? HÂŞÂ ALLAH IN AÇIKLADIĞI GİBİ AÇIKLAYAN, BEŞERİ KİŞİLER Mİ VAR YOKSA ARAMIZDA?

Ebubekir Sifil, Peygamberimizden bizlere kadar intikal eden, Kur’an ın tefsirinden bahsediyor.  BÖYLE BİR TEFSİR KİTABI YOK Kİ. Allah Kur’an ı ben koruyorum diyor, güvenip inandıkları rivayet edilen hadisleri kim koruyor sormak isterim. Gerçi batıla inanmakta ısrar edenler, onlarıda Allah koruyor demekten korkmuyorlar. Bunu söylemek Allah a iftiradır hatırlatırım. Peygamberimiz ve onun çevresindeki Müslümanlar, Allah ın vahyini tebliğ almış ve anlamışlar. Onun için farklı bir açıklayıcı kitaba da ihtiyaçları olmamış. Her mezhebin ve fıkıh inancının doğru kabul ettiği, hatta bazı konularda birinin doğru kabul ettiğini, diğer mezhebin batıl gördüğü birçok hadis mi bizler için en doğru Kur’an tefsiri olacak.  Hatırlatırım bu hadislerin hepsi BİR RİVAYETE GÖRE diye başlar. Bizler bu rivayetlere göre mi Kur’an ı anlayacağız? BU RİVAYETLERİN KUR’AN GİBİ KESİN DOĞRU BİLGİ OLDUĞUNA, KİM GARANTİ VERİYOR BİZLERE? VAR MI BU GARANTİYİ,  ALLAH IN HUZURUNDA BİZLERE VERECEK OLAN? Elbette yok. Çünkü Allah bizleri uyarıyor ve sakın emin olmadığın bilginin ardına düşmeyin, Kur’an ın sınırlarını aşmayın ve yalnız onun ipine sarılın emrini veriyor. Bu emri alan bir Müslüman, nasıl olurda doğruluğundan emin olamayacağı, rivayet bilgilerin tefsiri ile ayetleri anlar. Hiç mi düşünmüyoruz, hiç mi Kur’an dan haberimiz yok?

Sayın Sifil, Sünnet kelimesini anlatırken, Kur’an ın tefsiri dediği rivayet hadislerle ayetleri anlamalıyız dedikten sonra, DİNİN TEBLİĞİ BAĞLAMINDA,  RİVAYET YOLLA BİLE OLSA GELMİŞ OLAN HER ŞEY, BİZİM İÇİN SÜNNETİ SENİYEDİR VE BİZLERİN İNANCI, İMANI ADINADA BİZLERİ BAĞLAYICIDIR DİYOR. Aman Allah ım, bu nasıl bir mantık ve nasıl bir sünnet anlayışıdır ki, adeta Allah ın dini ve Elçisinin sünneti olduğunu iddia ettikleri sözlerle birlikte İslam oluşuyor. Sünnet olmazsa Allah ın vahyi anlaşılmıyor ve yaşanmıyor inancı, insanı küfre götürür, hatırlatmak isterim. GÜNÜMÜZDE BU ZİHNİYET ŞUNU SÖYLÜYOR ZATEN, RESULÜN HADİSLERİ OLMASAYDI, KUR’AN ANLAŞILMAZ KAPALI KALIRDI. Bunu söylemek ve buna inanmak şirktir, hatta şeytanın hizmetçiliğidir. HATIRLATIRIM, ALLAH IN KİTABI ANLAŞILMASI İÇİN, HİÇ KİMSEYE MUHTAÇ DEĞİLDİR. Biz insanlar Allah ın kitabına muhtacız.

Allah ın Resulü ÜMMİYDİ. Yani daha önce hiçbir kitap Ehline tabi değildi.  Yani Peygamberimiz yoldan sapmış kitap Ehline uymaktansa, onlardan inanç olarak uzak durmayı ama araştırarak gerçekleri bulmayı seçtiğinden Allah onu, Elçi olarak seçmiştir. Hatırlayınız Şura 52. ayetinde Allah Elçisi için ne diyordu hatırlayalım. “SEN KİTAP NEDİR, İMAN NEDİR BİLMEZDİN” Ama Allah Elçisinin, doğruyu arama çabasından dolayı doğru yola iletiyor ve onu Elçi olarak seçiyor. Buradan da anlıyoruz ki Peygamberimiz DİN VE İMAN ADINA NE ÖĞRENDİYSE KUR’AN DAN ÖĞRENMİŞ VE YALNIZ KUR’AN İLE HÜKMETMİŞTİR.

Peygamberimizin zamanında, rivayet ettiklerini söyledikleri hiçbir hadis, kayda alınmamıştır. Günümüze gelen ve Kur’an ın tefsiri dedikleri hadislerin tamamı, Peygamberimizin vefatından yaklaşık 200–250 yıl sonra dinin mezheplere bölünmesiyle, toplum arasından toplanarak kayda alınmaya çalışılmıştır. Sizce bu yolla toplanan bilgilerin, yüzde kaçı doğru olabilir? Ben söylemeye utanıyorum, ama bizler ne yazık k bu bilgilerle Kur’an ı anlamaya ve İslam ı yaşamaya çalışıyoruz. Çok ilginçtir o günlerde toplanan hadis sayısının yaklaşık beş yüz kadar olduğu rivayet edilir. Günümüzde mezheplerin, cemaatlerin, tarikatların kabul ettiği hadislerin toplamının bir milyona yaklaştığı söyleniyor.  HİÇ DÜŞÜNMÜYORMUYUZ, BU HADİSLER NASIL ÇOĞALDI DİYE. BU RİVAYETLERLER Mİ KUR’AN IN TEFSİRİ OLACAK? BU BİLGİLERLEMİ İSLAMI YAŞAYACAĞIZ VE BU RİVAYETLER BİZLERİ BİRDE DİN ADINA BAĞLAYACAK, ÖYLEMİ? BU YOLU İZLER VE ALLAH IN HUZURUNA GİDERSEK, İNANIN HESABINI VEREMEYENLERİN SAFINDA BULURUZ KENDİMİZİ.

Bu düşünce ve inanç Kur’an ın neredeyse tamamına aykırı ve Kur’an a ters düşer. Lütfen hiç kimsenin etkisi altında kalmadan, Nahl suresi 98. ayetin gereklerini yerine getirerek Kur’an ı anlamaya çalışalım. Farklı Kur’an tercümelere elbette bakalım, anlamak için çaba gösterelim. Gereken çabayı gösterirsek, bir gün bizleri nasıl Allah ile aldatmaya çalıştıklarının farkına, inanın varacağımızdan hiç kuşkunuz olmasın. Lütfen unutmayalım. Allah kullarının anlayamayacağı bir rehber kitap gönderip, daha sonrada O kitaptan bizlere hesap sormaz. ÇABA BİZDEN, YARDIM ALLAH DAN. DİLERİM İSLAM TOPLUMU OLARAK, KUR’AN GERÇEKLERİNİN FARKINDA OLAN, ALLAH IN AZINLIK HALİS KULLARI ARASINA OLURUZ.

ALLAH I SEVİYOR VE ONA GÖNÜLDEN İNANIYORSAK, ALLAH’IN DA BİZLERİ SEVMESİNİ İSTİYORSAK, BİZ KULLARINDAN NE İSTEDİĞİNİ DE DOĞRU ANLAMALIYIZ Kİ, ALLAH’ I GÖNÜLDEN SEVMENİN TADINA VARABİLELİM. YANİ SÖZDE DEĞİL, ÖZDE ALLAH’I SEVELİM VE BÖYLECE DUALARIMIZDA KARŞILIK BULSUN.

https://hakyolkuran1.blogspot.com/2019/07/nahl-suresi-98-ayet-uzerinde-dikkatle.html

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...