Ana içeriğe atla

ADİYAT SURESİ 6. AYET. “İNSAN RABBİNE KARŞI ÇOK NANKÖRDÜR.”

 





Allah Adiyat suresi 6. ayetinde, çok dikkat çekici bir uyarıda bulunuyor bizlere ve bakın ne diyor.

Adiyat 6:  İNSAN, RABBİNE KARŞI ÇOK NANKÖRDÜR. (Bayraktar Bayraklı meali)

Sizce Allah bu sözleri ile ne demek istiyor olabilir? Çünkü bu ayet bizler için uyarı ve ikaz konumundadır. Bir insanın, kendisini yaratmış Rabbine karşı nasıl olurda nankör olur. Burası gerçekten çok önemli, onun için bu uyarıları dikkatle araştırmalı ve Allah a karşı nankörlük yapmamak için, elimizden geleni yapmalıyız.

İsterseniz önce biz insanların özelliklerinden bahsedelim ama Kur’an ı rehber alarak elbette.  Hatırlatmak isterim Allah bizleri bu dünyada, imtihan için yarattığını söylüyor. Onun içinde bu dünyada bizlere akıl, muhakeme gücü verip özgür bıraktığını da bildiriyor. Çünkü imtihan olmanın olmazsa olmazı, aklın olmasının yanında, bu aklı özgürse kullanması gerekir.  Allah yarattığı bizlerle birlikte yaşayan canlıların en üstün olanının, insan olduğunu söyler. 

Allah akıl ve özgür irade vermiş ama yarattığı biz kullarına birde kendi içimizde adeta aklımıza genellikle muhalefet eden bir NEFİS vermiş.  Eğer bizler O nefsi akılla kontrol altına almazsak, özgür iradenin hiçbir değeri kalmıyor, işe yaramıyor. ÇÜNKÜ NEFİS AKLA GALİP GELİRSE, AKLIN ÖNÜNE GEÇİYOR. Allah aslında bizleri kendi kendimizle imtihan ediyor. Kur’an biz insanın özelliklerinden bahsederken, TARTIŞMAYA MEYİLLİDİR, ACELECİ TABİATTA YARATILMIŞTIR, İNSAN ZAYIF YARATILMIŞTIR, diyerek bizlerin eksikliklerimizi bildirmiş ve bizlere rehber olsun diye gönderdiği kitapları da kolaylaştırarak, doğruyu bulmamızı sağlamıştır. Bizler bu özelliklerimizi iyi anlayıp, hata yapmamak için çaba harcamalıyız, yoksa yanılmamız hata yapmamız kaçınılmaz olacaktır.

Bizler Kur’an ı referans almak yerine, rivayet ve sanı inançları izlediğimizden, Allah ın özellikle kolaylaştırdığı dini, ellerimizle zorlaştırdığımız için, yaradılışımızın özünden çok rahatlıkla sapıyor ve böylece HAKTAN UZAKLAŞIP BATILA YÖNELEBİLİYORUZ. Allah ın Kur’an da yaptığı ikaz ve uyarılarından habersiz olmamız, bizlerin büyük hatalar yapmamıza neden oluyor ve bizler farkında olmadan, ALLAH’A KARŞI NANKÖRLÜK YAPIYORUZ. Allah yemin ederek Kur’an ı kolaylaştırdığını söylediği halde, bizler kolayda ne kadar kolay diyerek, ALLAH IN DİNİNİ İLAVELERLE ZORLAŞTIRIYORSAK, ALLAH A KARŞI NANKÖRLÜK YAPIYORUZ DEMEKTİR.

Nankör kelime anlamı olarak, iyilikten anlamaz, iyilikbilmez, değer bilmez anlamındadır.  Aslında nankör insan bencildir, yalnız kendisini düşünür çıkarlarını ön planda tutar, kolayına geleni yapar. Bunun kaynağı da düşünmeden, araştırmadan öfke ve nefretle hareket etmenin sonucudur. ÖZET OLARAK KISACA SÖYLEMEK GEREKİRSE, NANKÖRLÜK ŞÜKRÜN KARŞITI ANLAMINDADIR DİYEBİLİRİZ. Bazı anne ve babalar evladının kendilerine nankörlük yaptığını söyler. Çünkü anne baba evladına her şeyi vermek için çaba gösterir ve anne babada evladından en azından büyüdüğünde bir saygı bekler. Bizler sizce Allah a, gereken saygıyı gösteriyor muyuz, yoksa hepsi lafta kalıyor da, nankörlük mü yapıyoruz?

Allah da Kur’an da ve gönderdiği tüm kitaplarında, geçmiş toplumların yaptığı yanlışlardan örnekler vererek bizleri uyarıyor ve bizlerin özelliklerimiz gereği nefsimizi eğitmediğimiz için, aklımızı da kullanmadığımızdan, Allah ın bizleri özene bezene yaratıp, bu dünyada her canlıdan üstün yarattığı gerçeğini görmeden, Allah a karşı nankörlük yaparak, onun istediği kullar ne yazık ki olamıyoruz. YANİ BİZ İNSANLAR, ALLAH IN BİZLERE VERDİĞİ DEĞERİN KARŞILIĞINI BİZLER, ALLAH A VERMEDİĞİMİZ İÇİNDİR Kİ, ALLAH A NANKÖRLÜK YAPMIŞ OLUYORUZ.

İsterseniz yaptığımız nankörlüklerimizden bazı örnekler verelim. Allah şefaat tümden bana aittir, hiçbir şefaatin fayda etmediği o günden sakının diyor ama bizler hala bu uyarıları göz ardı edip, kendimize Allah ın yanında şefaatçiler edinmekten çekinmiyoruz. Bu tavrımız nankörlük değil de nedir sizce. Allah sakınacağınız, yardım isteyeceğiniz tek güç benim diyor, bizlerse bunun tam tersine inanıyoruz.

Allah ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem, hüküm verenlerin en hayırlısı benim, yalnız Kur’an ın ipine sarılın ve sakın emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin, çünkü sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim dediği halde, bizler ne diyoruz hatırlayalım. Ne yani Allah Resulünü Postacı olarak mı gönderdi, onunda dinde hüküm koyma yetkisi vardır, onun rivayet hadisleri de ayet hükmündedir. Hadisler olmasaydı Kur’an ı anlayamazdık, Kur’an kapalı kalırdı diyorsak, BİZLER ALLAH A VE ONUN KİTABINA KARŞI NANKÖRLÜK YAPIYORUZ DEMEKTİR. Her namaz kılarken Allah a bir söz veriyoruz birçok kez ve diyoruz ki, YALLIZ SANA KULLUK EDERİZ YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ. Peki Allah a verdiğimiz bu sözü tutuyor ve yalnız Allah dan mı şefaat/yardım istiyoruz? Tüm bu yanlışlarımız bizlerin, Allah a karşı nankörlüklerimizdir ama farkında bile değiliz.

Verecek o kadar çok yaptığımız yanlış örneklerimiz var ki, doğrusu Kur’an dan uzak oluşumuz, atalarımızın inancını takip etmemiz bizleri, Allah a karşı nankörlerin safında olmaya her gün biraz daha fazla yaklaştırıyor.  Kur’an da biz kulların, Allah a nankörlüğümüze çok güzel bir örneğini daha sizlere hatırlatmak istiyorum. Bakın Allah biz iman ettiğini söyleyenlere, nasıl iman ettiğimiz konusunda uyarıyor. Lütfen üzerinde dikkatle düşünelim.

Yusuf 106: ONLARIN ÇOĞU ANCAK ORTAK KOŞARAK ALLAH’A İMAN EDERLER. (Mehmet Okuyan meali)

Bu ayet ve bizlere yapılan uyarı, aslında iman ettiğini söyleyenlerin nasıl bir durumda olduğumuzun, şirkin iman edenlerin içinde adeta gizlenmiş, pusuya yatmış bir şeytanın bekçisi olduğu gerçeğini bizlere bildiriyor. 

Değerli kardeşlerim, lütfen imanımızı Kur’an ile gözden geçirelim, yoksa Allah a karşı yapacağımız nankörlüklerimizin farkına varamayız ve gerçek iman edenler den olduğumuzu zannedip, şirk batağına batanların arasında yer alırız. DİLERİM TÜM GERÇEKLERİN FARKINDA OLAN VE ALLAH A KARŞI NANKÖRLÜK YAPMADAN, ŞİRKTEN UZAK, ALLAH IN SEVGİLİ KULLARI ARASINDA OLURUZ İNŞALLAH.

Saygılarımla

Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/ 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmtihanımızda, Kaybedenlerden Olmak İstemiyorsak.

  Allah Asr suresinde, iman ettiğini söyleyen kullarım, birbirine Hak olanı,  YANİ YALNIZ ALLAH KATINDAN GELENİ, KUR’AN’I TAVSİYE ETMEDİĞİ SURECE ZİYANDADIR  diyor. Çünkü hak olanın yalnız Allah katından geldiğini yine Kur’an’da bildiriyor. Bizler böylemi yapıyoruz? Rabbimiz iman ettiğini söyleyen kullarını uyarmak için,  “ONLARIN ÇOĞU ALLAH’A, ANCAK ORTAK/ŞİRK KOŞARAK İNANIRLAR”  diyerek, iman ettiğini zannedenlerin, nasıl büyük bir yanılgı içinde oldukları uyarısını yapıyor. Tabi bir başka ayetinde de kendisine  ŞİRK/ORTAK KOŞANIDA AFFETMEYECEĞİ  bilgisini veriyor. Peki, bizler böyle büyük hatalar yapıyor muyuz? İnancımızı Kur’an ile sorguladık mı? Gelin sorgulayalım. Bizler yalnız Allah’ın katından gelen HAK olan Kur’an’a mı iman ediyoruz? Yoksa yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz,  KUR’AN+RESULÜN SÜNNETİ+MEZHEP İMAMLARININ İCHATLARI ile birlikte  mi yaşanır diyoruz.  Eğer bunu söylüyorsak, Allah’ın uyardığı gibi...

İslam’ı Sorumlu Olduğumuz Kur’an’dan Öğrenmezsek, Sonucuda İşte Böyle Olur.

  Bizler hiç düşünmeden, sorgulamadan Kur’an’dan uzak öyle bir din yaşıyoruz ki, adeta Allah’ın kitabı Kuran’ı küçümsediğimizin farkında olmadığımız gibi,  yalnız Kur’an ile İslam’ı yaşayamayacağımıza inandırıldık. İman ettik dediğimiz Kur’an, bu düşünceye onay veriyor mu, hiç baktık mı? Elbette hiç bakmadık, hatta bakmaya teşebbüs bile etmemizi engelleyip, sen Kur’an’ı anlayamazsın senin ilmin ne ki, Arapça bir kelimenin bilmem kaç anlamı var, sen hangisinin olduğunu nereden bileceksin diyerek, aklın mantığın kabul etmeyeceği düşünceleri, her nedense kabul etmekte sakınca görmedik. Arapça olan Kur’an’a bunları söyleyenler, her ne hikmetse yine Arapça olan rivayet hadislere, neden bunları söylemediklerini hala fark edemediysek, Allah ile aldatılmaktan da asla kurtulamayız.  İSLAM’I SORUMLU OLDUĞUMUZ KUR’AN’DAN ÖĞRENMEZSEK, SONUCUDA İŞTE BÖYLE OLUR . Mezheplerin hatta cemaat ve tarikatların şekillendirdiği İslam inancımızda şu mantık ve Kur’an dışı inancı, her nedense...

Enam Suresi 38. Ayet. “Biz Kitapta Hiç Bir Şeyi Eksik Bırakmadık.”

Bizler Kur’an ayetlerini doğru anlamak istiyorsak, mutlaka yine Kur’an’ın açıklamalarından, verdiği örneklerden yola çıkarak, anlamanın yolunu yöntemini seçmeliyiz. Bu konuda bir örnek vermek istiyorum, önce ayeti yazalım daha sonra üstünde birlikte düşünelim. Enam 38:  Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler. (Diyanet meali) Bu ayette geçen çok dikkat çekici bir cümle var.  BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK . Sizce Allah, hangi kitaptan bahsediyor olabilir? Ne yazık ki geleneksel İslam anlayışı bu ayette geçen, bu cümleden çok rahatsız, onun içinde bu cümleye öyle bir anlam yüklüyorlar ki, ayette geçen bu cümlenin, neredeyse bizlere vermesi gereken anlamını alıp götürüyor. Siz ayeti okuduğunuzda ne anladınız? Yani Allah hangi kitapta, hiçbir eksik bırakmadığından bahsedi...