Ana içeriğe atla

KUR’AN’IN FARKLI HİTAP ŞEKLİNİ, NASIL ANLAMALIYIZ?


 

Bugünkü makalemin konusu, KUR’AN DA GEÇEN HİTAPLAR KONUSU ÜZERİNE OLACAK. Kur’an ayetlerine baktığımızda, ayetlerin çok farklı hitap şeklini görebiliriz. Örneğin Allah özellikle Elçisine hitap ederek, bazı ayetler gönderdiğini görürüz. Ey iman edenler diye, tüm inananlara hitaplarda vardır. Ey Âdemoğulları dediğinde tüm insanlara hitap eder. Özellikle daha önce kitap gönderilenleri kast ederek, Ey kitap Ehli hitaplarını da görebilirsiniz. Özellikle azgınlıkları ve Allah ın ayetlerine karşı gelişleri ve onlara verilen cezalardan bahsederken de, Ey İsrail oğulları şeklinde hitaplarda vardır. Bunun yanında Ey kâfirler diyerek hitap ettiği, yoldan sapmışlardan örnekler vardır Kur’an da. Cahiller, sapkınlar şeklinde de indirilen ayetleri görebilirsiniz. EN ÖNEMLİ UYARILARDA, EY İMAN EDENLER ŞEKLİNDE GEÇER. Bu hitapları çoğaltabiliriz. 

Kur’an da öyle bir anlatım şekli vardır ki, Allah bizleri geçmiş kavimlerin yaptığı yanlışlardan örnekler vererek uyarır ve aynı yanlışları yapmamamız içinde ikaz eder. Bu ve benzeri uyarıların bir kısmı, direk Allah kullarına hitap ediyor şeklinde değil, alınan emri melekleri bizlere elçisi kanalıyla iletiyor şeklinde bizlere ulaşır. ÇOK DAHA ÖNEMLİSİ BU AYETLER ALLAH I BİZLERE TANITIR, ONUNLA BULUŞTURUR, ALLAH A NASIL DUA EDECEĞİMİZ, ONU NASIL TESBİH EDECEĞİMİZ DETAYLI ANLATILIR. Fatiha örneğinde olduğu gibi.  Daha önce söylediğim gibi, Ayetlere baktığımızda bu hitapların bir kısmının direk Allah tarafından yapıldığını gördüğümüz halde, birçok ayetin de farklı bir şekilde bizlere ulaştığını görürüz. 

Mümin 60. ayette de, adeta Allah ın sözleri aktarılarak şöyle söylenir. “RABBİNİZ ŞÖYLE DEDİ: “BANA DUA EDİN, DUANIZA CEVAP VEREYİM. BANA KULLUK ETMEYİ KİBİRLERİNE YEDİREMEYENLER, AŞAĞILANMIŞ BİR HÂLDE CEHENNEME GİRECEKLERDİR.” Yani arada ayetleri aktaran aracı vardır. Hicr 9. ayette de,”KUR’ÂN’I KESİNLİKLE BİZ İNDİRDİK; ELBETTE ONU YİNE BİZ KORUYACAĞIZ DİYE GEÇER.” Ayete dikkat ettiyseniz, tekil değil çoğuldan bahsediliyor ve Kur’an ı biz indirdik diyor. Buna benzer birçok ayet vardır. Peki, bu bilgiler/ayetler nereden indirilmiş olabilir. Biz derken kimler bunlar? Kur’an da ki bu hitaplara ve ayrıntılara baktığımızda, Kur’an ın Allah katında korunan ana kitaptan, melekleri aracılığıyla bizlere ulaştığını anlıyoruz. BU ANA KİTABIN, ÇOK DAHA ÖNCEDEN KAYDA ALINMIŞ OLDUĞU ANLAŞILIYOR. DETAYINI ALLAH BİLİR. Konuyla ilgili ayetleri hatırlayalım.

Büruç 21–22:  HAKİKATTE O, KORUNMUŞ LEVHADA/LEVH-I MAHFÛZ’DA BULUNAN ŞEREFLİ KUR’ÂN’DIR. (Bayraktar Bayraklı)

Kaf 4: Şüphesiz biz, toprağın onlardan neyi eksilttiğini biliriz. KATIMIZDA HER ŞEYİ SAKLAYAN BİR KİTAP VARDIR. (Bayraktar Bayraklı)

Hadid 22: Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, BİZ ONU YARATMADAN ÖNCE, BİR KİTAPTA YAZILMIŞ OLMASIN. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır. (Diyanet vakfı)

Neml 75: GÖKTE VE YERDE GİZLİ HİÇBİR ŞEY YOKTUR Kİ APAÇIK BİR KİTAPTA (LEHVİ MAHFUZDA) BULUNMASIN. (Elmalı meali)

Bu ayetleri çoğaltabiliriz. Demek ki Kur’an, Allah ın katındaki ana kitaptan alınarak bizlere ulaştırılmış. Daha önceden Allah ve görevli melekleri tarafından hazırlanmış, kayda alınmış Allah ın tüm vasıfları bizlere bu kitaptan bildirilmiş ve geçmiş toplumların yaptığı yanlışlarla bizler uyarılıp, rehber olarak bizlere sunulmuş. Buradan da anlıyoruz ki, Kur’an Allah katında korunmuş ana kitaptan bizlere, Cibril tarafından Allah ın Elçisine ulaştırılmıştır. Onun içindir ki Kur’an da çok farklı hitaplar vardır. 

“EY İNSANLAR! SİZİ VE SİZDEN ÖNCEKİLERİ YARATAN RABBİNİZE KULLUK EDİNİZ Kİ, O’NA KARŞI GELMEKTEN KORUNMUŞ OLABİLESİNİZ.” (Bakara 21)

“EY İMAN EDENLER! SAMİMİ BİR TEVBE İLE ALLAH’A DÖNÜN. UMULUR Kİ RABBİNİZ SİZİN KÖTÜLÜKLERİNİZİ ÖRTER.” (TAHRİM 8)

Bu ve benzeri ayetlere dikkat ettiyseniz, ayeti tebliğ eden bir görevli/aracı olduğu anlaşılıyor. Örnek verdiğim Bakara 21. ayette, Ey insanlar diyerek tümüne hitap var ama bu bilgi, uyarı bizlere ulaştırılıyor ikaz ediliyoruz ve tüm insanları yaratan Allah a, kulluk etmemiz emrediliyor. Diğer ayette aynı şekilde uyarı var. Bu sefer iman edenler uyarılıyor ve yaptığınız yanlışlardan dolayı, Allah a samimi bir şekilde tövbe edin diyor. Umulur ki Rabbimiz bizleri bağışlar diyerek ikaz ediliyoruz. 

Bu konuyu şöyle anlarsak, sanırım daha doğru olur. ALLAH KULLARINI, GÖREV VERDİĞİ MELEKLER VE KATINDA KURDUĞU EKİP ARACILIĞIYLA BİZLERİ BİLGİLENDİRİYOR VE BİZLERİ UYARIYOR. Bazen şöyle bir ayet görürsünüz. Allah sizin durumunuzu gördü ve sizi işitti der ve o konudaki hükmünü indirir. DEMEK Kİ RABBİMİZ KURDUĞU DÜZENDE, BİZLERİ MELEKLER ARACILIĞIYLA UYARIYOR, İMTİHAN EDİYOR VE HER ANIMIZI İZLİYOR.

KUR’AN BİR REHBERDİR, BİZLER İÇİN PUSULADIR. EĞER BİZLER KUR’AN İÇİNDE KENDİMİZE BİR YER EDİNEMEDİYSEK, ONU HAYATIMIZA GEÇİREMEDİYSEK, ONU DOĞRU ANLAMAMIZ VE KENDİMİZE REHBER EDİNEREK YOLUMUZU BULMAMIZDA, MÜMKÜN OLMAYACAKTIR.

“KUR’AN, HER YÖNÜYLE BİR HARİTADIR. KENDİMİZİ O HARİTANIN BİR YERİNDE BULAMAZSAK, HAKİKATİN PARÇASI DA OLAMAYIZ.”

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmtihanımızda, Kaybedenlerden Olmak İstemiyorsak.

  Allah Asr suresinde, iman ettiğini söyleyen kullarım, birbirine Hak olanı,  YANİ YALNIZ ALLAH KATINDAN GELENİ, KUR’AN’I TAVSİYE ETMEDİĞİ SURECE ZİYANDADIR  diyor. Çünkü hak olanın yalnız Allah katından geldiğini yine Kur’an’da bildiriyor. Bizler böylemi yapıyoruz? Rabbimiz iman ettiğini söyleyen kullarını uyarmak için,  “ONLARIN ÇOĞU ALLAH’A, ANCAK ORTAK/ŞİRK KOŞARAK İNANIRLAR”  diyerek, iman ettiğini zannedenlerin, nasıl büyük bir yanılgı içinde oldukları uyarısını yapıyor. Tabi bir başka ayetinde de kendisine  ŞİRK/ORTAK KOŞANIDA AFFETMEYECEĞİ  bilgisini veriyor. Peki, bizler böyle büyük hatalar yapıyor muyuz? İnancımızı Kur’an ile sorguladık mı? Gelin sorgulayalım. Bizler yalnız Allah’ın katından gelen HAK olan Kur’an’a mı iman ediyoruz? Yoksa yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz,  KUR’AN+RESULÜN SÜNNETİ+MEZHEP İMAMLARININ İCHATLARI ile birlikte  mi yaşanır diyoruz.  Eğer bunu söylüyorsak, Allah’ın uyardığı gibi...

İslam’ı Sorumlu Olduğumuz Kur’an’dan Öğrenmezsek, Sonucuda İşte Böyle Olur.

  Bizler hiç düşünmeden, sorgulamadan Kur’an’dan uzak öyle bir din yaşıyoruz ki, adeta Allah’ın kitabı Kuran’ı küçümsediğimizin farkında olmadığımız gibi,  yalnız Kur’an ile İslam’ı yaşayamayacağımıza inandırıldık. İman ettik dediğimiz Kur’an, bu düşünceye onay veriyor mu, hiç baktık mı? Elbette hiç bakmadık, hatta bakmaya teşebbüs bile etmemizi engelleyip, sen Kur’an’ı anlayamazsın senin ilmin ne ki, Arapça bir kelimenin bilmem kaç anlamı var, sen hangisinin olduğunu nereden bileceksin diyerek, aklın mantığın kabul etmeyeceği düşünceleri, her nedense kabul etmekte sakınca görmedik. Arapça olan Kur’an’a bunları söyleyenler, her ne hikmetse yine Arapça olan rivayet hadislere, neden bunları söylemediklerini hala fark edemediysek, Allah ile aldatılmaktan da asla kurtulamayız.  İSLAM’I SORUMLU OLDUĞUMUZ KUR’AN’DAN ÖĞRENMEZSEK, SONUCUDA İŞTE BÖYLE OLUR . Mezheplerin hatta cemaat ve tarikatların şekillendirdiği İslam inancımızda şu mantık ve Kur’an dışı inancı, her nedense...

Enam Suresi 38. Ayet. “Biz Kitapta Hiç Bir Şeyi Eksik Bırakmadık.”

Bizler Kur’an ayetlerini doğru anlamak istiyorsak, mutlaka yine Kur’an’ın açıklamalarından, verdiği örneklerden yola çıkarak, anlamanın yolunu yöntemini seçmeliyiz. Bu konuda bir örnek vermek istiyorum, önce ayeti yazalım daha sonra üstünde birlikte düşünelim. Enam 38:  Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler. (Diyanet meali) Bu ayette geçen çok dikkat çekici bir cümle var.  BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK . Sizce Allah, hangi kitaptan bahsediyor olabilir? Ne yazık ki geleneksel İslam anlayışı bu ayette geçen, bu cümleden çok rahatsız, onun içinde bu cümleye öyle bir anlam yüklüyorlar ki, ayette geçen bu cümlenin, neredeyse bizlere vermesi gereken anlamını alıp götürüyor. Siz ayeti okuduğunuzda ne anladınız? Yani Allah hangi kitapta, hiçbir eksik bırakmadığından bahsedi...