Ana içeriğe atla

İslam’ı Algılama Anlayışımız Ve Ön Yargılı Davranışlarımızın Getirdiği, Yaşanan İslam.

 




Bizler hayata nasıl bakıyoruz ve olayları nasıl ALGILIYORUZ. Eğer bu konuda yanlış yapıyorsak, hiçbir konuda doğru sonuç almamızda mümkün olmayacaktır. Peki, algı ne anlama geliyor. Algı, bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak etme anlamındadır. İdrak etmekte akıl erdirmek, anlamak, kavramak, duyu organlarımız ile araştırmakla olur. Algıyıda etkilen çok önemli faktörler vardır, aldatılmamak içinde mutlaka uyanık olmalıyız. Demek ki hepsinin başı akıl ve düşünmekten araştırmaktan geçiyor. Allah’ın Kur’an da, hala düşünmüyor musunuz, aklınızı kullanmıyor musunuz diye uyarması demek ki boşuna değilmiş. Eğer birileri size akılla din yanşamaz diyorsa, bu insanlar sizin algınızla oynuyor, sizi yönetmeye çalışıyor demektir.

Demek ki bir şeyi doğru algılayabilmemiz için, o konuya yönelerek akıl ve mantık devre dışı kalmadan, araştırdığımız konuyu anlamaya, araştırmaya çalışmalıyız. Algılamaya, idrak etmeye çalıştığımız konuyu doğru anlayabilmemiz için ise çok önemli gerçeği göz ardı etmememiz gerektiğinin önce bilincinde olmalıyız. ÖN YARGI. Şunu hiçbir zaman unutmamalıyız, ALGI BİR OLAYIN ESASI DEĞİL, KİŞİNİN BİREYSEL YORUMUDUR. OLAYLARA BAKIŞI ESNASINDA, ONU ETKİLEYEN ETKENLERİN SONUCUDUR. BİREYİN ÇEVRESİNDEKİ OLAYLARA, ANLAM VERDİĞİ BİLİNÇSEL SÜREÇTİR. BİZLER EĞER İSLAM’I, ALLAH’IN KİTABI KUR’AN’DAN DEĞİL, YÜZLERCE YIL ÖNCESİNDEN BİZLERE ULAŞAN RİVAYETLERİN IŞIĞINDA YAŞIYOR VE ANLAMAYA ÇALIŞIYORSAK, BİZLER ALLAH’IN DİNİ İSLAM’I DEĞİL, O GÜNKÜ TOPLUMUN ALGISI ÖLÇÜSÜNCE ANLADIKLARI KİŞİSEL, BİREYSEL YORUMLARININ ANLAYIŞLARINI, DİN DİYE ANLIYORUZ VE YAŞIYORUZ DEMEKTİR.  Onun içindir ki araştırdığımız bir konuyu doğru algılamak, konuyu doğru anlamak istiyorsak, önce ÖN YARGILARDAN KURTULUP, KAYNAĞI KESİN OLAN BİLGİLERDEN FAYDALANMALIYIZ. ÇOK ÜZGÜNÜM GÜNÜMÜZDE BİZLER, GEÇMİŞ TOPLUMLARIN ÖN YARGILARIYLA İSLAM’I YAŞAMAYA DEVAM EDİYORUZ.

Bilim adamları algı konusunu anlatırken, olayların çok önemli olmadığını, algılama şeklimizin daha önem taşıdığını söylüyorlar ve şu örneği veriyorlar. “ÖRNEĞİN EĞER ELİNİZDE BİR ÇEKİÇ VARSA, HER ŞEY GÖZÜNÜZE BİR ÇİVİ GİBİ GÖRÜNMEYE BAŞLAR.” Gerçektende bizlerde olaylara öyle bakmıyor muyuz? İslam’ı kimden ya da nereden hangi kaynaktan öğrendiysek, onun dışında din adına konuşanların sözlerini hiç dinlemediğimiz gibi, akla gelmeyecek saygısızlığı dahi yapıyoruz. Çünkü din adına algımızı etkileyen kaynaklar, bizleri adeta farkında olmadan yönetir, düşünce ve inancımıza karşı olan insanı düşman gibi görürüz. Algı kişiden kişiye, toplumdan topluma değişir, çünkü algıyı etkileyen kaynaklar farklıdır. ÖNEMLİ OLAN BİLGİ ALDIĞIMIZ KAYNAĞIN DOĞRU OLMASIDIR.  Eğer yanlış kaynaktan bilgi aldıysak, yanlışımızın farkında olamayız. Çünkü bizleri etkileyen kaynaklar algımızı, algılama organlarımızın tamamını etkisi altına alır. BUDA BİZLERDE ÖN YARGI OLUŞMASINI SAĞLAR. ÖN YARGIYI YIKMAK, OLUŞTURMAKTAN DAHA ZORDUR. ÇÜNKÜ ÖN YARGILAR, TOPLUMDA BİRBİRİLERİNİ HEDEF ALARAK OLUŞTURULUR. BÖYLE OLUNCADA BERTARAF OLMAMAK İÇİN, İSTEMESEDE TARAF OLMAK ZORUNDA HİSSEDER İNSAN KENDİSİNİ.

Ön yargıyı, bakın nasıl tarif ediyor bilim adamları. “Önyargı, bir kişi ya da olaya ilişkin yeterli bir bilgi edinmeden önceden, PEŞİN BİR KARARA VARMIŞ OLMA DURUMUDUR. TOPLUMUN KÜÇÜKLÜKTEN İTİBAREN KULAĞIMIZA FISILDADIĞI HER KELİME VE SUNDUĞU HER RESİM, ÖNYARGIMIZIN TEMEL TAŞLARIDIR. ÖNYARGI, İNSANLARIN DÜŞÜNCESİZLİĞİNE BİR KILIFTIR. EN ADALETSİZ YARGI ÖNYARGIDIR.” Ne yazık ki İslam’ı, bizlere yıllardır kulaktan kulağa anlattıkları rivayetlerin etkisiyle anladık ve yaşıyoruz. Bu önyargıyı yıkmak, inanın çok zor. 

Bizler eğer İslam’ı önyargılardan kurtulmadan, kendimiz ana kaynak Kur’an’dan araştırıp doğru bilgiler almaya çalışmıyorsak, Allah’ın dinini gereği gibi doğru ALGILAMAMIZ ASLA MÜMKÜN OLMAYACAKTIR. Allah’ın bizlere mesajını, emirlerini ve önerilerini doğru anlamak istiyorsak, önce yüzlerce yıldır İslam’ı Kur’an dışından rivayetlerle bizlere anlatanların söylemlerinden, öğretilerinden kurtulmalıyız ve daha sonra ÖN YARGISIZ KUR’AN’I ANLADIĞIMIZ DİLDEN OKUYUP, DOĞRU BİLGİLENMELİYİZ. Ama bu toplumun genel çoğunluğuna, öyle mantık dışı bir algıyı yerleştirmişler ki, Kur’an herkesin anlayamayacağı ve her bilginin olmadığı bir kitap olduğu kabul ettirilmiş. BU ALGI DEĞİŞMEDİKÇE, BU TOPLUMUN KUR’AN İLE BULUŞMASI VE KUR’AN GERÇEKLERİNİ FARK ETMESİ, ASLA MÜMKÜN OLAMAZ. 

Allah da biz kullarının bu yanlışlarını bildiği için, bizleri bu konuda Nahl suresi 98. ayetinde, bakın nasıl uyarıyor ve Kur’an okumaya başlamadan önce ne yapın diyor. “ÖYLEYSE KUR’ÂN OKUYACAĞIN ZAMAN, TAŞLANMIŞ ŞEYTAN’DAN ALLAH’A SIĞIN.” Bizlere yıllarca bu ayeti örnek gösterip, Kur’an okumaya başlamadan önce “EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” diye başlayacaksın Kur’an’ı okumaya diye öğrettiler. Hâlbuki bu ayetin devamında Nahl 99. ayetinde ne diyordu önce ona bakalım. “GERÇEK ŞU Kİ: İMAN EDİP DE YALNIZ RABLERİNE GÜVENİP DAYANANLAR ÜZERİNDE, ŞEYTANIN BİR HÂKİMİYETİ YOKTUR.” Bu iki ayetten de anlıyoruz ki, bizler Kur’an’ı doğru anlamamız ve algılamamız için, önce ön yargılarımızdan kurtulup, yani bizlere dini anlattığını iddia edenlerin anlattığı kendi düşünce ve fikirlerinden, araya şeytanında girip toplumu kandırdığı, onca yanlış rivayet ve sanı bilgilerden, Kur’an’ı okumaya başlaman önce kurtulmalıyız. KİŞİLERE VE ONLARIN EMİN OLAMAYACAĞIMIZ BİLGİLERİNE DEĞİL, YALNIZ ALLAH’A GÜVENİP VE YALNIZ ALLAH’A SIĞINARAK, YANİ ALLAH’IN KİTABINA GÜVENEREK KUR’AN’I ÖYLE OKUMAYA BAŞLAMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISINI ALLAH, BİZLERE YAPIYOR. Bir başka deyişle söylemek gerekirse, Allah önce sana öğretilen batılın dayattığı önyargılardan kurtul, daha sonra Kur’an’ı okumaya başla ki, sana öğretilenlerin değil benim Kur’an’da örneklerini verdiğim bilgiler ışında benim vahyimi anlamaya çalış diyor.

Ama yıllardır bu gerçek toplumdan gizlendi. Bu ayetin hükmü özde değil sözde yaşanır oldu ve bizler anlamını dahi bilmediğimiz bir dide Kur’an’ı okuyoruz ve okumaya başlamadan öncede “EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM, diyor ve Kur’an’ı hiç anlamadan okuyoruz. Öyle olunca da bizlerin din algısı, bizlere öğretilen rivayet ve sanı bilgilerle oluşuyor, inancımızı da bu etkenlerle, algılarla yaşıyoruz. Değerli dostlarım. Gelin önce bizlerin ön yargılarımızı etkileyen algımızı değiştirmek adına çaba harcayalım. Bunun yolu da, YALNIZ ALLAH’A GÜVENİP DAYANMAKTAN GEÇER. Unutmayalım Allah’ın Resulü ÜMMİYDİ, yani hiçbir kitap ehline tabi değildi ve din adına ne öğrendiyse Kur’an’dan öğrendi. ALLAH’TA KUR’AN’DA BİLDİRDİĞİ GİBİ, ALLAH’IN RESULÜ ÜMMETİNE YALNIZ KUR’AN’I TEBLİĞ ETTİ VE YALNIZ KUR’AN İLE HÜKMETTİ. Din adına referansımız yalnız Kur’an olmalıdır. Eğer bizlerin algısını Kur’an şekillendirmediyse, O algı bizi Allah’a değil, şeytana yaklaştıracaktır. 

Gelin din algımızı Kur’an ile sorgulayalım, tüm ön yargılarımızdan kurtulalım. İslam anlayışımızı yeniden düzenleyelim. Kur’an’a uymayan, Kur’an’ın onay vermediği tüm algıdan kurtulalım. Lütfen unutmayalım, Allah bizlerin anlayamayacağı bir rehber gönderip, daha sonrada o rehberden bizleri asla sorumlu tutmaz. ZAMAN GEÇİYOR, HESAP GÜNÜ YAKLAŞIYOR. ŞİMDİ KARAR VERME VAKTİDİR. ALLAH, YANİ ONUN KİTABI KUR’AN’A MI GÜVENİP DAYANACAĞIZ, YOKSA DOĞRULUĞUNDAN EMİN OLAMAYACAĞIMIZ, BİZLERE ULAŞAN RİVAYETLEREMİ, EDİDİĞİMİZ VELİ KİŞİLERİN SÖZLERİNE Mİ GÜVENİP DAYANACAĞIZ. KARAR VERME VAKTİ GELDİ VE GEÇİYOR. DİLERİM DOĞRU KARAR VERENLERİN SAFINDA OLURUZ.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Dualarımızda Geçen Âmin Sözcüğünün Ana Kaynağı.

Bizlerde okuma, araştırma ve sorgulama özelliği çok fazla gelişmediği için, din adına anlatılanları ve öğretilenleri de hiç sorgulamadan hayatımıza geçiriyoruz. Onun içinde büyük hatalar yapmamız kaçınılmaz oluyor. Bugün, üzerinde belki de hiç düşünmediğimiz ve araştırmadığımız bir konu üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bizler dualarımızın, yada olmasını istediğimiz bir şeyin, Allah' tan isteğimizin bir onayı anlamında kullandığımız,  AMİN  kelimesi üzerinde olacak.   BİLİYOR MUSUNUZ BİLMİYORUM AMA ÂMÎN SÖZCÜĞÜ KUR’AN'DA BU ŞEKLİYLE KULLANDIĞIMIZ ANLAMDA, YANİ KABUL ET ALLAH'IM ANLAMINDA HİÇ GEÇMEZ.  Bu kelimenin Kur'an'da geçmediğini gönül rahatlığıyla söyledikleri halde, bakın bu kelimeye delil, kanıt nereden buluyorlar her zaman yaptıkları gibi. Din işleri yüksek kurulunun bu konuda ile ilgili yazdığı bir bölümü sizlere yazmak istiyorum, bakın AMİN kelimesine delil ve kanıt neler gösteriliyor.   “Âmîn”, Yüce Allah’ın kabul et...