Ana içeriğe atla

Uydura Geldikleri Şeyler, Dinleri Konusunda Kendilerini Aldatmıştır. Ali İmran 24. Enam 26. Ayet.




Bizlerin Kur’an’ı okumaya, anlamaya çalışırken yaptığımız en büyük yanlış, Allah’ın Nahl suresi 98. ayetinde yaptığı uyarıyı, hayatımıza geçirmeden Kur’an’ı okumaya başlamamızdan kaynaklanıyor. Allah bu ayetinde bizleri uyarıyor ve diyor ki,  Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, kovulmuş şeytandan, şeytanlaşmış insanların rivayet sanı inançlarından, doğruluğundan emin olamayacağımız din adına dayatmalarından, söylemlerinden kafanızdaki batıl inançlardan önce sıyrılıp, yalnız Allah’a sığınarak ona güvenerek Kur’an’ı okumaya başlayın. Bunu yapmadığımız takdirde, Kur’an’ı doğru anlamamız asla mümkün olmayacaktır. Dinin mezheplere, fırkalara bölünmesinin nedeni, kafamızdaki batıldan kurtulmadan, rivayetlerle dini yaşamamızdan kaynaklanıyor. ÇÜNKÜ HAK İLE BATIL YAN YANA ASLA BİRLİKTE OLAMAZ.

Allah Enam suresi 25. ayetinde, çok dikkat çekici bir örnek veriyor ve diyor ki Elçisine, sen Kur’an’ı okurken seni dinleyenler vardır. Fakat onlar atalarının batıl inançlarını terk etmeyip, onların etkisinde kaldıklarından, Kur’an’a yani yalnız Allah’a güvenip tam teslim olmadıkları için, onların kulaklarına ağırlıklar koyduk, kalplerini mühürledik diyor. ALLAH BİR CEZA VERMEDEN ÖNCE ÖNCE UYARIR, MÜHLET VERİR, ZAMAN TANIR. DEMEK Kİ AYETTE BAHSEDİLENLER, ISRARLA YANLIŞ İNANÇLARINI SAVUNUYOR VE KUR’AN’A, ALLAH’IN VAHYİNE TABİ OLMUYORLAR Kİ, ALLAH BU İNATLARINDAN DOLAYI GERÇEKLERİ ARTIK GÖRMEMELERİ İÇİN, KALPLERİNİ KULAKLARINI MÜHÜRLEDİK, ÖRTÜ KOYDUK DİYOR.  

Ne yazık ki bizlerde, buna benzer günümüzde de Kur’an’a inandıklarını söyledikleri halde, benzeri şekillerde saygısızlık yaptığının farkında olmayıp, toplumu Kur’an’dan uzaklaştıranlarda var ve onlar neler söylüyorlar hatırlayalım. “KUR’AN AÇIK VE ANLAŞILIR DEĞİLDİR, HER BİLGİ DE ZATEN DETAYLI KUR’AN’DA YOKTUR. KUR’AN’I HERKES ANLAYAMAZ. FIKIH VE RESULÜN RİVAYET HADİSLERİ OLMASAYDI, KUR’AN KAPALI KALIRDI.” Bunlara inanan bir insan Kur’an’ı asla anlayarak düşünerek okumaz, onun yerine daha açık, anlaşılır olduğunu iddia ettikleri, beşeri rivayet kitaplarını okurlar. İşte Allah böyle insanlarında gözlerini ve kulaklarını perdeleyip, mühürlediğini Kur’an’da birçok ayetinde söylüyor. Sizlere soruyorum, bunları söyleyenlerle, Kur’an’ı dinledikleri halde hala atalarının inançlarını yaşamakta ısrar eden cahiliye toplumunun ne farkı var. Allah o gün bahsettiği insanlar için, bakın ne diyor Enam suresi 26. ayette.

Enam 26:  ONLAR BAŞKALARINI ONDAN (KUR’AN’DAN) ALIKOYARLAR, HEM DE KENDİLERİ ONDAN UZAK KALIRLAR. Onlar farkına varmaksızın, ancak kendilerini helâk ediyorlar. (Diyanet meali)

Ne yazık ki günümüzde Kur’an’a iman ettiğini söyleyenlerin bir kısmı, Allah sizlere indirdiğim Kur’an yetmiyor mu, sizlere Kur’an’ı biz açıkladık ve nice örnekler verdik ki anlayasınız, yalnız Kur’an’ın ipine sarılın, çünkü yalnız Kur’an’dan sorumlusunuz, emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin diye uyardığı halde, adeta bu uyarıya inatla; “KUR’AN, İSLAMI’ TAM OLARAK YAŞAMAMIZ İÇİN YETMEZ, ÇÜNKÜ ÖZET BİLGİLER VERİR DETAYLI DEĞİLDİR.” Deme cesaretini gösterenler, Allah’ın Resulünün Kur’an’ı tebliğ ederken, toplumda kargaşa, şüphe yaratan kitap Ehlinden ne farkı var? Hiç bir farkı yok ama Kur’an ile hala buluşamayan Müslümanlar, bu gerçeklerin ne yazık ki farkında olamıyorlar.

Bizler günümüzde öyle bir İslam dini yaşıyoruz ki, adı yalnız İslam kalmış. Halbuki Allah Kur’an’da uyarıyor ve bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor ve bizleri yalnız Kur’an dan hesaba çekeceğinin hükmünü de verdiği gibi KUR’AN’IN SINIRLARINI AŞMAYIDA YASAKLIYOR. Ama bizler öyle sınır tanımaz olmuşuz ki din konusunda, Allah’ın asla Kur’an’da açıklamadığı, bilgi vermediği konuları da Allah’a nispet etmekten çekinmiyoruz. Hâlbuki Allah Araf 33. ayetinde bakın ne diyor. “ALLAH HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ SÖYLEMENİZİ HARAM KILMIŞTIR.”Ama bizler Kur’an bahsetmediği halde, Allah’ın katından onun açıklamadığı, bilgi vermediği öyle şeyleri de Allah’a, dine nispet ediyoruz ki, HARAMI ADETA TIKA BASA YEDİĞİMİZİN, FARKINDA BİLE DEĞİLİZ. Bizler yaşadığımız bu batıl inançla, ne yazık ki şeytanın yolunu izliyoruz, lütfen kendimize gelelim. Çünkü şeytan, İblis Allah’ın emirlerinin tam tersini bizlere kabul ettirmeye çalışır. Bakın bu konudaki Allah’ın uyarısına kulak verelim. Bakara 169. ayette Allah; “O, SİZDEN KÖTÜLÜKLER VE ÇİRKİNLİKLER YAPMANIZI VE ALLAH HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ SÖYLEMENİZİ İSTER.” Şeytana ve şeytanlaşmış insanlara uymak istemiyorsak, emin olmadığımız rivayetlerin değil, Allah’ın bizleri sorumlu tuttuğu Kur’an’ın yolundan gidelim ve yalnız Kur’an ayetlerini hayatımıza geçirelim.

Bizler ne yazık ki Kur’an’dan uzaklaştırıldığımız için, cahiliye toplumunun yaptığı yanlışları tekrar ediyoruz. Cahiliye toplumu, kendileri ne yaparsa yapsınlar, onlar Yahudi ya da Hıristiyan oldukları için cehennemde ebedi kalmayacaklarını, daha sonra mutlaka cennete gideceklerine inandıkları için, karşısındaki insanlara kötülük yapmaktan korkmuyorlardı. Yani kendi nefislerinin esiri olmuşlar, adeta kendilerini seçilmiş Allah’ın sevgili kulları kabul ediyorlardı. Allah’ın indirdiğine öyle batıl karıştırmışlardı ki, Allah’ın dini görünmez olmuştu adeta. Bakın Allah bu konuda verdiği örnekte bizleri nasıl uyarıyor.

Ali İmran 24: BUNUN SEBEBİ, ONLARIN, “BİZE, ATEŞ SADECE SAYILI GÜNLERDE DOKUNACAKTIR.” DEMELERİDİR. UYDURAGELDİKLERİ ŞEYLER DİNLERİ KONUSUNDA KENDİLERİNİ ALDATMIŞTIR. (Diyanet meali)

Bugün bizlerin genel çoğunluğunun, söylediği sözler geldi aklınıza. “MÜSLÜMAN OLAN ASLA CEHENNEME GİTMEYECEK.” Kitap ehlide aynı şeyleri söylüyordu ama sanırım bizler onlardan daha ileri gitmişiz ve hiç cehennem yüzü görmeyeceğiz, bizi Allah’ın Resulünün şefaati kurtaracak diyoruz. HEP BİRLİKTE O GÜN GÖRECEĞİZ KİMİN CENNETE, KİMİN CEHENNEME GİTTİĞİNİ. AMA ARAMIZDA ÇOK ÜZÜLENLERİN OLACAĞI ANLAŞILIYOR. İlginç olan, hiç bir şefaatin olmadığı O günden sakının diye uyaran Allah’ı, her konuda olduğu gibi, dinleyen duyan ne yazık ki yok. Kur’an’ın bahsetmediği hurafe ve batıla inanmak, işte bizleri böyle şeytanlaşmış insanların esiri yapıyor. Kur’an’da Allah’ın bahsetmediği, hüküm vermediği bir konuyu, sanki dinin Allah’ın emri gibi ortaya koyanlar, Allah’a iftira atanlardır. Bakın Allah bu zalimlerin attığı iftiraya karşılık ne diyor.

Yunus 69: DE Kİ: “ALLAH HAKKINDA YALAN UYDURANLAR, ASLA KURTULUŞA EREMEZLER.” (Diyanet meali)

Allah İsra 53. ayetinde Elçisine, deki kullarıma diyerek, bakın ne söylemesini istiyor. “KULLARIMA DE Kİ SÖZÜN EN GÜZELİNİ SÖYLESİNLER. ÇÜNKÜ ŞEYTAN ARALARINI BOZAR. ŞEYTAN İNSAN İÇİN AÇIK DÜŞMANDIR.” Peki, sözün en güzeli, en doğrusunun kimin sözü olduğunu söylüyor Allah Kur’an’da? Onu hatırlayalım şimdide. 

“SÖZ BAKIMINDAN, ALLAH’TAN DAHA DOĞRU KİM VARDIR! (Nisa 87)”

“ALLAH’TAN VE O’NUN AYETLERİNDEN SONRA, HANGİ SÖZE İNANACAKLAR? (Casiye 6)”

Aramızda, Allah’ın sözünden daha doğru söz arayanlar, bulduğunu zannedenler ancak kendilerini aldatırlar. Ben yalnız Kur’an’a iman eden, Kur’an Müslümanı olarak yalnız Rabbime güveniyorum. ALLAH’IN ELÇİSİDE YALNIZ, RABBİMİZE GÜVENMİŞTİ. Ama Kur’an Müslümanlığı sapıklıktır diyenlerin, Allah’ın bu uyarılarına aldırış etmeden, Allah’ın sözü gibi güvendikleri rivayet edilen hadislerin velilerinin, şeyhlerinin sözleri de Allah’ın sözü gibi güvenilirdir diyorlarsa, onlara ancak şunu söyleyebilirim. “ALLAH’IN HUZURUNDA GÖRÜŞECEĞİZ. BENİM REHBERİM, GÜVENDİĞİM TEK KAYNAK KUR’AN DIR, ŞAHİDİM, HZ. MUHAMMETTİR.” HİDAYETE ERDİRİLENLERDEN OLMAK İSTİYORSAK, UYACAĞIMIZ SÖZ ALLAH’IN SÖZÜ, OKUYACAĞIMIZ KİTAP YALNIZ KUR’AN OLMALIDIR.

Zümer 18: SÖZÜ DİNLEYİP DE ONUN EN GÜZELİNE UYANLAR VAR YA, İŞTE ONLAR ALLAH’IN HİDAYETE ERDİRDİĞİ KİMSELERDİR. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir. (Diyanet meali

Şuara 78: “O, BENİ YARATAN VE BANA DOĞRU YOLU GÖSTERENDİR.” (Diyanet meali)

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...