Bizler İslam’ı, öyle yanlış ve hurafe bilgiler ışığında yaşıyoruz ki, zerre kadar Kur’an’dan haberdar olsak, batılın gözlerimizdeki perdeyi çekebilsek yaptığımız yanlışlar karşısında, gece gündüz Allah’tan bağışlanmayı dilerdik. Ama bizlerin Kur’an ile aramıza öyle bir duvar örmüşler ki, KUR’AN’A ULAŞMAYI BIRAKIN, ONU ANLAŞILMASI ZOR VE HER BİLGİNİN OLMADIĞI, AÇIKLANMADIĞI BİR KİTAP İLAN ETTİK. İşin çok daha vahim olanı, Kur’an’ı doğru anlamak isteyen bir Müslümanın, mezhep alimleri yada Allah’ın Elçisinin rivayet hadislerine, mutlaka ihtiyacı olduğu, yoksa Kur’an’ı doğru anlayamayacağı inancının, topluma kabul ettirilmesidir. Allah Kur’an’da ne emrediyorsa, Allah ile aldatıcı din tüccarları, neredeyse topluma tamamen tersini Allah’ın emri diye öğrettiler ve bunlarında Allah katından olduğunu bizlere kabul ettirdiler. Eğer bizlerin Kur’an ile bağı olsaydı zalimlerin, din tacirlerinin aldatmalarına elbette kanmamız da mümkün olmayacaktı.
Allah, Kur’an’da kendi belirlediği yasalara, helal ve haramlara ALLAH’IN SINIRLARI der ve bu sınırları aşanları ZALİM, HADDİ AŞAN, GÜNAHKÂR olarak nitelendirip, büyük bir azapla uyarır. İslam’ı yaşarken, Kur’an’ın çizdiği sınırların dışına çıkmak, dini tahrif etmek, kendi nefsine zulmetmek ve aşırılığa sapmak anlamına gelir. Ne dersiniz, bizler İslam’ı Allah’ın Kur’an’da koyduğu sınırlarında yani tevhiy İNACIMIZIZA UYGUN MU YAŞIYORUZ, yoksa yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz diyerek, SINIR TANIMAZ MI OLDUK? Allah Kur’an’da indirdiği dini İslam’ı, TAM BİR TESLİMEYETLE yaşamamızı emreder. Teslimiyette araya hiç kimseyi koymadan, yalnız Allah’a yapılır.
Değerli din kardeşlerim, önce şunu lütfen unutmayalım. Allah sizlere şah damarından daha yakımın diyorsa, bizlere Kur’an ile gönderdiği mesajını, sizce bizlerin anlayacağı bir şekilde göndermeyip, daha sonrada bizleri emin olamayacağımız bilgilere/sözlere/rivayetlere muhtaç bırakıp, daha sonrada O mesajından, Kur’an’dan sorumlu tutar mı? Hesabın görüleceği O çetin gün gelmeden önce, lütfen aramıza hiçbir aracı koymadan, Kur’an ile yani Allah ile bağımızı kuralım ve Allah’ın istediği gibi, ayetler üzerinde dikkatle düşünelim. Daha sonra elbette her kaynaktan bilgiden faydalanalım. HAKKIN, DOĞRUNUN NE OLDUĞUNU BİLMEDEN, EĞRİYLE DOĞRUYU BİRBİRİNDEN ASLA AYIRAMAYIZ. ALLAH İLE DİREK BAĞINI KURAMAYANLAR, ALLAH İLE ALDATILMAKTAN ASLA KURTULAMAZLAR. Lütfen Allah’ın mesajını, tebliğini aracısız alalım. Çünkü Allah ne diyordu, “SİZLERİ KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM.” Allah’ın bu hükmü ışığında şimdide, Kur’an’dan nasıl istifade etmeliyiz ve İslam’ı hangi dikkatle yaşamalıyız ona bakalım.
Gerçek bir Müslüman, Kur’an’dan aldığı öğreti gereği şunu çok iyi bilir. Kur’an’a göre Hz. Muhammed’e ait olduğu iddia edilen hadisleri Kur’an ile sorgulamadan doğru kabul etmek, kesinlikle doğru değildir. Kur’an, her bilginin ve rivayetin vahyin süzgecinden geçirilmesini emreder. KUR’AN EN BÜYÜK VE TEK HAKEMDİR. Kur’an’ın bir adı Furkan’dır, doğruyu yanlıştan ayıran anlamındadır. Her söz Furkan’a arz edilmelidir. Kur’an’a uymayan rivayet reddedilir çünkü Allah, Kur’an’da hiçbir şeyi eksik bırakmadığını açıkça söylüyor. Bizler bu doğrultuda Kur’an’a bakar ve İslam’ı yaşarsak, GERÇEK HAK OLAN VAHİY İLE BULUŞABİLİRİZ. Peki neden böyle yapmalıyız, bu soru çok önemli. Hadislerin büyük kısmı zannî (kesin olmayan) bilgidir. Kur’an, zanna uymayı açıkça yasaklar (Necm, 28). Bilmediğin şeyin ardına düşme uyarısı vardır Kur’an’da. (İsrâ, 36).
Rivayetlerin doğruluğu mutlaka araştırılmalıdır (Hucurât, 6). Araştıracağımız tek kaynak, sorumlu olduğumuz KUR’AN’DIR. Allah’ın Resulünün Kur’an’a aykırı hiçbir söz söyleyemeyeceği Kur’an ayetleri ile sabittir çünkü Resul, Kur’an’a ilk uyan kişidir. Kendiliğinden dinî hüküm uyduramaz (Hakka, 44-46). O, sadece vahye tabi olmuştur (Yûnus, 15). DOLAYISIYLA KUR’AN İLE ÇELİŞEN BİR SÖZ RESULE AİT OLAMAZ. Resul vahiy dışı yaşananları gördüğünde, Mahşer günü ALLAH’IN RESULÜ ÜMMETİNDEN ŞİKÂYETÇİ OLACAKTIR. Şikâyet konusu Kur’an’ın terk edilmesidir (Furkân, 30). Hadisleri Kur’an’ın önüne geçirmek, onlar olmadan Kur’an anlaşılamazdı demek, KUR’AN’I TERK EDİŞE SEBEP OLUR. Özetle; bir sözün gerçekten Allah’ın Resulüne ait olup olmadığını anlamanın yegane ölçüsü, O SÖZÜN KUR’AN’IN RUHUNA, ADALETİNE VE TEVHİD İLKESİNE UYGUN OLMASIDIR.
Kur’an, aklı kullanmayı imanın ilk şartı sayar. “Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” uyarısı onlarca ayette geçer. Sorgulamadan inanmak, Allah’ın insana verdiği en büyük nimeti (aklı) iptal etmektir. Kur’an, atalarından gördüğü inançları sorgulamadan kabul edenleri sert şekilde eleştirir (Bakara, 170). KUR’AN KENDİSİNİ, KORUYUCU VE DENETLEYİCİ OLARAK TANIMLAR (Mâide, 48). Resul’e ait olduğu BİLMEYEREK DİNE ORTAKLAR KOŞMA (ŞİRK) RİSKİNİ DOĞURUR. İddia edilen bir söz/hadis, eğer Allah’ın koruduğu ve denetlediği Kur’an’ın ilkeleriyle çelişiyorsa, OTOMATİK OLARAK ELENİR, ASLA KABUL EDİLMEZ. Kabul ettiğimiz taktirde Kur’an ile çelişiriz.
Kur’an, din adına haram ve helal koyma yetkisinin, sadece Allah’a ait olduğunu vurgular (Yûnus, 59). Resulün görevi, Allah’ın helal ve haramlarını insanlara TEBLİĞ ETMEKTİR. Kur’an’da olmayan yepyeni haramlar icat edip rivayetleri sorgusuz kabul etmek, BİLMEYEREK DİNE ORTAKLAR KOŞMA (ŞİRK) RİSKİNİ DOĞURUR. Hadisler, Resulün vefatından yaklaşık 150-200 yıl sonra yazıya geçirilmiştir. Bu süreçte siyasi çatışmalar, mezhep savaşları ve kişisel çıkarlar nedeniyle binlerce uydurma söz, Resule nispet edilmiştir. Bu beşeri aktarım süreci, rivayetlerin mutlaka Kur’an filtresinden geçirilmesini zorunlu kılar. Bakın Allah Kur’an için neler söylüyor.
—BU KUR’ÂN, İMAN EDENLER İÇİN DOĞRU YOLU GÖSTEREN BİR REHBER VE ŞİFA KAYNAĞIDIR. (Fussilet 44)
—AND OLSUN, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, BÜTÜN ŞAN VE ŞEREFİNİZ ONDADIR. HÂLÂ AKILLANMAYACAK MISINIZ? (Enbiya 10)
—ALLAH’TAN VE O’NUN AYETLERİNDEN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR? (casiye 6)
Bu ve benzeri onlarca uyarıları alan bizler, neden Kur’an dışında rehber kitaplar arıyoruz sizce? Çünkü Allah’ın rehberini, aklımızı kullanıp, düşünerek okumuyoruz ve kendimizi yanlış bilgilerden kurtarıp, temizleyip, arındırıp günümüz tabiriyle söylemek gerekirse, ALLAH’IN KİTABIYLA KENDİMİZE FORMAT ATMIYORUZ. Kendimize gelmezsek, ileride boşa geçen günlerimize acıyacağız. Bakın Allah bizlere Kur’an’da ne diyor ve uyarıyor, bizlere dini anlattığını söyleyen, ruhban sınıfının din tacirleri, Allah ile aldatıcılar, hatırlayın neler söylüyorlar.
Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, Kur’an dan hesaba çekeceğim diye hükmünü verdiği halde bizlere, yalnız Kur’an ile din yaşanır mı, Allah peygamberimizi postacı olarak mı gönderdi. Bir o kadar daha peygamberimizin dine koyduğu hükümler vardır, onlardan da sorumluyuz demiyorlar mı? Hâlbuki Allah ne diyordu ayetinde. RESULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR. (Ankebut 18). BİZ RESULLERİ, SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ. (Kehf 56). SENİN GÖREVİN, SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR. (Rad 40). Bunca açık ayetlere iman ettiğimizi söylediğimiz halde, bu yalan ve iftiralara nasıl inanıyoruz? Çünkü bu yalanları anlatanlar, toplumun Kur’an ile arasına girdiler ki, onu anlamadan okutup, anlattıkları yalan ve iftiralar ortaya çıkmasın. Kur’an’ın açık ve detaylı olmadığını inatla iddia edenler, Allah’ın anlayasınız ve Allah ile aldatıcıların tuzağına düşmeyesiniz diye, Kur’an’ı nice örneklerle açıkladık, Allah Kur’an’ı zaten açıklamak bize düşer dediği halde, bu zalimlerin tuzağına ne yazık ki düştük. Hiç düşünmedik, Allah açıklamadığı izah etmediği bir kitaptan, bizleri nasıl imtihan eder? DİN TACİRLERİNE, NEDEN BU SORUYU SORMUYORUZ? Soramıyoruz çünkü Kur’an ile bir bağ kuramadık. BÖYLECE, MUTTAKİLERDEN OLAMADIK.
Allah cümlemizin yardımcısı olsun. KUR’AN’I ANLAYABİLMEK ADINA ÇABA GÖSTEREN HERKES KAPASİTESİ, GÜCÜ ÖLÇÜSÜNCE SORUMLU OLACAĞINI Allah özellikle söylüyor ve kaldıramayacağınız bir yük, asla sizlere yüklemem diyorsa, lütfen gelin rivayetlere değil, Allah’ın sözlerine kulak verelim.
“ALLAH, KİMSEYE GÜCÜNÜN ÜSTÜNDE BİR SORUMLULUK YÜKLEMEZ.” (Barka 286)
“ANDOLSUN BİZ, KUR’AN’I DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK.” (Kamer 17)
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

Yorumlar
Yorum Gönder