Ana içeriğe atla

Allah'ım Merhametsizleri Bize Musallat Etme.







 

İslam dini demokrasiye, yani toplumun seçimle ehil insanlar tarafından yönetilmesine önem verir. Onun içinde Allah iman edenleri uyararak, bakın ne tavsiyede bulunur.
 
Nisa 58: Allah, size, EMANETLERİ MUTLAKA EHLİNE VERMENİZİ ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman ADALETLE HÜKMETMENİZİ emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. (Diyanet meali)
 
Peki bizler Allah'ın bu öğüdünü tutuyor ve yönetim emanetini, ehil insanlara veriyor muyuz? Burası önemli. Demek ki Allah'ın emri, bizleri yönetecek kişilerin adaletten ayrılmayan, ehil insanlardan seçmemizi özellikle istiyor. Seçilmiş yöneticilerinde, adaletle hükmetmesi uyarısını yapıyor. Ya bu emri toplum olarak yerine getirmiyorsak, sonuç ne olur? Ya bu toplum, yine Kur’an'ın uyardığı gibi, yalnız Kur’an'ın ipine sarılın, sakın Kur’an'ın sınırlarını aşmayın emri yerine, batıl inançların ardı sıra gidiyor ve yöneticilerimizi ehil olup olmadığına bakmadan seçiyorsak ne olacak. Onun cezasında elbette bizler çekiyoruz. Bu konuda bakın Allah neler söylüyor.
 
Rad 11: Her insan için önünden ve arkasından takip edenler vardır. Allah'ın emrinden dolayı onu gözetirler. ALLAH BİR KAVME VERDİĞİNİ, O KAVİM KENDİSİNİ BOZUP DEĞİŞTİRMEDİKÇE DEĞİŞTİRMEZ. Allah bir kavme de kötülük murad etti mi, artık onun geri çevrilmesine de imkân yoktur. Onlar için Allah'tan başka bir veli de bulunmaz. (Elmalı meali)
 
Yukarıdaki ayet aslında, içinde yaşadığımız yanlışların tam özünü anlatıyor ve diyor ki, sizleri takip ediyorum. Bana Müslüman olduğunuzda, iman ettim dediğinizde verdiğiniz sözü tutup tutmadığınıza bakıyorum. Verdiğiniz sözden dolayı, sizlere verdiğim bereket, sağlık ve mutluğu, huzuru sizler verdiğiniz sözü tuttuğunuz sürece değiştirmem. Eğer sözünüzü tutmayıp, gönderdiğim rehberin dışına çıkarda, yalnız Kur'an'ın ipine sarılın dediğim halde, başka iplere sarılarak batılın ve hurafenin yolcusu olursanız, verdiğim tüm nimetleri sizden geri alırım diyor. Beni bunu yapmaktan, kimse alı koyamaz diye de ekliyor. Buradan şunu çıkartabiliriz, bizleri yöneten kişileri eğer düşünmeden, menfaatlerimiz ağır basarak ehil insanlardan seçmiyorsak, adaletsizlikleri gördüğümüz halde ses çıkarmıyorsak, bunun sonucuna da katlanmasını bilmeliyiz. Bu konuda Allah'ın elçisinin çok güzel bir duasını, sizlere hatırlatmak istiyorum.
 
"ALLAH' IM, MERHAMETSİZLERİ BİZLERE MUSALLAT ETME."
 
Yine Allah'ın Resulünün, çok dikkat çekici bir uyarısınıda hatırlatmadan geçemeyeceğim. "NASILSANIZ, ÖYLE İDARE EDİLİRSİNİZ." Lütfen Allah'ın Resulünün bu uyarılarından dersler çıkartalım, yoksa Allah'ın gazabından asla kurtulamayız. Menfaatlerimiz için, merhametsiz ve adaletsiz insanları, yöneticiler olarak seçersek eğer, BİR GÜN MERHAMETSİZLİK VE ADALETSİZLİK, BİZLERİ DE İÇİNE SÜRÜKLEYECEKTİR. Son pişmanlık fayda etmez unutmayalım. Kur’an'ın ışığında, onun uyarıları doğrultusunda şöyle bir sonuç çıkartırsak, sanırım yanlış olmasa gerek. Ne dersiniz?
 
HALKIN ADALETSİZ, KENDİ ŞAHSİ ÇIKARLARINI DÜŞÜNEN, KÖTÜ YÖNETİCİLERİ İŞ BAŞINA GETİRMELERİ, ALLAH’IN ONLARA GAZAP ETMEKTE OLDUĞUNUN, İYİ YÖNETİCİLERİ İŞ BAŞINA GETİRMELERİ İSE, KULLARINDAN MEMNUN OLDUĞUNUN İŞARETİDİR.
 
Hayatımızda çok karşılaşırız ve deriz ki zalimler menfaatleri, çıkarları için, bir birlerini yok etmekle meşguller. Gerçektende zalim ve adaletsizleri yok etmek, onlarla mücadele etmek çok zordur. Ancak onlar birbirilerini yok ederler ve o zaman bizler deriz ki, İLAHİ ADALET TECELLİ ETTİ. İşte bu konuda da Yaradan, bizlere uyarısını yapıyor yüreğimize su serpiyor ve bakın ne diyor. İŞTE BÖYLECE İŞLEDİKLERİ GÜNAHLARDAN ÖTÜRÜ, ZALİMLERİN BİR KISMINI, DİĞER BİR KISMININ PEŞİNE TAKARIZ."ENAM 129 ( Diyanet vakfı meali)
Bu ayetten alacağımız çok büyük dersler vardır. Bizler lütfen şunu asla unutmayalım. ADALETSİZLİKLE HÜKMEDENLER, ADALETSİZLİĞİN BATAĞINDA BİR GÜN MUTLAKA BOĞULURLAR. Ben yaptım oldu, istediğimi yaparım diyenlere, kontrolsüz gücünün kontrolünün, Allah katında olduğunu hatırlatmak isterim. Bizler gibi düşünmeyip inanmayanlara karşı, öyle adaletsiz davranıyoruz ki, kendimizi  adeta adaletin kılıcı olarak görüyoruz. Yaptığımız yanlışlara, toplumu aldatabilmek için dini klıflar buluyor ve onları Allah ile aldatmaktan çekinmiyoruz. Unutmayalım yaptığımız yanlışlar, adaletsizlikler, mutlaka bir gün bizlere geri dönecektir.
 
Maide 8: Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. BİR TOPLUMA OLAN KİNİNİZ, SAKIN HA SİZİ ADALETSİZLİĞE İTMESİNÂdil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. (Diyanet meali)
 
MÜHLET TANIYAN RABBİMİZİN MÜHLETİNİ SINAYANLAR, BİR GÜN CEVABINI ALLAH'TAN ALACAKLARDIR.
 
Kur’an'ın uyardığı gibi, adaletle hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendisidir.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...