Ana içeriğe atla

MÜSLÜMANLIK NAMAZSIZ OLUR, AMA AHLAKSIZ OLMAZ DÜŞÜNCESİ, NE KADAR DOĞRU BİR YAKLAŞIM.

MÜSLÜMANLIK NAMAZSIZ OLUR, AMA AHLAKSIZ OLMAZ DÜŞÜNCESİ, NE KADAR DOĞRU BİR YAKLAŞIM.



Ne yazık ki İslam, hurafe ve batılla öyle yaşanır oldu ki, Allah ın emirlerinin, tavsiyelerinin doğru anlaşılmasına engel teşkil ediyor.  Şöyle bir düşünce var toplumda. “MÜSLÜMANLIK NAMAZSIZ OLUR, AMA AHLAKSIZ OLMAZ.”  Bu sözleri okuyunca, bizlerin namazı hiç anlayamadığımız, ya da özünden ne derece saptırıldığını daha iyi anlıyorum. Bu sözler yaşanan İslam ın, kötü örneklerinin toplum tarafından üzüntüyle karşılanmasının, dışa vurumu olduğunu düşünüyorum. Müslüman gerçek namaz ile buluşmuş ise zaten AHLAKLIDIR. Eğer ahlaksız ise, o Müslüman görünümlü MÜŞRİKTİR, İNKARCIDIR. 


Her konuda olduğu gibi, namaz konusu da mezheplerin ve FIKIH inancının etkisiyle amacından, özünden saptırılmıştır. Namaz, anlamını bilmeden yatıp kalkmak değildir, önce bunu anlamalıyız. Allah bir emir veriyorsa, onu gereği gibi yapmıyorsak, elbette hiçbir faydası olmayacaktır. Öyle olunca da günde beş vakit namaz kıldığını zanneden kişilerin, ne yaptıklarından habersiz oluşları, onlara fayda da sağlamayacaktır. Amacından uzak namaz kılanlarında, ahlaklı olmaları elbette beklenemez. Namaz bizleri doğruya yönelten araçtır ve AMACA YÖNELİKTİR. AMAÇTA, ALLAH A SAYGISI OLAN VE ONUN YOLUNDAN YÜRÜYEN TOPLUM YARATMAKTIR

Bu düşünceden yola çıktığımızda, namazını gösteriş için kılan, ne yaptığından habersiz, ne söylediğini bilmeyen kişilerin, aslında namaz kılmadığı, kılar gibi yaparak gösteriş yaptığını söyleyebiliriz. ALLAH BÖYLE NAMAZ KILANLARA, YAZIKLAR OLSUN DİYEREK LANETLEMİŞTİR. 

Namazı gereği gibi kılmayan birisi, bazı durumlarda, HİÇ KILMAYANDAN DAHA KÖTÜ DURUMDA OLABİLİR ALLAH KATINDA. Bu kişiler dini istismar edenlerdir. Bu insanların sayesinde, din yara almakta ve namaz gibi önemli bir ibadetin, önemsiz gibi gösterilmesine neden olmaktadır. Şöyle düşünün lütfen. Öyle namaz kılanlar vardır, çevresinde ahlaklı ve doğru bilinirler takdir edilirler. Öyle namaz kılanlarda vardır ki, ahlak ve insanlıktan çok uzaktadır. SORUN NAMAZDA DEĞİL , İNSANIN BİZZAT KENDİSİNDEDİR. Aynı şeyi hiç namaz kılmayanlar içinde söyleyebiliriz. Öyle namaz kılmayanlar vardır ki, ahlaklı ve doğru bir insandır, yine öyle namaz kılmayan insan vardır ki, ahlaksız ve toplumda güvenilmeyen insandır. 

Bu durumda nasıl olurda, bu kötü örneklerden yola çıkarak, MÜSLÜMANLIK NAMAZSIZ OLUR, AMA AHLAKSIZ OLMAZ deriz. Bizler Kur’an da geçen Salat/namaz konusunu, ne yazık ki batıl inançlarla öyle harmanladık ki, aklı başında insanlar, böyle namazın ne faydası olur deyip çıkabiliyor işin içinden. Bizlere düşen, Allah ın SALAT/namaz konusunda bizlere ne anlattığı ve SALATIN/namazın amacının ne olduğunu, doğru anlamak ve anlatmak olmalıdır. Salat yalnız bizlerin kıldığı namaz değildir. Bu gerçeği lütfen artık fark edelim.

Allah yemin olsun ki, sizler için kolaylaştırdım dediği Kur’an da geçen her hükmü, bizler beşeri FIKIH inancıyla, rivayetlerle elimizden geldiğince zorlaştırdık. Namaz konusunu Allah Kur’an da, çok basit ve kolay bir şekilde emrettiği halde, ne yazık ki Kur’an da geçmeyen rivayet bilgilerle zorlaştırdık. 

SALÂT YANİ DUA, DESTEK OLMAK, VE NAMAZ, ALLAH İLE İRTİBATTIR, toplumlar arası yardımlaşmadır.  ALLAH İLE İRTİBAT KURMAYLA,  AHLAKLI OLMANIN NASIL FARKLI BİR MANTIĞI VAR Kİ, BUNUN İKİSİNİ AYIRABİLİYORUZ. Allah ile irtibatında samimi olan, Allah ın uyarılarına da harfiyen uyar, yani AHLAKLI bir insan olur. Gösteriş için namaz kılan, kendinden başkasını düşünmeyen, Allah a verdiği sözlerinde durmayan, Allah ın vereceği cezalar neticesinde çok daha kötü bir insan olur ki, böyle insanların ahlaklı olması düşünülemez. Hatta Allah böyle insanları toplumda, rezil edecek durumlara düşürür, düşüyorlar da zaten. Ondan sonrada bir birlerini aklamaya çalışıyorlar. Tabi hepsi boşuna çabadır, güneş balçıkla sıvanmaz.

Bu gerçeklerin farkında olmayan bizler, bakın namaz kılanları görüyor musunuz ahlaktan uzak, küçük çocukları bile taciz edebiliyorlar diyerek, farkında olmadan Kur’an ın, İslam ın emirleri neredeyse ikinci plana itilmektedir. KUR’AN IN NAMAZ GİBİ, GÜZEL BİR ÖRNEĞİNİ, KÖTÜ AMAÇLI KULLANAN KİŞİLERİN TAVIRLARI VE DAVRANIŞLARI İLE LÜTFEN KARŞILAŞTIRMAYALIM. KÖTÜ DAVRANIŞ SAHİBİNE AİTTİR. Hâlbuki Allah dine nifak sokan, Allah ın emirlerini batıl ve hurafelerle yaşayan insanların, İslam dini içinde asla olamayacağını, Kur’an da bildirmiştir bizlere.

Namaz kılmayan bir insan ile namaz kılarak bunu gösteriş haline dönüştüren ve bundan çıkar elde edenleri Allah, asla bir tutmaz. Namaz kıldığını zanneden bir insan, her namazında Allah a söz verdiği halde, sözünde durmayan yani dönek bir insandır. Daha namaz kılmaya başlamayan, ama doğrunun arayışında olan bir insanın, her an namaz kılarak Allah ile irtibat kurma, onu zikrederek, ona söz verme şansı vardır. 

Bu konuyu peygamberimizin ÜMMİ oluşu ile açıklayabiliriz. Peygamberimiz ÜMMİYDİ, yani batıl yolcularının söylediği gibi, ümmi okuma yazma bilmeyen değil, o günkü Ehli kitaba tabi olmayan, ama doğrunun arayışı içinde olan bir insandı. Allah batıla ve hurafeye inanan bir toplum içinden değil ama doğrunun arayışı içinde olan, DİN İLE HİÇ BİR İLGİSİ, BAĞLANTISI OLMAYAN bir kulunu, elçi olarak görevlendirmişti. Sanırım ne demek istediğim, şimdi daha doğru anlaşılmıştır. 

Bu konuda yine Kur’an dan bir örnek daha vermek gerekirse, Allah ın elçisi gönül gözü kapalı (ağma) inanmayan bir kişi ile karşılaşınca, herhalde onunla vakit kaybetmemek için olsa gerek, görmezden geliyor. Allah hemen ayet indiriyor ve elçisini uyarıyor. “EY RESULÜM, ONUN DAHA SONRA İMAN ETMEYECEĞİNİ NEREDEN BİLİYORSUN” İşte Kur’an ın öğütleri bu kadar açıktır. Birisi namaz kılmıyor diye, nasıl onu kınayamaz ve saygısız bir üslupta bulunamazsak, namaz kılıp ta kötü davranışlarda bulunan kişilerin, kötü davranışlarını NAMAZ İLE BAĞLANTI KURUP, KÖTÜ BİR ANLAM YÜKLEYEMEYİZ, NAMAZI KÜÇÜMSEYEMEYİZ.  Ayrıca namaz kılmanın, doğru ve dürüst bir insan olmak için, adeta ikinci planda bir davranış anlamına gelecek, sözleri de söyleyemeyiz.

Bizler Kur’an ı dikkatle, anlayarak okumalı ve onun dışından hiçbir hurafe inancı İslam a sokmamalıyız. Namazın Allah ile bağlantı kapısı olduğunun bilinciyle, mutlaka onunla sohbetimizde gönülden ve ciddiyetle, anlamını bilmeden söylediğimiz sözlerle değil, anlayarak bilerek Allah a hitap etmeliyiz. Böyle yaptığımız takdirde, namazın özüne vakıf oluruz. Allah a verdiğimiz sözlerinde bilinciyle, hayatımızı yaşarız. Böyle bir insanın ahlaksız, yalancı, ırz düşmanı olabilmesi zaten mümkün değildir.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...