Ana içeriğe atla

Ali İmran 90. Ayet. Tövbeleri Asla Kabul Edilmeyecekler, Sizce Kimler?



Bizleri Kur’an'dan uzaklaştırmalarının, Kur’an'ı anlayarak, düşünerek okumamızı engelleyenlerin asıl sebebi, bizleri nasıl Allah ile aldattıklarının farkına varmamamız adınadır. Lütfen değerli kardeşlerim batıla, hurafeye ve sanı bilgilere değil, Allah'ın nuru eşi benzeri olmayan Kur’an'ı, Allah'ın emrettiği gibi anlayarak ve düşünerek dikkatle okuyalım ki, ayetler üzerinde Rabbimizin emrettiği gibi DÜŞÜNEBİLELİM. Eğer bunu yapmadan, Allah'ın emaneti canımızı teslim edersek, inanın mahşer ünü pişmanlıklarımızın o zaman hiçbir faydası olmayacaktır. Yaptığımız onca ibadetin, hayrın, duanın boşa gitmesini istemiyorsak, Ali İmran suresi 90. ayet üzerinde, lütfen çok ama çokkkkkk dikkatle düşünelim. Bu ayeti iki farklı mealden özellikle  yazıyorum ki konu daha iyi anlaşılsın.

Ali İmran 90: İMANDAN SONRA İNKÂR EDİP, SONRA DA İNKÂRDA İLERİ GİDENLERİN TEVBELERİ ASLA KABUL EDİLMEZ.  İŞTE ONLAR SAPKINLARIN TA KENDİLERİDİR. (Mehmet Okuyan)

Ali İmran 90: ELBETTE İMANLARININ ARDINDAN, İNKÂRCILIĞA SAPIP SONRA İNKÂRLARINI DAHA DA ARTTIRANLARIN TÖVBELERİ, ASLA KABUL EDİLMEYECEKTİR. VE İŞTE ONLAR, SAPKINLARIN TA KENDİLERİDİRLER. ( Kur'an yolu. Diyanet İşl.)

Değerli kardeşlerim, bakın Allah kimlerden bahsediyor, lütfen buraya dikkat edelim. Bu ayet iman etmeyenlerden değil, tam tersine öyle bir iman edenler var ki, onlar Allah'ın vahyine iman ettiklerini, ona güvendiklerini söyledikleri halde bu sözünde durmayan, Allah'ın ipin sarılın, emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin, çünkü sizlere elçilerim aracılığıyla gönderdiğim vahyimden hesaba çekeceğim dediği halde, batılın ve sanı bilgilerin etkisinde dinini yaşayanlara, Allah'ın ayetlerini görmezden gelenlere söylüyor Rabbimiz bu sözleri. Yani gelmiş geçmiş ve günümüzde yaşayan, kendilerini iman ettiğini zanneden kişilerden özellikle örnek veriyor.

Ama günümüz batıl, hurafe yolcuları, bu ayet sanki hiç onları ilgilendirmiyor muş gibi davranıyorlar. Çünkü gözlerini batıl ve hurafeler bürümüş, böylece gözler perdeli, gönüller Allah'ın kelamına karşı taş kesilmiş. Ne diyorlardı Kur’an için hatırlayalım. “YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ. KUR’AN'DA HER BİLGİ YOKTUR, ÖZET BİLGİLER VARDIR. PEYGAMBERİMİZİN RİVAYET HADİSLERİ OLMASAYDI, KUR’AN KAPALI KALIR ANLAŞILAMAZDI.” Allah'ın yüzlerce ayetinin tam tersi düşünceyi söyleyen bu kişilere karşı Allah, bu ayette hesap günü, TÖVBELERİNİ ASLA KABUL ETMEYECEĞİM ONLARIN DİYOR Allah en son vahyinde, yalnız Kur’an'ın ipine sarılın, sizlere her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız, biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık, sorumlu olduğunuz kitap Kur’an dır, sakın onun sınırını aşmayın emrini verdikten sonra, Kur’an'a bu sözleri söyleyen ve inananlar, Allah'ın yolundan sapmış demektir.  ALLAH BU İNSANLARA İNKÂRCI, KÂFİR OLDULAR, ONLARIN TÖVBELERİNİ KABUL ETMEYECEĞİM DİYOR. Batıl, hurafe ve sanı yolcuları, bu ayette Allah Kur’an'a iman etmeyenlerden bahsediyor diyorlar. Bakın önceki ayetlerde Allah,  mahşer günü tövbelerini asla kabul etmeyeceği kullarının, kimler olduğunu nasıl açıklıyor.

Ali İmran 86: İMAN ETMELERİNDEN, RESUL’ÜN HAK OLDUĞUNA ŞEHADET GETİRMELERİNDEN VE KENDİLERİNE APAÇIK DELİLLER GELMESİNDEN SONRA İNKÂRCILIĞA SAPAN BİR KAVME, ALLAH NASIL HİDAYET NASİP EDER? Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez. (Diyanet vakfı meali)

Ali İmran 87–88: İŞTE ONLARIN CEZASI, ALLAH'IN, MELEKLERİN VE BÜTÜN İNSANLIĞIN LÂNETİNE UĞRAMALARIDIR. BU LÂNETE EBEDÎ GÖMÜLÜP GİDECEKLER. ONLARIN AZAPLARI HAFİFLETİLMEZ; YÜZLERİNE DE BAKILMAZ. (Diyanet vakfı meali)

Ali İmran 89: ANCAK, BUNDAN SONRA TÖVBE EDİP YOLA GELENLER BAŞKA. Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir. (Diyanet vakfı)

Gördünüz mü, Allah kimden bahsediyor muş. İman etmelerinden, Resulün hak olduğuna inandıklarından ve en son KENDİLERİNE APAÇIK DELİLLER YANİ KUR’AN GELMESİNDEN SONRA inkârcılığa saptılar diyor. Peki, inkârcılığa nasıl saptılar, apaçık delil Kur’an'dan başka kitap olabilir mi? Allah benden başka şefaat edecek yok, hiçbir şefaatin olmadığı o günden sakının dedikçe, kendilerini kurtaracak şefaatçiler edindiler. Allah emin olmadığınız sanı, rivayet bilgilerin ardına düşmeyin, yalnız Kur’an'ın ipine sarılın, çünkü sizleri Kur’an'dan hesaba çekeceğim dedikçe, yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz, Kur’an detaylı değildir her bilgi yoktur diyerek edindikleri velilerin kitaplarını rehber edindiler. Hatta sakın veliler edinip ardı sıra gitmeyin diye uyardığı halde. İşte bu ve buna benzer, Kur’an'ın emrettiği hükümlerin tam tersine inanıp, Allah'ın ayetlerini görmezden gelenlere Allah, böyle kulları için inkârcı, yoldan sapmış kâfir oldular, onların tövbelerini kabul etmeyeceğim diyor. Özet olarak söylemek gerekirse, iman ettim dedikten sonra, batıla hurafeye sapıp batılda ısrar edenleri Allah affetmeyeceğini açıkça söylüyor. Aynı konuda Rabbimiz bir başka ayetinde de bakın nasıl uyarıyor.

“İMAN EDİP SONRA İNKÂR EDENLERİ, SONRA YİNE İMAN EDİP TEKRAR İNKÂR EDENLERİ, SONRA DA İNKÂRLARINI ARTTIRANLARI ALLAH NE BAĞIŞLAYACAK, NE DE ONLARI DOĞRU YOLA İLETECEKTİR.” (Nisa 137)

Allah Ali İmran 89. ayette uyarıyor ve bu dünyadayken emaneti teslim etmeden bu hatalarından vazgeçerseniz sizleri affederim diyerek, Allah'ın bağışlayıcı, şefkatli ve merhametli olduğunu bir kez daha bizlere bildiriyor. 

DEĞERLİ KARDEŞLERİM, LÜTFEN KENDİMİZE GELELİM, BATILDAN UZAK YALNIZ KUR’AN'IN İPİNE SARILALIM. ALLAH'IN AYETLERİ İLE BEŞERİ SÖZLERİ KARŞILAŞTIRMAYALIM, RİVAYETLERİ KUR’AN'DA GÖREMEDİĞİMİZDE, KUR’AN'I YETERSİZ VE EKSİK GÖRMEYELİM. ALLAH'IN HUZURUNA KUR’AN'DAN HABERSİZ, BATIL TAKİPÇİSİ OLARAK ÇIKARSAK, İNANIN ZALİMLERİN VE ALLAH İLE ALDATICILARIN TUZAĞINA DÜŞTÜĞÜMÜZÜ O GÜN ANLADIĞIMIZDA, ELİMİZDEN HİÇ BİR ŞEY GELMEYECEK. ALLAH KUR’AN'IN SINIRLARINI AŞAN, ALLAH'IN VAHYİNİ YETERLİ GÖRMEYEN KULLARININASLA TÖVBELERİNİ KABUL ETMEYECEĞİNİ SÖYLÜYOR. LÜTFEN BU UYARIYI DİKKATE ALALIM VE UNUTMAYALIM. ALLAH SİZLER KUR'AN'DAN SORUMLUSUNUZ DİYORSA, BU DURUMDA SİZCE ALLAH, KUR’AN'IN DIŞINDAN BİLGİ VE HÜKÜMLERDEN DE BİZLERİ SORUMLU TUTAR MI? UNUTMAYALIM SÖZÜN EN GÜZELİ, EN DOĞRUSU ALLAH'IN SÖZLERİDİR. KARAR SİZİN, İMTİHAN SİZİN İMTİHANINIZ.

Ali İmran 78: Onlardan bir grup var ki, KİTAPTA OLMAYAN BİR ŞEYİ SİZ KİTAPTAN SANASINIZ DİYE, DİLLERİYLE KİTABI ÇARPITIRLAR ve Allah'tan olmadığı halde, “Bu, Allah katındandır!” derler, böylece bile bile ALLAH HAKKINDA YALANLAR UYDURURLAR. (Bayraktar Bayraklı)

Mülk 29: De ki: “Bizim Rabbimiz Rahmân'dır. O'na inandık ve yalnız O'na güvendik. YAKINDA, KİMİN APAÇIK BİR SAPIKLIK İÇİNDE OLDUĞUNU BİLECEKSİNİZ.” (Bayraktar Bayraklı)

Enbiya 10:  Andolsun, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ SİZİN BÜTÜN ŞEREF VE ŞANINIZ ONDADIR. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? (Diyanet meali)

Zuhruf 44: Şüphesiz bu Kur’an, Sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ. (Diyanet meali)


Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Dualarımızda Geçen Âmin Sözcüğünün Ana Kaynağı.

Biz Müslümanlarda okuma, araştırma ve sorgulama özelliği çok fazla gelişmediği için, din adına anlatılanları ve öğretilenleri de hiç sorgulamadan hayatımıza geçiriyoruz. Onun içinde büyük hatalar yapmamız kaçınılmaz oluyor. Bugün, üzerinde belki de hiç düşünmediğimiz ve araştırmadığımız bir konu üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bizler dualarımızın, yada olmasını istediğimiz bir şeyin, Allah’tan isteğimizin bir onayı anlamında kullandığımız,  AMİN  kelimesi üzerinde olacak. BİLİYOR MUSUNUZ BİLMİYORUM AMA ÂMÎN SÖZCÜĞÜ KUR’AN’DA BU ŞEKLİYLE KULLANDIĞIMIZ ANLAMDA, YANİ KABUL ET ALLAH’IM ANLAMINDA HİÇ GEÇMEZ.  Bu kelimenin Kur’an’da geçmediğini gönül rahatlığıyla söyledikleri halde, bakın bu kelimeye delil, kanıt nereden buluyorlar her zaman yaptıkları gibi. Din işleri yüksek kurulunun bu konu ile ilgili yazdığı bir bölümü sizlere yazmak istiyorum, bakın AMİN kelimesine delil ve kanıt neler gösteriliyor.   “Âmîn”, Yüce Allah’ın k...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...