Ana içeriğe atla

BİR ERKEK EŞİNE, ÜÇ KEZ BOŞ OL DEDİĞİNDE,BOŞANMA GERÇEKLEŞİR Mİ?





Yaşadığımız İslam’ı bizler, kendi ellerimizle yaşanmaz hale getirdik. Nefislerimize hâkim olmanın yolunu bulmak yerine, nefsimize uyan kuralları, Allah emri diye sunanların sözlerine inanmak, daha çok hoşumuza gitti. Bugünkü yazımın konusu, İslam dininde boşanma hakkında olacak. BİR ERKEK EŞİNE, ÜÇ KEZ BOŞ OL DEDİĞİNDE acaba, o evlilik biter mi? Sizce böyle bir boşanmayı Allah, onaylıyor olabilir mi? Günümüzde bizlere dini anlatanlar, mezheplerin öğretisine göre, bir erkeğin eşine üç kez boş ol dediğinde, o evliliğin biteceğini söylemektedirler. Peki kadın kocasına bunu söyler mi dediğimizde, hayır ona boşanma hakkı verilmemiş diyerek, adeta İslam dinini erkeklerin tek elinde bir din gibi göstermektedirler. Tüm bunlar Allah’a ve onun dini İslam’a saygısızlıktır.

Değerli din kardeşlerim, bu iftiraya lütfen alet olmayalım ve inanmayalım önce bunu hatırlatmak isterim. KUR’AN EVLİLİĞİ ÇOK CİDDİYE ALIR DUYGULARIN, NEFİSLERİN ANİ KARARLARININ SÖZLERİYLE EVLİLİK BAŞLAYAMAYACAĞI GİBİ BİTMEZ, BİTECEĞİNE İNANMAK, NEFSİ ARZULARININ USLANMAZ BİR ESERİDİR. Ciddiyetten, akıl ve mantıktan uzak böyle bir yetkiyi Allah, ne erkeğe verir, nede kadına. Bu sözlere nasıl inanırız. Bu kadar mı nefsimizin esiri olduk. Bu kadar mı Kur’an’ı terk ettik? İslam dininde evlenmenin ve boşanmanın kuralları Kur’an’da açıklanmıştır. Evlenirken konmuş olan kurallar, boşanma içinde aynen geçerlidir, kurallar tersine işler, hatta boşanma daha da zorlaştırılmıştır. Allah Nisa suresi 19. Ayetinde, eşlerinizle iyi geçinin diye bizleri uyarır. Yine Nisa suresi 34. Ayette geçimsiz, iffetinden şüphe ettiğiniz kadınlarınız olursa, bakın neler yapılmasını öğütlüyor, boşanma kararı almadan önce.

ÖNCE ÖĞÜT VERİN, UYARIN. EĞER ÖĞÜT İŞE YARAMAZSA, ONUNLA YATAKLARINIZI AYIRIN. Dikkat ederseniz çiftlerin bir birlerine karşı, belirli bir süreçten geçirilmesinden bahsediliyor. Bu konu her iki taraf içinde geçerlidir. Ben senden boşandım demek, o kadar kolay değildir Allah’ın dininde. Ama beşerin yarattığı, rivayetlerin şekillendirdiği dinde elbette çok kolaydır. Tüm bu çabalardan sonrada Kur’an’ın önerisi, çiftlerin boşanması değil lütfen dikkat. TÜM BU ÇABALAR İŞE YARAMIYORSA, EŞİNİZİ EVDEN ÇIKARTIN, YANİ BABA EVİNE GÖNDERİN, HER İKİ TARAF İÇİN DÜŞÜNME FIRSATI OLSUN. Bakın hala boşanmadan söz etmiyor Allah ayetinde. Yani erkek eşine kızarak, üç kez boş oldun demesi ile evliliğin bitmesi gibi bir yetkiye asla sahip değildir erkek. Ayetin sonunda da bakın ne diyor. Tüm bunların sonunda, eşiniz size saygılı davranır da hatasını anlarsa, onların aleyhine başka bir yol aramayın, onları bağışlayın diyor. Peki, daha sonra nasıl tavsiyelerde bulunuyor Kur’an? Eşiniz baba evine gitti ya da geçimsizlikten boşanma durumuna geldiniz. 

Nisa 35: Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, ERKEĞİN AİLESİNDEN BİR HAKEM VE KADININ AİLESİNDEN BİR HAKEM GÖNDERİN. Bunlar barıştırmak isterlerse, Allah aralarını bulur; şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır.(Diyanet vakfı meali)

Demek ki nasıl kolay evlenilmiyorsa, öyle kolayca boş ol demekle de boşanılmıyormuş. Aileler, veliler devreye giriyor, çiftin arası bulunması adına HAKEMLERE başvuruluyor. Ayrıca evlenirken nasıl şahitler, veliler huzurunda evlendiyseniz, boşanmak istendiğinde de yine şahitler huzurunda, velilerinde tavsiye ve düşüncelerinden istifade edip kuralların, geleneklerin ve kanunların geçerli olduğu bir süzgeçten geçiliyor. Dikkat ederseniz, Kur’an’ın boşanma konusundaki tavsiyeleri izlenen yol, yöntem, bugün bizlerin medeni kanunumuzda da var ve aynı süreç takip ediliyor. Hâkim hemen boşamıyor, çiftlere zaman tanıyor ve ailelerin araya girmesi ve barışmaları bekleniyor.

Boşanma konusunda erkekte, kadında aynı haklara sahiptir. Erkek Boşanmak istediğinde söylendiği gibi, kadına üç kez boş ol demekle değil, hâkimin karşına çıkarak yapılıyor, tabi daha önce yukarıda bahsettiğimiz yollar izlendikten sonra. İSLAM DİNİ, ERKEKLERİN DEREBEYLİĞİ DEĞİLDİR. EVLİLİK KURALLARINI KOYAN KUR’AN, BOŞANMANIN DA KURALLARINI AÇIKÇA KOYMUŞTUR, HEM DE ZORLAŞTIRARAK. Evlenecek çiftler kendi arasında biz evlendik diye ortaya çıkamıyorsa, kendilerinin bir birine söylediği boş ol sözleriyle de, boşanmış sayılamayacağını, lütfen unutmayalım. Nefsi duyguların ani kararları ile evliği hiç kimse sona erdiremez. Resmi olarak boşandığınız eşiniz, eğer gideceği bir yeri yoksa ona biz boşandık, hadi kapı dışarı diyemezsiniz, Allah’ın hükmüne göre kendisine bir yuva buluncaya kadar bakmak zorundasın.

Kur’an evlenme konusunda, kadını korumaya aldığı gibi, boşanma konusunda da koruma altına alarak, erkeği özellikle uyarmıştır. Bakara suresi 229. Ayetinde, aynı eşini en fazla iki kez boşayıp tekrar almaya hakkın var demiştir. Yani erkeğe eşini boşanma tehdidiyle, korkutamazsın uyarısı yapılmıştır Allah. Erkeğin evlilik bağını, kadına bir tehdit unsuru olarak kullanmaması için çok daha önemli bir ayet indirmiş ve bakın nasıl ikaz etmiştir erkeği Allah.

Bakara 230: EĞER ERKEK KARISINI (ÜÇÜNCÜ DEFA) BOŞARSA, KADIN, ONUN DIŞINDA BİR BAŞKA KOCAYLA NİKÂHLANMADIKÇA ONA HELÂL OLMAZ. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde, onlar (kadın ile ilk kocası) Allah’ın koyduğu ölçüleri gözetebileceklerine inanıyorlarsa tekrar birbirlerine dönüp evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar Allah’ın, anlayan bir toplum için açıkladığı ölçüleridir.

Bir erkek eğer, aynı eşi iki kez boşayıp evlendikten sonra, tekrar boşarsa bir daha normal şartlar oluşsa bile, aynı eşle kolay kolay evlenemez diyor ve öyle bir kanun, şart koyuyor ki, hiçbir erkek bu yolu takip ederek, tekrar aynı eşiyle evlenmeye cesaret edemez. Bu ayette anlatılan üç talak, yani üç kez boşanma durumunda, erkek aynı kadınla evlenemez bilgileri, evirip çevirilip çok farklı anlamlar verilmiş ve erkek üç kez seni boşadım dediğinde, evliliğin biteceğini topluma anlatmışlardır. BU ALLAH’IN AYETLERİNE, KANUNLARINA İFTİRADIR. Yaradan erkeklerin nefisleri ile kadınlara karşı neler yapacağını bildiği için, boşanmayı zorlaştırmış ve erkeğin evlilik konusunu kadınlara karşı silah olarak kullanmasının yolunu da kesmiştir.

Lütfen din adına söylenenleri, Kur’an ve akıl süzgecinden geçirelim. Allah’ın Resulünün döneminde de, ondan önceki devirlerde de evlilik, boşanma konuları kanunlarla belirlenmişti. Hiç kimse ben evlendim diyerek ortaya çıkamadığı gibi, ben eşimi boşadım diyerek de zaten ortaya çıkamıyordu. Fakat kanunlar ne yazık ki erkeklerin lehine olduğundan, kadınlar bundan zarar görüyorlardı. KUR’AN BU KONUYA DÜZENLEME GETİRMİŞ VE KADININ HAKLARINI KORUMA ALTINA ALMIŞTIR. Örneğin o devrin boşanma sebeplerinde, erkek kadına ZIHAR etmesi, yani seni anamın sırtı gibi görüyorum demesi, boşanma sebebi kabul edilirdi. Allah indirdiği ayetle bu geleneği, kuralı kaldırmıştır.

Değerli din kardeşlerim. Tüm bu açık gerçeklerden sonra, Kur’an’ın öneri ve tavsiyelerini hala görmezden gelerek, batılın ve hurafenin, din diye bizlere kabul ettirilmesine izin vermeyelim. Sorumlu olduğumuz Kur’an ile çok sıkı bir bağ kuralım. Bunu yapabilmek içinde, Kur’an’ı anladığımız dilden bolca okuyalım. Ayetler üzerinde düşünelim unutmayalım ki, Allah açıklamadığı, izah etmediği hiçbir şeyden bizleri sorumlu tutmaz. Kullarına zulmedici hükümler asla getirmez.

Saygılarımla

Haluk GÜMÜŞTABAK


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...