Ana içeriğe atla

Dinde Bölünmenin Acısını Çekiyoruz.






 
İslam toplumları olarak, dinde bölünmüşlüğün acısını ne yazık ki çekiyoruz. Allah dinde sakın bölünmeyin diye uyarıp ikaz ettiği halde, bizlerin günümüzde bölünmüşlüğümüzü açıklarken, bunu bir bereket, güzellik, zenginlik olarak göstermemiz, bizlerin ne derece Kur’an merkezli yaşamadığımıza güzel bir örnektir. Allah dinde bölünmenin tehlikesini, Kur’an'da bakın bizlere nasıl anlatıyor.
 
"GERÇEK ŞU Kİ, DİNLERİNİ PARÇA PARÇA EDİP KENDİLERİ DE GRUPLAŞANLAR, SEN HİÇ BİR ŞEYDE ONLARDAN DEĞİLSİN. ONLARIN İŞİ ANCAK ALLAH'ADIR. SONRA O, İŞLEMEKTE OLDUKLARINI KENDİLERİNE HABER VERECEKTİR." (Enam 159)
 
"(O müşrikler ki,) KENDİ DİNLERİNİ FIRKALARA AYIRMIŞ VE KENDİLERİ DE PARÇA PARÇA OLMUŞLARDIR Kİ HER GRUP KENDİ ELİNDEKİYLE ÖVÜNÜP SEVİNÇ DUYMAKTADIR." (Rum 321)
 
"AMA İNSANLAR, ARALARINDAKİ İNANÇ BAĞINI KESEREK KENDİ ARALARINDA PARÇA PARÇA OLDULAR. HER GRUP KENDİLERİNDE BULUNAN İLE SEVİNİP BÖBÜRLENMEKTEDİRLER." (Müminun 53)
 
"KENDİLERİNE APAÇIK DELİLLER GELDİKTEN SONRA PARÇALANIP AYRILIĞA DÜŞENLER GİBİ OLMAYIN. İŞTE BUNLAR İÇİN BÜYÜK BİR AZAP VARDIR." (Ali imran 105)
 
Bu ayetlerden çıkarılacak en temel kıssadan hisse, dini çıkarlara veya kişisel görüşlere göre bölüp gruplaşmanın yanlışlığı ve inançta birliğin önemidir. İSLAM, İNSANLARI TEVHİD (BİRLİK) İNANCINDA TOPLAMAYI HEDEFLER. Dini parçalara ayırmak bu özü zedeler. MÜSLÜMANLARIN ORTAK DEĞERLERDE YANİ KUR'AN'DA KENETLENMESİ GEREKİR. Dini kendi tekeline alıp, diğer Müslümanları dışlayan bağnaz fırkacılık Kur'an'da birçok kez yerilmiştir. Farklı yorumlar imtihanımız gereği zenginlik olabilir, ancak bu durum düşmanlığa ve bölünmeye yol açmamalıdır. İNSANLARI YARGILAMAK, İNANÇLARINI ÖLÇÜP HÜKÜM VERMEK KULUN İŞİ DEĞİLDİR. Ayet, "Onların işi ancak Allah'adır" diyerek son kararı ve hesap sorma makamının Allah olduğunu çok açık belirtir. Bizlere düşen, başkalarını dışlamak değil, kendi dosdoğru yolumuza odaklanmaktır. Örneğin, Ayetteki "Sen hiçbir şeyde onlardan değilsin" ifadesi, Allah'ın Resulünün bölünme ve fırkacılıkla hiçbir bağının olmadığını gösterir. O'nun yolu ayrıştırıcı değil, birleştiricidir. Konumuzu özetlemek gerekirse, Bu ayetlerden alacağımız en büyük ders; dini kendi menfaatlerimiz veya nefislerimiz doğrultusunda eğip bükmeden, ayrılıkçı ve dışlayıcı bir dil kullanmadan, barış ve kardeşlik içinde bir arada yaşamaya gayret etmektir.
Ne yazık ki bizler güzelim dinimizi, bu hale getirdik. Parçalanıp bölününce de, İslam düşmanlarına kolay lokma olduk. Allah geçmiş toplumların, yaptığı yanlışları bizlere örnek gösteriyor ve sakın onlar gibi dinde bölünmeyin diye bizleri uyarıyor ayetlerinde. Peki, bizler bu uyarılara kulak verip uyuyor muyuz? Elbette uymadık, hatta inatla ayetleri duymazlıktan geliyor, ayetlerin üstünü hurafe itikatlarımızı gizlemek adına örtüyoruz. ÇÜNKÜ KUR'AN'I ANLAMADAN OKUYORUZ, ANLAMAYINCADA DÜŞÜNME, AKLIMIZI KULLANMA DEVRE DIŞI KALIYOR. Böylece Allah'ın azabından da kurtulamıyoruz. Allah aklını kullanmayanları, bakın nasıl bir cezaya çarptıracağını söylüyor. "ALLAH’IN İZNİ OLMADIKÇA, HİÇBİR KİMSE İMAN EDEMEZ. ALLAH, AZABI, AKILLARINI KULLANMAYANLARA VERİR."  (Yunus 100) Ne dersiniz, İslam âlemi içindeki bu azap, acı, keder, birbirine düşman oluşumuzun nedeni, aklımızı kullanmadan iman ettiğimiz, dinde bölünmeyin diyen Rabbin sesini duymadığımız için, Allah'ın bizlere bir cezası olmasın sakın.
 
Değerli din kardeşlerim. Gelin İslam düşmanlarının oyunlarını bozalım. İslam âlemi olarak, tek bir yumruk olalım. İnanç farklılıklarımız bizleri birbirimize düşman yapmasın. Her toplum istediği şekilde imanını yaşasın AMA KAYNAK TEK, YANİ KUR'AN OLSUN. Çünkü Allah hükmünü veriyor ve yalnız Kur'an'ın ipine sarılın, sizleri Kur'an'dan hesaba çekeceğim diyor. Bizleri tek yumruk yapan, Allah'ın Resulünün bizleri davet ettiği, Kur’an'ın orta yolunda birleşelim. İslam düşmanlarının oyununa gelmeyelim. Onların insafsız adaletine güvenerek, kendimizi teslim etmeyelim. Tüm bu gerçeklerin, hala farkına varamazsak eğer, ülkemizi çok acı ve kederli günler beklediğinin bilincinde olalım. Din simsarlarının oyuncağı olmayalım, zalimlere boyun eğmeyelim,  onların aldatmacalarına kanmayalım. Bir söz vardır; "MAZLUMLAR AYAĞA KALKMAYINCA, ZALİMLER DİZ ÇÖKMEZ."
 
Ülkemiz olarak bizler, çok hassas bir imtihandan, dönemden geçiyoruz. Ne olursun zalime muhtaç etme bizleri Allah'ım, yardım et bizlere. İslam âlemi olarak, güç birliği yapmamız ve gerçekleri görebilmemiz için, gönül gözlerimizi aç ve böylece zalimin fitnesini toplum olarak farkında olmamızı sağla. 
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İslam’ı Yaşarken Kaynak, Rehber Tek Kur’an Olmayınca, Sonuçta Böyle Olur.

  Biz Müslümanları Kur’an’dan o kadar uzaklaştırdılar ki, Allah’ın dini İslam diye yaşadıklarımızı, zerre kadar Kur’an’dan sorgulamıyoruz. TABİ NASIL SORGULAYACAĞIZ AKIL VE MANTIĞIMIZLA, DUYGULARIMIZLA NEFSİMİZLE ASLA DEĞİL. Eğer akıl ve mantık devre dışı kalmışsa, nefislerimizin inanılmaz etkisinde kalırız. Yusuf suresi 53. Ayetinde Allah, nefsimiz konusunda bizleri nasıl uyarıyordu? “ YİNE DE BEN NEFSİMİ TEMİZE ÇIKARMIYORUM. ÇÜNKÜ NEFİS, RABBİMİN ACIYIP KORUMASI DIŞINDA, DAİMA KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ŞÜPHESİZ RABBİM ÇOK BAĞIŞLAYANDIR, ÇOK MERHAMET EDENDİR.” Tek bir kitaba sadık kalan, neyi aradığını bilir. Kitaplar çoğaldıkça, yollar çatallanır ve insan nerede duracağını kestiremez . Yolu bulmak için tek bir rehber yeterlidir; pusulanın birden fazla kuzeyi gösterdiğini düşünün, o zaman sadece daireler çizersiniz . Onun için Allah, bizlerin yalnız Kur’an’ın ipine sarılmamızı emrediyor. Samimiyetinden şüphe etmediğim bir arkadaşımız, benim yazıma bakın nasıl bir cevap vermiş. “KÖTÜ NİY...

Kasas Suresi 53-54-55-56. Ayetlerden, Alacağımız Dersler.

  Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet günümüz Müslümanlarının genel çoğunluğunun, hayatlarına geçiremediği ama geçirmiş zannettiği bir ayet. Eğer bizler sorumlu olduğumuz Kur’an dışına çıkıyor ve imanımızı Allah’ın sınırları dışında yaşıyorsak, ALLAH BU SÖZLERE BOŞ SÖZLER DİYOR. Çünkü bakara 147. ayetinde Allah; Gerçek, Hak olan Rabbinden gelendir; o halde sakın şüpheye düşenlerden olma!” diyerek bizleri uyarıyor. Konumuzla ilgili ayeti hatırlayalım. Kasas 55: ONLAR, BOŞ SÖZ DUYDUKLARI ZAMAN ONDAN YÜZ ÇEVİRİP “BİZİM İŞLERİMİZ BİZE, SİZİN İŞLERİNİZ SİZE. SİZE SELAM OLSUN! BİZ, CAHİLLERE İTİBAR ETMEYİZ!” DER GEÇERLER. (Mehmet Okuyan) Bu ayetin bizleri uyardığı konuyu bir cümleyle özetlemek gerekirse; SORUMLU OLDUĞUMUZ HAK OLAN KUR’AN’IN, YANİ ARI-DURU ALLAH’IN YOLUNA ODAKLANMAMIZ GEREKTİĞİ UYARISI YAPILIYOR .   Başkalarının ne dediğine, hakkımızda ne düşündüğüne veya bizi nasıl sabote etmeye çalıştığına takılmadan, kendi in...

Nahl Suresi 116. Ayetin Uyarılarını Duymazdan Gelirsek, Ellerimizle Kendi Kazdığımız Bataklığa Düşeriz.

  Bu makalemde sizlere hatırlatmak istediğim, çok önemli bir ayet var. Bu ayet aslında üzerinde düşündüğümüzde, din adına yaşayacağımız her şeyin hükmünü, yalnız Allah’ın bizzat Kur’an’da açıkladığını bizlere bildirdiğini ve uyardığını çok açık görebilirsiniz, taki aklımızı kullanıp ayetler üzerinde düşündüğümüzde. Yeter ki bizler atalarımızın batıl mezhep inançlarının etkisinde kalmayalım. Gelin birlikte Nahl suresi 116. Ayette Rabbimiz, bizleri hangi konularda uyarıyor ve ikaz ediyor ona bakalım. Nahl 116: DİLLERİNİZ YALANA ALIŞAGELDİĞİNDEN DOLAYI, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURMAK İÇİN, “ŞU HELÂLDİR”, “ŞU HARAMDIR” DEMEYİN. ŞÜPHESİZ, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER. (Diyanet meali) Allah’a koşulsuz iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, bu ayetten çok açık bir şekilde helal ve haram yani HÜKÜM koyma yetkisinin, yalnız Allah’ın kendisinde olduğunu biz kullarına bildirdiğini görecektir. Peki, bizler ayette geçen helal ve haram kelimelerinden ne anlamalıyız? İslam d...