Ana içeriğe atla

Kur’an’da Bahsedilen Şirk Koşanlar Ve Müşrikler Kimlerdir?



Bu makalemin konusu ŞİRK ve MÜŞRİK konusu üzerinde olacaktır. Kur’an bu iki konu üzerinde çok fazla durur, dikkatimizi çeker hatta Resulünün üzerinden örnekler verir ve bizleri uyarır. Önce şunu söylemek isterim. Kur’an'ın üzerinde durduğu bu iki büyük yanlışı yapanlar, iman etmeyenler değil. Hatta ateist dediğimiz Allah'ı inkar eden kafirler hiç değildir. Peki, bu iki büyük günahı işleyenler kimler o zaman? NE YAZIK Kİ ALLAH'IN GÖNDERDİĞİ ELÇİLERİNE VE KİTAPLARINA İMAN ETTİĞİNİ SÖYLEYENLERÇünkü şirk koşabilmek ve müşrik olmak için, Önce Allah'a iman etmiş olmak gerekir. Diyanetin İslam ansiklopedisinde, müşrik kelimesini bakın nasıl tanımlıyor. “KÂİNATI YARATAN VE İDARE EDEN EN YÜCE VARLIĞIN ULÛHİYYETİNE ORTAK TANIMA ANLAMINDA BİR TERİM.” Ulûhiyet kelimesinin anlamı da, Allah'ın kâinattaki istediği gibi yönetmesi ve hâkimiyeti ile her şeyi kendisine itaat ettirmesi anlamına gelir.

Şirk kelime anlamı olarak eşkoşmak, ortak etmek, Allah'ın yetkilerini yaratılmış beşerede verip, Allah'ın dinine ortak etmek anlamındadır. Eğer iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, Allah'ın tek elinde tuttuğu yetki ve sorumluluklarını, elçisine yada çevresinde edindiği velilere, şeyhlere, Gavs adını verdikleri kişilere de yükleyerek, Allah'tan istenmesi gereken yardımı, şefaati Allah'tan başkalarından da istiyorsa, yada böyle insanları Allah ile aracı yapmaya çalışıyorsa, Allah'a şirk koşuyor demektir. ALLAH BÖYLE BÜYÜK HATALARI YAPANLARADA, MÜŞRİK DİYOR KUR’AN'DA. Çünkü Allah, Kulu ile arasında hiç kimseyi kabul etmiyor aracı olarak. Hatta Müddesir 11. ayetinde, bakın Resulüne ne diyor Rabbimiz. “TEK BAŞIMA YARATTIĞIMLA, BENİ BAŞ BAŞA BIRAK!”( Müddessir 11) Yine Rabbimiz elçisini, bakın nasıl uyarıyor.

Enam 106: RABBİNDEN SANA VAHYEDİLENE UY. O'ndan başka ilâh yoktur. ORTAK KOŞANLARDAN DA YÜZ ÇEVİR. (Elmalı meali)

Ayette dikkatimizi çeken en önemli uyarı ise Allah elçisine, sana indirdiğim ayetlere uy, sakın Ehli kitabın edindikleri velilerin, atalarının rivayet inançlarına sözlerine inanma, çünkü onlar Allah'a ortak koşuyorlar, Allah'ın berisinden O'nun yetkileri ile donattığı insanları da ilahlaştırıyorlar diye uyarıyor. Çünkü Kur’an ayetlerinden anlıyoruz ki, Ehli kitap Allah'ın Elçisine, getirdiğin ayetlere, Kur'an'a da uyarız ama bizim atalarımızın inançları da var diyorlardı. Allah da elçisini uyarıyor ve yalnız benim vahyime uy diyor ve onlara SİZE İNDİRDİĞİM KUR’AN YETMİYOR MU DİYE İKAZ ET DİYORDU.  Yine Allah Elçisinin üzerinden örnek verip şirk, ortak koşma konusunda bakın nasıl uyarıyor.


"YEMİN OLSUN Kİ SANA DA SENDEN ÖNCEKİLERE DE ŞÖYLE VAHYOLUNMUŞTUR: ŞÜPHESİZ Kİ (ALLAH’A) ŞİRK/ORTAK KOŞARSAN, İŞLERİN ELBETTE BOŞA GİDER VE ELBETTE KAYBEDENLERDEN OLURSUN! (Zümer 65)

Allah, Elçisini bile ortak/şirk koşma konusunda uyarıyor ve sakın ben hükmetmediğim halde, kendi düşüncelerini Allah'ın hükmü gibi gösterme diyorsa, günümüzde bizlerin yaptığı onca yanlışlar konusunda bizlerin, çok dikkatli olması gerektiği anlaşılıyor. SİZCE ALLAH ELÇİSİNİ BUNCA UYARILARDAN SONRA, ALLAH ŞEFAAT TÜMDEN BANA AİTTİR, HİÇ BİR ŞEFAATİN OLMADIĞI O GÜNDEN SAKININ DİYE UYARDIĞI HALDE ALLAH'IN RESULÜ, BENİM SİZLERE ŞEFAATİM BÜYÜK GÜNAHLARINIZ ÜZERİNE OLACAKTIR DİYEREK, ALLAH'IN BİLE AFFETMEDİĞİ BÜYÜK GÜNAHLARI, ELÇİSİ BEN ŞEFAAT EDEREK BAĞIŞLANMASINI SAĞLAYACAĞIM DERMİ? İşte şirk içimizde böyle kangren olmuş ama bunun farkında bile değiliz. Allah şahittir ki ben de her yazımda, din kardeşlerimi buna benzer ayetlerle uyarıyor ve cahiliye toplumunun yaptığı yanlışları bizlerde yapmayalım, yalnız ALLAH'IN İNDİRDİĞİ VAHYE UYALIM, YOKSA ALLAH'A ŞİRK KOŞMUŞ OLURUZ, BÖYLECE MÜŞRİK OLMAKTAN KURTULAMAYACAĞIMIZI, ANLATMAYA ÇALIŞIYORUM. Allah'ın Elçisi yalnız Kur’an'a uyma emri aldıysa ve bu konuda uyarıldıysa bizler nasıl olurda emin olmadığımız, Kur’an'ın dışından bilgilerle İslam'ı yaşarız ve bunlarda Allah'ın Resulünün dinde koyduğu hükümleridir deriz. Sizlere Kur’an'dan bu konu ile ilgili, çok önemli ve hiçbir zaman unutmamamız gereken Allah'ın bir uyarısını, ikazını hatırlatmak istiyorum. Bakın Allah iman ettiğini söyleyen Müminlerin aslında genel çoğunluğu, nasıl çok büyük yanlışları yaparak iman ettiğini bizleri bildiriyor. Ders alabilene ne mutlu.

"ONLARIN ÇOĞU, ŞİRKE BULAŞMIŞ OLMADAN ALLAH'A İMAN ETMEZ." (Yusuf 106)

DEMEK Kİ ÇOĞUNLUK ÖYLE İNANIYOR, ÖYLEYSE DOĞRUDUR DEMEK YANLIŞ BİR İNANÇMIŞ. Allah cümlemizi, bu hataları yapmaktan bizleri korusun. Allah'ın istediği bir iman üzerinde olmak istiyorsak, YALNIZ ALLAH'IN İPİNE SARILMALIYIZ. Çünkü Allah, sizleri Kur'an'dan hesaba ekeceğim diye uyarıyordu. Onun yanında, bizleri Allah'a daha çok yaklaştıracağına inandığımız hiç kimseye güvenmeden, Allah ile aramıza aracı yapmadan, emin olmadığımız sözlerin/hadislerin peşine düşmeden, YALNIZ KUR’AN'I HAYATIMIZA GEÇİRMELİYİZ. YOKSA ŞİRK BATAĞINA BATMIŞ, MÜŞRİKLERDEN OLURUZ. Kur’an’ın bahsettiği şirk koşan Müşriklerin, iman ettiğini söyleyenler olduğunu unutmayalım. Tekrar etmek istiyorum, şirk koşmak başka bir Allah edinmek değil, Allah’ın yetki ve sorumluluğunu, yaratılmış bir beşere verip, onu da İlahlaştırmaktır. Lütfen unutmayalım, ALLAH HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM DİYOR.

Allah bizleri Nisa suresi 31. ayetinde uyararak, EĞER YASAKLANDIĞIMIZ GÜNAHLARIN BÜYÜKLERİNDEN UZAK KALIRSANIZ, DİĞER KÖTÜLÜKLERİNİZİ ÖRTERİZ DER. Yine Nisa suresi 48. ayetinde de ALLAH, KENDİSİNE ORTAK KOŞULMASINI ASLA BAĞIŞLAMAZ diyerek, şirk koşan Müşriklerin affedilmeyeceği uyarısını yapar. Tekrar hatırlatmak isterim, şirk koşup müşrik olanlar, Allah'a iman ettiğini söyleyenler. Hatta şirk koşmayacaklarına dair söz verenler. Çünkü imanın gereği, Allah'a eş koşmamaktır, onun sözünden başka sözlere inanmamaktır. ALLAH'IN SÖZÜNDEN DAHA DOĞRU SÖZ MÜ VAR DİYORSA RABBİMİZ, bu uyarıyı görmezden gelip, başka sözlere/hadislere de inanıyorsak, imanımız kalbimize yerleşmemiş, müşrik olmuşuz demektir. Allah'a iman etmeyen zaten kâfirdir, onun içinde ateistin şirk koşmasından, müşrik olmasından bahsedemeyiz. ŞİRK VE MÜŞRİKLİK İMAN EDENLERİN, KANGREN OLMUŞ HASTALIĞIDIR. LÜTFEN BU HASTALIKTAN KENDİMİZİ KORUYALIM.

Allah'ın Elçisi, mahşer günü şahit olarak çağrıldığında, benim ümmetim Kur’an'ı terk etti diyecekse ve bu uyarıyı Allah şimdiden bizlere yapıyorsa, lütfen bu uyarılara kulak verelim, Kur’an'dan başka ipler aramayalım kendimize, Allah'a şirk koşmayalım.  Allah'ın yetki ve sorumluluklarını, elçisi dâhil hiçbir yaratılmış beşere vermeyelim. Bu hatayı düşünmeden yapmaya devam dersek, mahşer günü inanın pişman olanların safında buluruz kendimizi.

Allah Rad suresi 40. ayetinde, “TEBLİĞ ETMEK SANA, HESAP SORMAK BİZE DÜŞER” der. Bu uyarılardan sonra hala, Allah ile kendisi arasında veliler, şeyhler, efendiler edinen varsa, böyle insanlar Allah şirk koşarak, MÜŞRİK olmuş demektir. Allah Furkan suresi 2. ayetinde, HÜKÜMRANLIĞINDA, ONUN HİÇ BİR ORTAĞI OLMAMIŞTIR diyorsa, lütfen ne Allah'ın Elçisini, nede edindikleri velileri, Allah'ın yetkileri ile donatıp ŞİRK koşmayalım. Müşrik olmaktan asla kurtulamayız. Tekrar etmek istiyorum. ŞİRK KOŞMAK, ALLAH'TAN BAŞKA ALLAH EDİNMEK DEĞİLDİR.  Çünkü hiçbir Mümin, Allah'tan  başka hiçbir Allah olmadığını bilir. Ama Allah'ın yetkilerini ve sorumluluklarını, yaratılmış bir beşere yüklememizi de Allah, kendisine şirk koşmuş olarak kabul ediyor. Çünkü Allah'ın yetkilerini yaratılmış bir beşere verirsek, onuda Allah'ın yanında İLAH edinmiş oluruz.

Allah korusun, MÜŞRİK olarak iman edenlerden olmak istemiyorsak, Allah'ın emrettiği YALNIZ KUR’AN'IN İPİNE SARILALIM. Geri dönüşü olmayan yola girdiğimizde, pişmanlıklarımızın hiçbir faydası olmayacaktır. Allah'a şirk koşup, müşrik olanları mahşer günü, nasıl bir son bekliyor hatırlatmak istiyorum. Kur’an ile düşünen tüm gerçekleri anlayacaktır. Ben Kur’an'ı anlayamam diyerek, imtihanını birilerine havale edenleri, bir kez daha düşünerek Kur’an'ı okumaya davet ediyorum. HANGİMİZ MAHŞERDE BÖYLE BİR SON İSTERİZ?  "EHL-İ KİTAP’TAN VE MÜŞRİKLERDEN HAKKI İNKÂR EDENLER, İÇİNDE EBEDÎ OLARAK KALACAKLARI CEHENNEM ATEŞİNDEDİRLER. İŞTE HALKIN EN KÖTÜLERİ ONLARDIR." (Beyyine 6)

Lütfen bu ve benzeri uyarıları dikkate alalım, bizleri ilgilendirmiyor bu ayetler, ehli kitabı ve müşrikleri ilgilendiriyor demeyelim. Allah, iman ettiğini söyleyenlerin arasından birçoğu, Allah'ın indirdiği kitabın sınırlarını aşanlara, Allah emretmediği halde bunlarda Allah'ın emri diyerek, Allah'a iftira edenlere, Allah'ın yanında kendilerine veliler edinip sorgusuzca onlara uyanlara Allah  küfre saptılar, kâfir oldular, ya da müşrik oldular diye bizleri uyarıyor. Lütfen Allah'ın uyarılarını dikkate alalım.

  “İNANIP DA İMANLARINA HERHANGİ BİR ŞİRKİ BULAŞTIRMAYANLAR VAR YA, İŞTE GÜVEN ONLARINDIR VE ONLAR DOĞRU YOLU BULANLARDIR.” (Enam 82)

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...