Ana içeriğe atla

Kadınlar Erkeklere İmamlık Yapamaz mı?


                                                                                        


Okuduğum bir yazıda, kadınların dinimizde erkeklere imamlık asla yapamayacağını, bunun mümkün olmadığını yazıyordu. Kadının erkekli, kadınlı namaz kılan bir topluluğa imamlık yapamayacağı hükmünü veren düşünceyi, önce yazalım ve daha sonra Kur’an'dan yola çıkarak, bu düşüncenin doğruluğu konusunda birlikte düşünelim. Acaba Allah'ın, böyle bir yasağı var mı? Yoksa bizlerin beşeri mezhep inançlarımızın yarattığı bir yasak mı? Tıpkı cuma namazında olduğu gibi. Hatırlayınız Allah kadın erkek ayrımı yapmadan, EY İMAN EDENLER çağrıldığınızda cuma salatının/namazının davetine uyun dediği halde, cuma namazının kadınlara değil, yalnız erkeklere farz olduğunu Kur'an'dan değil, ellerimizle yarattığımız MEZHEP inançlarımızdan öğrenmedik mi? Allah'ın indirdiği İslam dininde, atalarının inancını göremeyenler, aynı inançları yaşayabilmek için, Kur'an dışı rivayet kaynaklara yönelmişlerdir. Bunun önderliğini yapanda Yahudilerdir. Bu yolla her toplum kendi inancını, Resulün adını kullanarak dine ilave etmeye çalışmıştır. BUDA HEM ALLAH'A HEMDE RESULÜNE İFİTİRADIR, LÜTFEN BU KONUYU GÖRMEZDEN GELMEYELİM. Din Allah'ın dinidir ve asla hüküm ortağı da yoktur.

Okuduğum yazı sonunda, şöyle bir cümleyle sona eriyordu. "KADININ ERKEKLERE İMAMLIK YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR." Bunu söylemek için, Allah'ın bu konuda hüküm vermesi gerekir. Bir konu eğer yasaksa, bunun mümkün olmayacağının hükmünün, Allah tarafından Kur’an'da verilmesi gerektiğini, Kur’an birçok ayetlerinde anlatır bizlere. Hatta çok önemli bir ayet vardır, gelin onu hatırlayalım ve Allah'ın  hüküm vermediği, açıklamadığı bir konuda konuşmamızı bile, haram kıldığını hatırlayalım.

Araf 33 : De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, HAKKINDA HİÇBİR DELİL İNDİRMEDİĞİ BİR ŞEYİ, Allah'a ortak koşmanızı ve ALLAH HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ SÖYLEMENİZİ HARAM KILMIŞTIR.

Birde Allah söylemediği halde, bunlar da Allah katındandır diyerek, Allah'a iftira atanlar için bakın ne diyordu onu da hatırlayalım ki belki kendimize gelebiliriz.

Zümer 60: Kıyamet gününde, ALLAH HAKKINDA YALAN SÖYLEYENLERİN YÜZLERİNİN, KAPKARA OLDUĞUNU GÖRÜRSÜN. Kibirlenenlerin kalacağı yer cehennemde değil midir?

Sanırım ayetler çok açık, bizleri uyarıyor. Allah hakkında nasıl yalan söylenir? Allah Kur'an'da emretmediği halde, Allah'ın dinine hükümler koyup bunlarda Allah'ın dini İslam'ın emridir dersek, ALLAH'A İFTİRA EDİYORUZ DEMEKTİR. Bu ayetleri konumuzla bağlantılı düşünelim lütfen. Kadının, erkelere imamlık yapması mümkün değildir demek, yasaklanmış haram kılınmış demekle aynıdır. Acaba Allah'ın, bu yasağı konusundaki tanıkları var mı? Tanık gösterilecekse, Kur’an'dan göstermeliyiz, yoksa söylenenlere inanmak, uymak mümkün olamaz. Zümer suresi 60. ayette Allah söylemediği halde, sanki Allah katından bir emirmiş gibi Allah'a yalan isnat edenlerin durumunun ne olacağını, Allah açıkça belirtiyor. Enam suresi 57. ayeti hatırlayalım. Yalnız hükmü Rabbimiz, ben veririm demiyor muydu? "HÜKÜM YALNIZ VE YALNIZ ALLAH'IN DIR. HAKKI O ANLATIR. AYIRT EDİP ÇÖZÜM GETİRENLERİN EN HAYIRLISI O'DUR." Bu ayet üzerinde düşünelim.

Allah kadının erkeklerle birlikte, namaz kıldırmasını yasakladığına dair, tek bir hüküm var mı Kur’an'da? Elbette yok, peki nasıl olurda Allah'ın vermediği böyle bir hükmü verip, kadının erkeğe imamlık yapmasının mümkün olmadığını söyleriz. Gerçi kadınlarımızdan, bu yönde bir istekte yok, geçmiş tarihlerde de olmamış. Kadının  yüzlerce yıl önceki toplumda ki yerini düşündüğümüzde, böyle bir isteğin zaten asla olamayacağını söylememiz, yanlış olmasa gerek. İstek olmaması, böyle bir şeyi yapamayacağı anlamına gelmez.  Bu düşüncenin savunulduğu sözlere gelelim ve birlikte bu sözlenenler üzerinde düşünelim. 

"BİR KADININ ERKEKLERİN ÖNÜNDE İMAMLIK YAPMASI HEM ONUN İÇİN, HEM DE ARKASINDA BULUNAN CEMAAT İÇİN HUŞU YA ENGEL TEŞKİL EDER. BU, ŞEYTANA ARAYIP DA BULAMADIĞI FIRSATLAR VERİR." 

Diyanetin din işleri yüksek kurulunun, bu konudaki düşüncelerinden bir cümle alıntılamak istiyorum. "KADININ ERKEKLERE NAMAZ KILDIRMASI, BÜTÜN MEZHEPLERE GÖRE CAİZ DEĞİLDİR." İlginç olan bu ve benzeri beşeri hükümler, Allah'ın Resulünün adı kullanılarak yapılmakta, ona çok açık iftira edilmektedir. Halbuki Allah'ın Resulü ayette, BEN SİZİ YALNIZ KUR'AN İLE UYARMA GÖREVİ ALDIM DEMİYOR MUYDU? İşte biz Müslümanların nereden hangi kaynaklardan yararlanarak İslam'ı yaşadığımıza güzel bir örnek. Hiç kimse sormuyor, bizlerin imanımıza Kur'an mı yön verecek yoksa insanların yarattığı mezhepler mi? Söyleyecek çok şey var. Bu düşüncelere sahip olan bir insanın, nefsinin nasıl bir terbiyeden geçtiğini, din adına aldığı bilgilerin, bir insanda neleri düşünmeye yönlendirdiğini sanırım anlamış olmalısınız. Halbuki Allah ne diyordu, Mümin erkek, Mümin kadının dostudur, arkadaşıdır. Sanırım bizim Mümin olamama gibi bir sorunumuz var. Bu sözler söylenerek, kadının imamlığı huşuya engel gösterilmiştir. Fakat verilen örnekte çok ilginçtir, hem imamlık yapan kadın için de, huşu ya engel teşkil ettiğini söylüyor. FAKAT HER NE HİKMETSE GÜNÜMÜZDE KADINLARIMIZIN, ERKEK İMAMIN ARKASINDA NAMAZ KILMALARINA HİÇ SES ÇIKARTMIYORUZ. Bu nasıl bir çelişki. Bakın kadının imamlığı olursa, doğacak yanlışlara başka nasıl örnekler veriliyor.

"NAMAZ KILMAKTA OLAN KİŞİ, DOĞRU YOLDA OLACAĞINDAN, ŞEYTAN HEMEN GÖREVE BAŞLAR. NAMAZ KILANLAR, ONUN KENDİLERİNE NE VESVESELER VERDİĞİNİ GAYET İYİ BİLİRLER. KADININ İMAM OLMASI HALİNDE O, YENİ VESVESE İMKÂNLARI ELDE EDER. KADINDA DA ERKEKTE DE ARTIK HUŞU KALMAZ." 

Ne yazık ki bizler demek ki namazın özüne, güzelliğine vakıf olamamış o huşuyu hiç yaşayamamışız ki, bunları söyleyebiliyoruz. Kadının imamlık yapması durumunda, namazda biz erkeklerin aklına türlü türlü şeyler geleceğini ve bizlere şeytanın vesvese vereceğini, böylece namazımızı huşuyla kılamayacağımızı söylüyor. Kadının sesi, sanki şeytanın işini kolaylaştıran bir olgu gibi gösterip kendimizde, nefsimizde suçu aramak yerine, gerçeklerden kaçıyoruz. Camiye ibadete gelmiş bir insanın aklına böyle şeyler geliyorsa, O insanın içine iman yerleşmemiş, gösteriş için namaz kılıyor demektir. Ne yazık ki sosyal bir toplum olmaktan uzak yaşadık ve yaşıyoruz, bu düşünce ve inançlarımızdan dolayı. KADINI SOSYAL HAYATIMIZDAN UZAKLAŞTIRDIK, BÖYLE OLUNCA DA İŞTE BÖYLE NE DEDİĞİMİZİ BİLMİYORUZ. YA NAMAZDAN SONRA NE OLACAK? KADININ SESİNDEN, ALLAH'IN HUZURUNDAYKEN BİLE BU KADAR ETKİLENEN, ONLARI GÖRDÜĞÜNDE NELER YAPMAZ Kİ.

Onunda kolayı bulunmuş kendilerince, sokağa çıkarmazsın çıkması gerekiyorsa üstünü çarşafla tamamen örtersin onu görünmez yaparsın, kendini bundan da korumuş olursun. İŞTE BİZ ERKEKLERİN, KADINDAN KORUNMA YÖNTEMİMİZ BÖYLE NE YAZIK Kİ. Nefsimizi Kur’an ile terbiye etmek yerine, kadını toplumdan uzaklaştırmayı seçiyoruz. TÜM BU BİLGİLER, TOPLUMA DAYATILAN YANLIŞ İNANÇLAR, MEZHEP VE FIKIH İNANCININ ESERİDİR, LÜTFEN UNUTMAYALIM. Mezhep ve fıkıh din değil, toplumların dini algılama, yaşama şeklidir. Kur'an'ın onay/hüküm vermediği bir yaşam, asla Allah'ın istediği bir yaşam, inanç şekli olamaz.

Kur’an aşkı terbiyesi kalbimizin, gönlümüzün giysisidir, örtüsüdür. Onu giyen, asla kötü şey düşünmez. Eğer namaz kılarken kadın sesinden etkileniyor ve aklına yanlış şeyler geliyorsa bir insanın, zaten o insan namazın ne olduğunu daha kavrayamamış, onun hikmetinden tam olarak istifade edememiş demektir. HATIRLAYINIZ KADIN SESİNİN BİLE, HARAM OLDUĞUNU SÖYLEYENLER YOK MU? Aşık bir insanı düşünün, adeta çevresiyle alakası kesilmiş, düşüncelerini tek bir noktada toplamış, yakınında nelerin olup bittiğinin bile farkında olmaz. İşte bizler Allah aşkını, Kur’an'ın nurunu kalbimize tam olarak yerleştirmediğimiz sürece, namazlarımıza bunu aksettirmemizde mümkün olmayacaktır.

Allah iman eden kadın, erkek olsun bir birilerinin dostudur der. Tevbe 71. ayette, "MÜ’MİN ERKEKLER VE MÜ’MİN KADINLAR BİRBİRLERİNİN DOSTLARIDIR." diyorsa, nasıl olurda Allah'ın hüküm vermediği bir konuda bizler, sanki Allah'ın emriymiş gibi hüküm veririz ve bir dostun, arkadaşın birbirine böyle art niyetle düşünmesine izin veririz. Cinsiyet farklılığı, Allah'ın takdiridir ve Allah katında kadın, erkek eşittir. Farklılık takvadadır. Allah vereceği ödül ve cezada kadın erkek ayrımı yapmıyorsa, Allah'ın koymadığı bir yasağı, asla bizler koyamayız. HÜKÜM VEREN, YASAKLAR GETİREN YALNIZ ALLAH'TIR.

Söylediklerimiz bizlerin bahanelerinden, nefislerimizin dışa vuruşundan başka şeyler değildir. Ne yazık ki bunu biz erkekler birçok yerde yapıyor ve kadınlarımıza hak etmediği bir yaşam sunuyoruz. NEFSİMİZİ TERBİYE ETMEK, ONA HÜKMETMEYİ DENEMEK YERİNE, KADINLARIMIZI KENDİMİZDEN UZAKLAŞTIRMANIN VE BU YOLLA KORUNMANIN YOLLARINI ARIYORUZ. Bunu yaptığımız sürece de, ne gerçek İslam'ı yaşarız, nede Rabbin doğru kulları oluruz.

HİÇ SORUYOR MUYUZ ACABA KADINLARIMIZA, SİZLER ERKEK İMAMIN ARKASINDA NAMAZ KILARKEN, ERKEK İMAMIN SESİNDEN, ŞEYTANIN VESVESESİNE YENİK DÜŞÜYOR MUSUNUZ DİYE? Ne kadar ilginç değil mi, biz erkekler etkileneceğimizi söylüyoruz. Söylediklerimiz mantıklıysa, gerçek payı varsa, acaba kadınların da aynı şekilde erkek imamın sesinden etkileneceğini neden hiç düşünmüyor, aklımıza bile getirmiyoruz da, arkamızda kadınların namaz kılmasına izin veriyoruz? ERKEK HÜKÜMRANLIĞINDA BİR DİN YARATMIŞIZ, AMA BUNUN FARKINDA BİLE DEĞİLİZ. Kadınların imamlık yapamayacağını söyleyen yazıda, örnek bir ayet gösterip şu ayeti yazmışlardı.

“NAMAZLARINDA HUŞU İÇİNDE OLAN MÜMİNLER, KURTULUŞA ERMİŞLERDİR.” (Mu’minûn, 23/1–2)

Gerçekten çok doğru, bu ayetin önünde ve ardındaki ayetleri de hatırlayalım ki konu daha iyi anlaşılsın. Sizce bu ayet öne sürülerek, kadınlarımızın sesinin namazda huşu ya engel olacağı söylenebilir mi, yorum sizlerin.

Müminun 1: Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir.2- Onlar ki, salat/namazlarında huşu içindedirler. 3- ONLAR Kİ, BOŞ VE YARARSIZ ŞEYLERDEN YÜZ ÇEVİRİRLER.

Bakar mısınız ayete lütfen. Ne diyor Allah? İman edenler kurtuluşa ermiştir diyor, çünkü onlar salatlarında/ namazlarında huşu içindedirler, yani Allah'ın huzurundayken onları hiç bir şey etkilemez, çünkü onlar BOŞ, ASILSIZ VE YARARSIZ ŞEYLERDEN YÜZ ÇEVİRMİŞLERDİR DİYEREK, NEKADAR GÜZEL ANLATIYOR. Bizler eğer namaza durduğumuzda, hala boş şeylerden yüz çeviremiyorsak, kadın sesinden bile etkilenip kötü şeyler düşünüyorsak, Allah'ın istediği gibi bir iman eden olmadığımızı ve daha çok çaba sarf etmemiz gerektiğinin bilince olmalıyız.

Erkeklerin, yönetimi ellerinde bulundurma ve hükmetme arzusunun bir sonucu olarak, geleneklerin de etkisiyle, mescit ve camilerde cemaate İmamlık her zaman, erkek tekelinde olmuştur. Geçmiş toplumları ve kadının O toplumlardaki konumunu düşündüğümüzde, bunu yadırgamamak gerekir diye düşünüyorum. Zaten kadınlarımızdan da böyle bir istek olmamış. Bu geleneği, yada toplumların kadınlar üzerindeki baskısını örnek gösterip, ALLAH'IN ASLA VERMEDİĞİ BİR HÜKMÜ BİZLER VERİP, kadın erkeklere imamlık yapamaz dememiz, Allah'ın dinine iftiradır. Bunu lütfen unutmayalım. Elbette gerektiğinde, bizleri dünyaya getiren analarımız, kadınlarımız, bacılarımız, neden Allah'ın huzuruna dururken bizlere imamlık yapmasın. Bunu söylemek hem kadınlarımıza verdiğimiz saygının göstergesi olacak, hem de Allah'ın vermediği bir hüküm karşısında bizler, büyük bir yanlıştan kurtulmuş olacağız. 

Allah'ın Resulünün döneminde kadınlar camilerde, mescitlerde hem vakit namazı, hem de Cuma namazı kılarmış. Çünkü cuma namazı kadına da farzdır. Farz olduğu halde, kadını cuma namazından alıkoyan zihniyet, elbette imamlık konusunda da kendi nefislerinde uydurdukları inancı, sanki Allah emri gibi topluma sunacaklardır. Resulün vefatından sonra, ne yazık ki kadınları toplumdan ve mescitlerden uzaklaştırmışlar. Kendi nefislerine ve inançlarına uygun hadislerde uydurarak, kadınlar evlerinde namaz kılarlarsa daha sevaptır demişler. Ne yazık ki Allah'ın dini, biz insanların nefsinde asıl amacından saptırılarak yaşanır hale geldi. BIRAKIN CAMİ YADA MESCİTLERİ, EVİMİZDE AİLECEK NAMAZ KILARKEN ANAMIZ BİZLERE, NEDEN İMAMLIK YAPARAK NAMAZ KILDIRAMASIN? BUNU BİLE YASAKLAYANLAR, ALLAH'A MUTLAKA HESAP VERECEKLERDİR.

Salat/Namaz Allah ile kulunun bir olduğu andır. Eğer bizler O anda, huşu içinde olamıyor da, nefsimizin dürtüleri ile çevremizden gelen kadın sesi, erkek sesi, kuş sesi diye kafamızda olmayacak duygulara kapılıyorsak, biz Allah'ın istediği SALÂTI yani namazı, yerine getiremiyoruz demektir. Bu hatamızı, yanlışımızı kadınlarımızın üzerine atarak, onları toplumdan ve camilerden uzaklaştırmakla, nefsimizi terbiye edemeyiz. BİR ANNENİN, EVİNDE AİLECEK NAMAZ KILARKEN, OĞLUNUN YANINDA YADA ÖNÜNDE BİLE NAMAZ KILAMIYACAĞINA, ARKASINDA NAMAZA DURACAĞINA İNANAN, BİR DİN YARATTIK KENDİMİZE. TÜM BU YANLIŞ İNANÇLAR, ALLAH'IN DİNİNE İFTİRADIR, LÜTFEN UNUTMAYALIM.

Bu konuyu gündeme getirmemdeki amacım, kadınlarımızın camilerde imam olması adına çaba göstermek değildir elbette, böyle bir istekte zaten hiç olmamış. Amacım Allah' ın vermediği bir hükmü, hiçbir beşerin veremeyeceğini anlatmaya çalışmaktır. Geçmiş İslam toplumlarında, genel anlamda mescit ve camilerde kadınların imamlık yaptığına dair bir örneğin olmaması, BUNUN ALLAH TARAFINDAN YASAKLANDIĞI ANLAMINA GELMEZ. Din geleneklere göre değil, Kur’an'ın, ALLAH'IN hükümlerine göre yaşanır. Bunu gündeme getirmekteki amacım, gerçeklerin fark edilmesi adınadır. Son olarak Allah'ın Resulünden, söylemesi büyük muhtemel olan rivayet edilen, bir hadisini hatırlatmak istiyorum. Çünkü doğru bir söz, nereden gelirse gelsin başımızın tacıdır. Bir Müslüman, sözü dinler ve en güzeline uyar.

"Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. HAKKINDA SUSTUĞU İSE SERBESTTİR. ALLAH’IN SERBEST BIRAKTIKLARINI KABUL EDİN VE BİLİN Kİ ALLAH HİÇBİR ŞEYİ UNUTUCU DEĞİLDİR." 
Ebu Davud K. Etime 39/Tırmizi K. Libas 6 İbni Mace K. Etime 60/ El-Müracaat sayfa 20 

Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...