Ana içeriğe atla

İslam Toplumları Olarak, Kadınlarımıza Takındığımız Yanlış Tavır.



İslam'ı Kur'an'dan uzak, öyle batıl hurafe bilgilerle yaşıyoruz ki günümüzde, ne akla nede mantığa sığmadığı gibi, Kur’an'ın adalet anlayışından da, asla onay almıyor. Bu makalemde sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, BİR ERKEK, ANNESİYLE, EŞİYLE YA DA KIZIYLA YAN YANA NAMAZ KILABİLİR Mİ? Tabi bu soruyu genişletebilirsiniz de. 
 
Basında, internette birçok resimler vardır bu konuda. Annesi, ablası, kızı arkada, erkek evladı önde evde namaza durmuşlar namaz kılıyorlar. Sizce bu Allah'ın ve elçisinin emri olabilir mi? Allah'ın emri olsaydı, böyle bir emrin örneğini de mutlaka Kur’an'da görürdük. Çünkü Allah ne diyordu? Biz her şeyden nice örnekleri Kur’an'da sıraladık ki anlayasınız. Düşünebiliyor musunuz Allah Kur’an'da, yeni doğan bir bebeğin iki yıl süt emmesi gerektiğinin örneğini dahi veriyorsa, hatta aynı anneden süt emen süt kardeşlerinin bile, birbiriyle evlenmesinin yasaklandığı konusunda açıklama yapıyorsa, sizce bahsettiğimiz konu Allah'ın emri olsaydı, Kur’an'da bahsetmez miydi? Sizleri Kur’an'dan hesaba çekeceğim hükmünü veren Yaradan, sizce Kur’an'da açıklamadığı, örneğini dahi vermediği bir hükümden sorumlu tutar mı? Bunları söylediğimde, verecekleri cevabı çok iyi biliyorum. “HER ŞEYİ KUR’AN'DA ARARSANIZ, NAMAZI BİLE KILAMAZSINIZ.” Söyleyecek çok şeyler var bu zihniyete, ama gönül gözleri kapalı olunca, birde gözler perdeli gönüller mühürlüyse, yapacak hiçbir şey yok demektir.
 
Geleneksel FIKIH inancı, İslam'ı öyle bir şekillendirmiş ki, kadınlar neredeyse söz sahibi olmayan, adeta şeytanın yaveri kılığına sokularak, değersizleştirilmiştir. Kadınlarımız hakkında söylenen hadis uydurmalarını, utandığım için hatırlatmak istemiyorum. Düşüne biliyor musunuz, beni doğuran annem ile Allah'ın huzuruna durduğumuzda, benim arkamda durması gerektiğini yanımda yada önümde olamayacağını ve bununda İslam'ın yani Allah'ın emri olduğunu çekinmeden söyleyebiliyorlar. Tabi kaynak Kur’an değil, beşeri fıkıh inancı, yani insanların rivayet kaynakları. Bu konuda rivayetlerden, bazı alıntılar yapmak istiyorum. 
 
“Cemaat değişik insanlardan olursa, imamın arkasında önce erkekler, sonra erkek çocuklar, daha sonrada kadınlar saf tutarlar. Bu sırayı erkeklerle, erkek çocukların gözetmesi sünnettir. ERKEKLERLE KADINLARIN BU SIRAYI GÖZETMESİ FARZDIR.” 
 
Düşünebiliyor musunuz ana, doğurduğu çocuğunun arkasında, Allah'ın huzuruna duracak, öylemi?  Bunun Allah'ın, ya da Resulünün emri olduğunu söylemek, koskoca bir iftiradır, dine saygısızlıktır. Erkeklerle kadınların, bu sırayı gözetmesinin FARZ olduğunu söyleyecek bir inanca, Kur’an'ın gerçeklerini ben anlatamam. Benim sözlerim ZİKİR ehlinedir. Bunun FARZ olduğunu nasıl söyleriz. FARZ KUR’AN'DA, MUTLAKA UYMAMIZ GEREKEN ALLAH'IN EMİRLERİ, BUYRUKLARI ANLAMINDADIRAllah'ın da böyle bir hükmü yoksa Kur’an'da, bunu nasıl söyleriz de, Allah'a iftira atarız. Allah'ın emretmediği bir şeyi de, Elçisinin ümmetine, bu dinin emridir demeyeceği açıktır. Çünkü Allah'ın Resulü din ve inanç adına ne öğrendiyse, Kur’an'dan öğrendi ve yalnız Kur'an'ı tebliğ ettiğini de yine Kur'an'dan öğreniyoruz.
 
Allah Cuma salâtını/namazını emrederken, kadın erkek ayrımı yapmadan ey iman edenler, çağrıyı işittiğinizde çağrıya uyun dediği halde, bu emri bile değiştirerek, yalnız bu çağrı erkekleredir, deme yanlışını yapıyoruz. Allah'ın Resulünün devrinde normal vakit namazlarında bile, kadın erkek birlikte namaz kılınırmış ve birbirlerini de gördüklerini, rivayet edilen hadislerden anlıyoruz. Ya günümüzde nasıl? Ben camide, kadın erkek karışık namaz kılsın demiyorum, ama Allah'ın vermediği bir hükmü de verip, ön safta erkekler, arkada kadınlar kılmalıdır demenin ve bunun farz olduğunu söyleyip, dine mal edilmesinin yanlışlığından bahsediyorum.  Bizler Allah'ın vermediği bir hükmü asla veremeyiz,  bunu anlatmaya çalışıyorum.
 
Bu yanlış bilgileri camiden alıp evimize taşıyoruz ve evin direği anamızı, eşimizi namaza dururken en arkaya atıp, birde bunun Allah emri olduğunu söylüyoruz. Tabi bunları yaptığımız içinde, Allah cezamızı veriyor bizlere. Sizlere sormak isterim, hangimiz anamızın arkasında namaza durmak istemez, hangimiz anamızla yan yana namaz kılmakta bir kusur görür? Allah korusun namaz kılarken anasından, kızından kötü yönde etkilenecek var mı aramızda? Camide kadın, erkek imamın sesinden aklına kötülük gelmiyor da, erkek kadının sesini duyunca, aklına niye kötü şeyler geliyor? Biz erkekler yoksa sapıttık mı? Eğer anamla, eşimle, kızımla yan yana namaz kılmakta, benim için bir kusur yok diyorsanız, bunun lütfen Allah'ın ya da Elçisinin emri olduğunu söylemeyiniz. Büyük günaha girersiniz. 
 
Hatırlarsınız camide, en ön saf da namaz kılmanın, çok daha sevap olduğunu anlatan rivayet hadisler vardır. Tabi hatırlatırım Allah'ın böyle bir emri yok. Onun içinde bazı camilerde ön saflar hemen kapılır, daha fazla sevap almak için. Yazacağım rivayet hadisler üzerinde sizleri düşünmeye davet ediyorum. Düşünen gerçekleri görecektir. Düşünmesini başkalarına bırakanlara, zaten sözüm yok.
 
“İnsanlar ezan okumanın ve NAMAZDA İLK SAFTA BULUNMANIN SEVABINI BİLSELERDİ, sonra bunları yapabilmek için kura çekmek zorunda kalsalardı, mutlaka kur’a çekerlerdi.”
 
“ERKEKLERİN SAFLARININ EN HAYIRLISI İLK SAF, EN KÖTÜSÜ İSE SON SAFTIR. KADINLARIN SAFLARININ EN HAYIRLISI SON SAF, EN KÖTÜSÜ İSE İLK SAFTIR. ( Müslim, salât 132,(440) Ebu Davut, Salât 98, Tırmızi salât 166, İmamet 32)
 
İşte bizlere İslam böyle batıl bilgilerle yaşatılmaya çalışılıyor, hepsinin inanın kaynağı Yahudilerdir. Değerli din kardeşlerim, bu sözlerin kaynağı asla Kur’an olmayıp, Kur’an'ın onay vermesinin mümkün olmadığı rivayetlerdir. Kadınlar toplumdan ve camiden, buna benzer rivayetlerle uzaklaştırılıyor. Düşüne biliyor musunuz, erkek için ilk saf en hayırlı ve sevap kazanılacak saf, son saf ise eklerle için, söylenen tabirle yazıyorum, en kötü saf. İyide kadınlar için neden tam tersi oluyor. Erkek için en kötü olan saf, neden kadın için en iyi oluyor. Kadınlarımız bunu neden sorgulayıp itiraz etmiyorlar? ERKEK KADIN ARASINDAKİ, BU ÜSTÜNLÜK ÇATIŞMASI NİYE. Eğer kadınlarımız bunu sorgulamıyorlarsa, sonucuna da katlanmasını bilmelidirler. İlginçtir, erkeklerin camide namaz kılmasının daha sevap olduğunu söyleyen hadisler, kadınında evde namaz kılmasının daha sevap olacağını anlatıyorlar topluma. Ne yazık ki ne Kur’an'ın, nede mantığın kabul etmediği bu bilgilere itiraz eden o kadar az ki.
 
Sonuç olarak şunu söylemek isterim. Evlerimizde namaza eğer ailecek duracaksak, lütfen anamıza, eşimize bu saygısızlığı yapmayalım ve gerekirse en öne geçirelim. Hatta anamız bizlere imamlık yapsın ve namazı bizlere kıldırsın. Allah'ın emretmediği, hüküm vermediği sözlere lütfen inanmayalım ve dinin asli unsuru yapmayalım. CAMİLERDE DE KADINLARIMIZA YER VERELİM VE ELBETTE KARIŞIK DÜZENSİZ BİR ŞEKİLDE DEĞİL AMA KADINLAR ARKAYA GİTSİN, ÖNLERİNE PERDE ÇEKİLSİN MANTIĞINDAN ARTIK VAZGEÇELİM ADİL VE DOĞRU BİR YER DÜZENLEMESİ YAPALIM. 
 
Allah Cuma namazında, kadın ve erkek birlikte olmamızı istemesinin asıl nedeni, toplumca sosyal bir anlayışa sahip olabilmemiz adınadır. Allah bizleri kadın ve erkek birbirimizle imtihan ediyor. Eğer kadını ayırıp, toplumdan soyutlarsak, sosyalleşmeyi asla gerçekleştiremeyiz. Ne yazık ki bunu başaramadık. Erkek kadın görünce yüzü kızarıyor, kadın erkek görünce kaçacak yer arıyor. Tüm bunlar, bizlerin Allah'ın istediği yolda olmadığımızın gerçekleridir. Bizler kadınlarımıza, Allah'ın istediği gerçek değeri veremediğimiz sürece, ne huzuru bulabiliriz nede mutluluğu.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Dualarımızda Geçen Âmin Sözcüğünün Ana Kaynağı.

Bizlerde okuma, araştırma ve sorgulama özelliği çok fazla gelişmediği için, din adına anlatılanları ve öğretilenleri de hiç sorgulamadan hayatımıza geçiriyoruz. Onun içinde büyük hatalar yapmamız kaçınılmaz oluyor. Bugün, üzerinde belki de hiç düşünmediğimiz ve araştırmadığımız bir konu üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bizler dualarımızın, yada olmasını istediğimiz bir şeyin, Allah' tan isteğimizin bir onayı anlamında kullandığımız,  AMİN  kelimesi üzerinde olacak.   BİLİYOR MUSUNUZ BİLMİYORUM AMA ÂMÎN SÖZCÜĞÜ KUR’AN'DA BU ŞEKLİYLE KULLANDIĞIMIZ ANLAMDA, YANİ KABUL ET ALLAH'IM ANLAMINDA HİÇ GEÇMEZ.  Bu kelimenin Kur'an'da geçmediğini gönül rahatlığıyla söyledikleri halde, bakın bu kelimeye delil, kanıt nereden buluyorlar her zaman yaptıkları gibi. Din işleri yüksek kurulunun bu konuda ile ilgili yazdığı bir bölümü sizlere yazmak istiyorum, bakın AMİN kelimesine delil ve kanıt neler gösteriliyor.   “Âmîn”, Yüce Allah’ın kabul et...