Ana içeriğe atla

İSLAM I YAŞARKEN YAPTIĞIMIZ YANLIŞLARA, İBRETLİK KISSADAN HİSSE.


Bu makalemde sizlere, günümüzde yaşadığımız yanlışlarımıza ışık tutacak, ibretlik bir örnek vermek istiyorum. İnşallah kıssadan bir hisse alabiliriz. Lütfen çok dikkatle düşünmenizi rica ediyorum. Çünkü vereceğim örnekte yapılan hatanın, yüzlerce benzerini bizler günümüzde yapıyoruz, ama ne yazık ki bunun farkında bile değiliz. İmamı Şafii nin başından geçen, kendisinin bizzat yaşadığını anlattıkları, bir rivayeti nakletmek istiyorum sizlere. Çünkü aklını kullanan, düşünme melekesini yitirmeyenler için, bu kıssadan çok büyük hisselerin çıkarılacağını düşünüyorum. Günümüzde düşünmeden yaptığımız büyük yanlışlara, sanırım güzel bir örnek.

“Bir gün İmam Şafii talebeleriyle birlikte Bağdat sokaklarında gezerken, bir ara bir talebesi bakıyor ki iki kişi bir dini konuda tartışıyorlar. Onlardan biri, kendini haklı çıkarmak için diğerine, “CANIM BAK İMAM ŞAFİİ BİLE, BU KONUDA BENİM GİBİ DEMİŞ” diyor. Tabi ki Şafii’yi de tanımıyor, ancak duymuş. Öğrenci bunu duyunca onlara yaklaşıyor, olay nedir diye soruyor. 

Kendisine anlatılıyor, fakat Şafii böyle bir şey dememiş, adam kendini haklı çıkarmak için uyduruyor. Üstelik öyle bir yakışıksız iddia ki, Şafii’nin onu tasvip etmesi mümkün değil. Talebe, ”AMCA İMAM BÖYLE BİR ŞEY DEMEZ” diye müdahale eder, ancak adam onu dinlemez. 

Sonuçta durumu hocasına iletir, “BURADAKİ ADAMLARDAN BİRİ SANA LAYIK OLMAYAN BİR İFTİRA ATIYOR, GEL BUNU HALLET” der. İmam gelir, ancak ilk başta ben Şafii’yim demez. İlkin onları dinler, o da öğrencisi gibi, “YANLIŞSIN, İMAM BUNU DEMEZ” der; ancak adam ona da inanmaz. Şafii söylemiştir diye ısrar eder.

Hoca en son, “KARDEŞİM, ŞAFİİ BENİM VE BEN BUNU SÖYLEMEDİM. KALDI Kİ BÖYLE BİR ŞEY SÖYLEMEM DE DÜŞÜNÜLEMEZ” deyince adam, “HAYDİ ULAN SEN DE NERDEN ÇIKTIN, SEN ŞAFİİ OLAMAZSIN. ŞAFİİ BAŞKASIDIR VE DEMİŞTİR” diyor ve bildiklerine devam ediyor. Hatta talebeleri olmasaydı belki o adam hoca efendiyi dövebilirdi bile! “

Ne dersiniz, yapılan bu yanlışa benzer, günümüzde yapılanları, anlatılanları düşündüğümüzde, bu örnekten alacağımız çokkkk ama çok dersler yok mu sizce. Bu örneği okuyunca, Allah ın Resulü geldi aklıma. Acaba günümüzde yaşamış olsaydı onun adına, onca söylenen rivayetleri duyduğu zaman, neler söylerdi bizlere. Yorumunu sizlere bırakıyorum.

Allah ın Resulüne iftira atanların safında olmak istemeyen, hadis rivayet ederken bir kez daha düşünsün, düşünmeden ve Kur’an ın süzgecinden geçirmeden konuşanların sonunu, hayal bile edemiyorum. Allah ın Resulünün, dikkat çekici ve Kur’an ın adeta özünü bizlere anlatan, bizlerin dersler alıp, Allah ın emrettiği gibi yalnız Kur’an ın ipine sarılın emrine uyan uyarısını, lütfen unutmayalım.

“HER KİM Kİ, BEN SÖYLEMEDİĞİM HALDE, BU SÖZÜ PEYGAMBER SÖYLEDİ DESE, BUYURSUN KENDİNİ CEHENNEMDEKİ YERİNE HAZIRLASIN.”

Bu hadisi/sözü, Allah ın Resulü söylemiş midir onu Allah bilir. Ama söylemiş olma ihtimali çok yüksek. Çünkü Allah ın Resulünün tebliğ ettiği ayetler, bu sözü Resulün kesinlikle söylemiş olduğunu onaylıyor. Bizlere de düşen, Kur’an ın dışında bu Resulün sözüdür diye nakledilen her hadisi, Kur’an süzgecinden geçirmek olmalıdır. Çünkü Allah ın Resulü her anını, Kur’an ile yaşar ve yalnız Kur’an ı tebliğ edip Kur’an ile hükmettiğini, yine Kur’an dan öğreniyoruz.

Saygılarımla 

Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...