Ana içeriğe atla

GÜÇLÜ VE SAĞLAM BİR İMANIN YOLU, KUR'AN DAN GEÇER.

                                                                             

Allah Kur’an ayetlerini, sizce bizlerin hangi yöntemle anlamamızı ve hayatımıza geçirmemizi istiyor olabilir? Eğer rehberimiz Kur’an olduğunu söylüyor ve iman ediyorsak, Kur’an ı anlayabilmek için, Allah ın istediği yöntemi kullanmadığımız sürece, Kur’an ı doğru anlayamayız. Bu sorumuzu Kur’an a sormadan önce, şöyle bir soru soralım kendimize ve diyelim ki, Allah bizlere indirdiği ayetlerine, HİÇ DÜŞÜNMEDEN İNANMAMIZI VE KABUL ETMEMİZİ Mİ İSTİYOR, YOKSA ÖNERDİĞİ BAŞKA BİR YOL VAR MI? Sorduğum soruma eğer düşünmeden cevap verirsek, elbette Allah indirdiği ayetlerinin tamamına hiç kuşku duymadan iman etmemizi emretmiştir diyebiliriz? 

Bu cevap kısmen doğru. Çünkü hiç kuşku duymadan, tüm ayetlerine iman etmemizi ister Rabbimiz. Tümüne iman etmediğimiz sürece de tam iman etmemiş sayar. Allah ayetleri doğru anlayabilmemiz ve ayetlerin ne maksatla indirildiğini de kavrayabilmemiz için, önce ayetler üzerinde, ne yapmamızı özellikle ister? İşte bu kısmı çok ama çok önemli. Ayetler üzerinde düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı, yani körü körüne iman etmemizi değil sorgulayan, düşünen daha sonra iman eden kullar olmamızı ister Allah. Şimdi de bu yolu ve yöntemi neden önerir bizlere, gelin onu birlikte düşünelim. Okulda öğretmenlerimiz fizik, kimya gibi dersleri önce sözlü olarak anlatır, daha sonrada deneylerini yaparak, bizzat ilmi olarak pratikte söylenenlerin doğruluğunu görürüz. Böyle olunca da o konuyu hiç unutmayız, çok daha iyi anlarız. YANİ OKULDA LABORATUVARIMIZ VARSA VE ÖĞRENDİKLERİMİZİ AKILDA KALACAK BİR ŞEKİLDE BİZZAT DENEYİNİ GÖRDÜYSEK, ASLA UNUTMAYIZ VE BÖYLECE ÖĞRENDİĞİMİZ KONU HAKKINDA, SEBEP SONUÇ İLİŞKİSİNİ KURARIZ.

Bazı okullarda öğretmenler, bu türlü laboratuvarların olmayışından yakınarak, aslında konuyu daha iyi anlayabilmeniz için, bunun deneyini laboratuvarlarda yapmamız gerekir, diye yakınırlar hatırlarsanız öğretmenler. Buradan şunu anlarız. Bir konunun akılda daha rahat kalması, olayın gerçekleşme safhalarını bizzat görmemiz, üzerinde bilimsel çalışmalar yapmamız, araştırmamız ve düşünmemiz, bizlerin konuyu çok daha rahat anlamamızı ve hiç unutmamamızı sağlayacaktır. Benzeri yolu Rabbimiz bizlere önermiş ve birçok ayetinde, bizlerin ayetler üzerinde düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı isteyerek, SORGUSUZCA DEĞİL DÜŞÜNEREK, SORGULAYARAK YANİ ARAŞTIRARAK İMAN ETMEMİZİN DAHA SAĞLIKLI, DAHA GÜÇLÜ VE KALICI BİR İMAN SAHİBİ OLUNACAĞININ YOLUNU GÖSTERMİŞTİR.  Sizlere bazı örnekler vermek istiyorum. Allah birçok ayetin sonunda bakın bizleri nasıl düşünmeye davet ediyor.

“AYETLERİ SİZE AÇIK-SEÇİK BİLDİRİYORUZ Kİ, AKLINIZI İŞLETEBİLESİNİZ. ALLAH, AYETLERİ SİZE İŞTE BÖYLE AÇIKLAR Kİ, DERİN DERİN DÜŞÜNEBİLESİNİZ. HÂLÂ AKLINIZI ÇALIŞTIRMAYACAK MISINIZ? BİZ BENZETMELERİ İNSANLAR İÇİN YAPIYORUZ Kİ, İNCEDEN İNCEYE DÜŞÜNEBİLSİNLER. DÜŞÜNÜP TAŞINACAK DA ÖĞÜT KENDİSİNE YARAYACAK. DİLEYEN ONU DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALIR.”

Allah bu yöntemle ne amaçlıyor olabilir? Allah bizlere düşünmeden, ayetleri tebliğ alan iman etsin diyebilir di? Neden düşünmemizi istiyor? ÇÜNKÜ DÜŞÜNEN, AKLINI KULLANAN, YAPTIKLARINDAN EMİN OLURDA ONDAN. Allah ın tebliğinden emin olan, asla aldatılmaz, kandırılamaz. DÜŞÜNEN İNSAN, ASLA BATILA SAPMAZ ALDATILAMAZ. Toplumda çok söylenen bir söz vardır. EĞİTİM ŞART DERİZ. Eğitim akılla çaba göstererek olur. Düşünen insan, eğitimli insandır, en az yanılan insanda düşünen insandır.  Onun içindir ki Allah da, elçisi kanalıyla bizlere gönderdiği ayetler üzerinde, çok itinayla ama ayetleri bir bütün olarak düşünmemizi ve öyle iman etmemizi emreder. Hatta Allah bazı ayetlerinde, EY AKIL SAHİPLERİ diye hitap eder ve ANCAK AKIL SAHİPLERİ DÜŞÜNÜP İBRET ALIR diye de, düşünmenin aklını kullanmanın önemine işaret eder. 

Peki, bizler günümüzde bu yolu ve yöntemi kullanıyor muyuz? Ne yazık ki hayır. Günümüzde bizlere düşünmeden, körü körüne itaat etmenin,  Allah emri olduğu öğretilmiştir. Çok düşündürücü değil mi? Sizler Kur’an dan anlayamazsınız, veli insanlar anlar mantığı, İslam a yerleştirildiği içindir ki, artık Kur’an ı okuyan Müslümanlar, anlayarak okumadıkları için, hem düşünme, aklını kullanma fırsatını kaçırmış, hem de Kur’an ı ilk elden, bizzat kendisinden öğrenme şansını kaybetmiştir. Böyle olunca da, Allah ın Kur’an ı anlamak için önerdiği yoldan da habersiz yaşayıp gidiyoruz.

Elbette geçmişte belli bir dönem, Allah ın emrettiği şekilde düşünerek, araştırarak iman edilmiş böylece, İslam toplumlarından ilim adamları, âlimler çok daha fazla çıkmıştı. Fakat zamanla dine nifak sokanlar, Kur’an ın özünden uzaklaştırılan İslam toplumunun Kur’an ı terk ederek, emin olmadıkları bilgilerin ardına düşmesi nedeniyle artık âlimleri, ilim adamlarını da içimizden çıkartamaz olmuşuz. Allah Kur’an, bakın kimler için doğruluk rehberidir diyor.

Mü min 54: O, AKIL SAHİPLERİ İÇİN BİR ÖĞÜT VE DOĞRULUK REHBERİDİR.

Elbette düşünmeden itaat eden toplumlar, bazı kişilerin ya da bazı amaçlarını gerçekleştirmek isteyen toplumların işine de yaramış. Böylece güdülenmiş toplumlar yaratarak, istenildiği gibi kullanılmış ve kullanılmaktadır. ÜLKEMİZ YAKIN ZAMANDA, BU HATAMIZIN ACISINI ÇEKTİ. İNŞALLAH BUNDAN DERS ALMIŞIZDIR. Lütfen dikkat eder misiniz yukarıdaki ayete. Kur’an akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberidir diyor. Bizlerse hala inatla, herkesin Kur’an ın muhkem ayetlerini anlayamayacağını söyleyerek, aslında ne derece aklımızı kullandığımızı da itiraf ediyoruz. BÖYLECE İMANIMIZI BAŞKALARINA HAVALE EDEREK, NASIL BÜYÜK BİR TEHLİKE ALTINDA OLDUĞUMUZUN FARKINDA BİLE DEĞİLİZ. Günümüzde dinin emri zannettiğimiz öyle inançlarımız vardır ki, Kur’an ın hükümlerinin tam tersi. Allah sakın benden başka Veliler edinmeyin dediği halde, velisi olmayan cennete gidemez, Kur’an ı anlayamaz ve İslam ı doğru yaşayamaz fikrine inanır. Hatta Rivayet hadislerin ve mezheplerin fıkıh inancı olmasaydı, Kur’an kapalı kalır anlaşılamazdı diyerek, eşi benzeri olmayan Kur’an a hakaret ettiğimizin bile farkında olamıyoruz. Hâlbuki Allah iman adına takip edeceğiniz, güveneceğiniz Rabbinizden size indirilendir der ve bizleri uyarır.

Araf 3: Rabbinizden size indirilene uyun; O’nun berisinden bir takım VELİLERİN ARDINA DÜŞMEYİN! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.

Allah birçok ayetinde bu ve buna benzer uyarıları yapması, ne yazık ki bugün İslam toplumunda göz ardı ediliyor. Çünkü düşünerek, elde Kur’an onun rehberliğinde iman edilmiyor da ondan. Böyle olunca da sanı, rivayetler Kur’an ın önüne geçerek İslam yaşanıyor.  Ne yazı ki Kur’an, mahşer günü Allah ın Resulünün ümmetine üzülerek söyleyeceği gibi, KUR’AN ÜMMETİM TARAFINDAN TERK EDİLDİ diyecek. Onun yerini, emin olmadığımız rivayetler aldı. Kur’an ı bile rivayetlerle anlamanın, yaşamanın yolunu seçtiysek eğer, sanırım İslam toplumu daha çok acı ve kederden kurtulamayacak demektir.  Allah aklını kullanmayarak, Kur’an ın ipinden başka iplere tutunarak, Allah dan başka Veliler edinerek iman edenlere, bakın ne yapacağını söylüyor.

Yunus 100: Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. ALLAH, AZABI AKILLARINI (GÜZELCE) KULLANMAYANLARA VERİR.

Ne dersiniz, bugünkü İslam toplumlarının, neden bu halde olduğu, sizce bu ayetle anlaşılmıyor mu? Ne yapıyorsak bizler ellerimizle yapıyoruz. Allah ne yaparsanız onu veririm der. Yani, neye layıksak onu bulacağız. Ama bizler hala batıl inançlarımızı aklayabilmek için birbirimizle kavga etmekle boşa vakit geçiriyoruz. HATIRLATIRIM ÖMÜR BİR SU GİBİ GELİP GEÇİYOR. BIRAKALM BOŞ TARTIŞMALARI. RİVAYET VE SANI BİLGİLERİ SAVUNACAĞIMIZA, ALLAH IN VAHYİNİ SAVUNANLIM. BİR DE BAKMIŞSIN ÖMRÜN SONUNA GELMİŞİZ. PİŞMANLIK YAŞAMAK İSTEMEYEN ELDE KURAN, BATIL VE HURAFEDEN UZAK, ALLAH IN NURUNU DOĞRU ANLAMAYA VE HAYATINA GEÇİRMEK İÇİN VAR GÜCÜYLE ÇABA HARCAMALIDIR.

Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...