Ana içeriğe atla

Gerçek Rabbinden Gelendir. Ali İmran 60. Ayet.




Bizler Kur’an’dan öyle uzaklaştık ki, Allah ne söylüyorsa inanın tersini yapıyoruz. Ondan sonrada kendimizi temize çıkartırcasına, karşımızdaki insanların inançlarını tenkit ediyor hatta inkârcı, kâfir yakıştırması yapıyoruz. Kur’an hepimizin anlayacağı şekilde, çok basit örnekler vermiş, uyarılar yapmıştır, bizlerin doğruyu bulmamız adına. Bu makalemde sizlere, günümüzde yaptığımız O çok büyük yanlışımıza delil olacak ayeti hatırlatmak ve üzerinde düşünmenize vesile olmak istiyorum.

Ali İmran 60: GERÇEK, RABBİNDEN GELENDİR. ÖYLE İSE ŞÜPHECİLERDEN OLMA. (Diyanet vakfı meali)

Rabbimiz gerçek HAK olan benim katımdan gelendir dediği halde, bizler sanki Allah ile inatlaşıp ona dinini öğretircesine, HAYIR YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ, ALLAH RESULÜNÜ POSTACI DİYEMİ GÖNDERDİ HERHALDE DİYEREK, RİVAYETLERİDE DİNİN İÇİNE İLAVE EDİP, İSLAM KURAN VE RESULÜN SÜNNETİ İLE YAŞANIR DEMİYOR MUYUZ? Sizce bu ayetin bizlere anlatmak istediği ve uyarısı çok açık anlaşılmıyor mu? Bu ayeti okuduktan sonra, hepimizin vereceği cevap, evet çok açık anlaşılıyor olacaktır. Peki, bu uyarıyı tebliği alan ve Kur’an’a iman ettiğimizi söyleyen bizler, yaşantımıza da ayetin hükmünü geçiriyor muyuz? Yoksa okuyup kulak arkası edip, atalarımızın batıl inançlarını yaşamaya mı devam ediyoruz, ne dersiniz? Çok üzgünüm ama günümüzde bizler ve Müslüman ülkelerinin genel çoğunluğu, İslam’ı yaşarken bu ve buna benzer yüzlerce ayete gözlerimizi yumarak, duymazlıktan gelerek, sanki HÂŞÂ Rabbimize inatla, bakın neler söylüyoruz.

“KUR’AN DETATLI BİLGİ VERMEZ. İSLAM’I EKSİKSİZ VE TAM YAŞAYABİLMEMİZ İÇİN, PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ VE ÂLİMLERİN İMANIMIZ ADINA AÇIKLAMALARI OLAN FIKIH BİLGİLERİNE, BİZLERİN MUTLAKA İHTİYACIMIZ VARDIR. BU BİLGİLER OLMASAYDI, KUR’AN KAPALI KALIR ANLAŞILMAZDI”

Ne dersiniz, bu düşünce ile Allah’ın Ali İmran 60. ayetinde ki uyarıları, bir birini onaylıyor mu? HANİ GERÇEK, HAK OLAN RABBİNDEN GELENDİ? Çok üzgünüm ama bizler, Allah’a inanmadığımızın, güvenmediğimizin hala farkında değiliz. Atalarmızın inancını yaşayabilmek adına, Allah’ın ayeti sözde kaldı da ondan. Böyle yaptığımız sürece Allah’ta bizlere yardımcı olmayacak dualarımıza karşılık vermeyecektir, bunu unutmayalım. İslam toplumlarının halini hatırlayınız lütfen. BUNUN SEBEBİ, ALLAH’IN AYETLERİNE KARŞI TAKINDIĞIMIZ TAVRIN, SONUCUDUR. Tüm gerçekler Allah katından gelir, onun için sakın bu konuda şüpheye düşenlerden olma uyarısını dikkate almayan bizler Hak dan, Allah katından gelen Kur’an’ı, her bilginin açıklanmadığı bir rehber ilan edebiliyoruz. Bu nasıl bir mantık, bu nasıl Allah’ın ipine sarılmak, bunu anlamak mümkün değil.

Hâlbuki hatırlayınız lütfen Allah ne diyordu, BİZ KİTAPTA HİÇ BİR EKSİK BIRAKMADIK. HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM. BU KİTAPTAN SORUMLUSUNUZ. Tüm bu gerçekleri görmezden gelen bizler, EMİN OLMADIĞIN BİLGİNİN ARDINA DÜŞME diye uyaran, HAK YALNIZ BENİM KATINDAN GELENDİR ikazlarını yapan Allah’a karşı, inatla hükümlerin tam tersine inanarak, imanımızı yaşıyoruz. Eğer dini konularda kafalarımızı batıl ve hurafe inançlarla doldurmuş isek, Kur’an’ın gerçeklerini ve uyarılarını anlamak ve kabul etmek gerçekten çok zor olacaktır. Özellikle yaşları ileri durumda olan, ya da Kur’an dışından geleneklerin ve anlatılan rivayetlerin etkisinde kalan kardeşlerimiz, Kur’an’ın verdiği örnekleri kabul etmekte çok zorlanmaktadırlar. Çünkü batıl ve hurafe içimize öyle girmiş ve yerleşmiş ki, HAKKIN YERİNİ ADETA BATIL ALMIŞ.

Lütfen Kur’an’ın özellikle MUHKEM ayetlerini, birilerinin tefsirinden ya da rivayetlerden anlamaya çalışmayalım. Ayetleri doğru anlamak istiyorsak, Allah’ın biz ayetlerimizi nice örneklerle açıkladık ki anlayasınız dediği, KUR’AN’IN BİZZAT KENDİ TEFSİRİNDEN, YANİ KUR’AN’DAN ANLAMAYA ÇALIŞMALIYIZ. Değerli din kardeşlerim ömür, imtihan göz açıp kapayıncaya kadar gelip geçiyor. Emaneti teslim ettikten sonra pişmanlığımızın, hiçbir faydası olmayacaktır, lütfen Allah’ın uyarılarına kulak verelim, beşerin rivayetlerine değil.

YUNUS 36: ONLARIN ÇOĞU, ZANDAN BAŞKA BİR ŞEYE UYMAZ. ŞÜPHESİZ ZAN, HAKTAN HİÇBİR ŞEYİN YERİNİ TUTMAZ. ALLAH, ONLARIN YAPMAKTA OLDUKLARINI ÇOK İYİ BİLENDİR.

Bakara 5: İŞTE ONLAR, RABLERİNDEN GELEN BİR HİDAYET ÜZEREDİRLER ve KURTULUŞA ERENLER DE ANCAK ONLARDIR.

Rad 19:  RABBİNDEN SANA İNDİRİLENİN HAK OLDUĞUNU BİLEN KİŞİ, KÖR OLAN BİRİ İLE AYNI MIDIR? SADECE AKIL SAHİPLERİ DÜŞÜNÜRLER.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...