Ana içeriğe atla

FURKAN SURESİ 30. AYETTEN ALACAĞIMIZ DERSLER.



Değerli dostlar, bugün sizlere hatırlatmak ve üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Furkan suresi 30. ayet olacaktır. Bu ayetin öncesindeki ayetleri incelediğimizde, hesap günü geldiğinde Allah'ın Resulünün şahitliğinde, kendisinin o gün üzüntüsünü nasıl dile getireceğini, Allah şimdiden bizlere açıklıyor, peki neden şimdiden söylüyor? Kulları ders ve ibretler alsın, geçmiş toplumlarının hatalarına düşmesinler diye. Önce ayeti yazalım, daha sonrada bu ayetten nasıl dersler almalıyız, onu birlikte düşünelim. Unutmayalım bu ayet, Allah'ın geleceği bildiğine çok açık kanıttır.

Furkan 30: ELÇİ ŞÖYLE DİYECEKTİR: “EY RABBİM! KAVMİM BU KUR’AN’I YALNIZ BIRAKTI.” (Mehmet Okuyan)

BAKIN ALLAH'IN RESULÜ, HESAP GÜNÜ TÜM GERÇEKLERİ GÖRDÜĞÜNDE, NASIL BİZ ÜMMETİNDEN ŞİKAYETÇİ OLACAKMIŞ. Allah'ın Resulünün hesap günü söyleyeceği, benim kavmim yani ümmetim Kur’an'ı yalnız, terk edilmiş/mehcur bıraktılar derken, benim onlara tebliğ ettiğimden uzaklaşıp batıla, rivayetlere atalarının inançalrına daldılar diyeceği kast ediliyor. Bizler bu uyarıdan doğru dersler çıkarırsak, işte o zaman hem Resulün gerçek ümmeti oluruz, hem de Allah'ın gerçek, halis kulları arasında oluruz. Bu acı gerçeklerden anlaşılıyor ki, Resulün tebliğ ettiği, hayatına geçirdiği, onunla yaşadığı Kur’an, onun ölümünden yıllar sonra, terk edilmiş olduğu anlaşılıyor. İsterseniz ayette geçen MEHCUR bıraktılar yani terk edilmiş bir şekilde, yanlız bıraktılar sözünden ne kast ediliyor olabilir? Bir şeyi terk etmek için önce inanmak, birlikte olmak gerekir. Bizde bu düşünceden yola çıkarak anlamaya çalışalım. Demek ki bu uyarı iman ettiğini söyleyen kişilere yapılıyor. Demek ki iman ettiğini söyleyen bu insanlar şu hataları yapmış olabilirler, Resulde bu sözü söyleyecek olabilir. KUR'AN'A İNANMIŞ GİBİ YAPMIŞLAR AMA İMANLARI KALPLERİNE YERLEŞMEMİŞ İNSANLAR OLABİLİR. BU KİŞİLER İMAN ETTİKLERİ KİTABI, DİKKATLE ANLAYARAK VE DÜŞÜNEREK OKUMAYARAKTA, KUR'AN'I YANLIZ VE TERK EDİLMİŞ BIRAKMIŞ OLABİLİRLER. HATTA OKUYUP ANLADIKLARI HALDE, ATALARININ İNANÇLARINI YAŞAYABİLMEK İÇİN, ALLAH'IN AYETLERİNİ GÖRMEZDEN GELEREK ÜSTÜNÜ ÖRTEREK, HAYATLARINA GEÇİRMEYEREK, KUR'AN'I MAHÇUP BIRAKIP ADETA TERK ETMİŞ OLABİLİRLER.

KİMBİLİR ALLAH'IN RESULÜ O GÜN NASIL ÜZÜLECEK.  Hatırlatmak istiyorum, Allah'ın Resulü, Kur'an'ı tebliğ ettiği kavminin yani ümmetinin, Kur'an'ı rehber almadıklarını, batılı ve hurafeyi din diye yaşadıklarını gördüğüne şahit olduğunda bu sözü söyleyecek mahşer günü. Bu sözler KUR'AN'A İMAN ETTİĞİNİ SÖYLEYENLERE HİTABEN SÖYLENİYOR. Yani kendisine iman etmeyen, Kitap Ehlinden bahsetmiyor. Allah'ın Resulünü örnek aldığını söyleyenler, lütfen bu ayet üzerinde, Resulün söyleyeceği bu acı ve üzücü şikayetin, sözün üzerinde bir daha düşünsünler. SİZCE KUR'AN NASIL YALNIZ BIRAKILIR? MÜSLÜMANLARA HERŞEY KUR'AN'DA YAZMAZ, DETAYLI DEĞİLDİR, HER OKUYAN KUR'AN'I ANLAYAMAZ DİYEREK, TOPLUMU RİVAYET VE SANI BİLGİLERE YÖNLENDİRİRSEK, O KUR'AN YALNIZ BIRAKILIR, CİDDİYE ALINMAZ HATIRLATIRIM.

Kendi yaşadığı dönemlerde Kur’anı tanıtmak, tebliğ etmek, insanlara ulaştırmak, hak ettiği makama çıkarmak için, o kadar ciddi çalışmalar yapıyordu ki Allah'ın Resulü, bu sözlerinden yalnız kendi döneminden bahsetmesi mümkün olamaz. Çünkü yaptığı özverili çalışmalarından ötürü, Allah'ın Resulü Allah dan birçok takdirler, övgüler almıştı. Günümüze kadar ulaşan bilgilerden, Allah'ın Resulünün aldığı önlemleri biliyoruz. O dönemde de Kur’an'dan sapma, Kur’an dışına meyletme eğilimlerini tespit eden Allah'ın Resulü, kendi sözlerinin değiştirilerek nakledildiğini, hurafeye batıla sapıldığını fark etmiştir. Elbette bunlarla da mücadele ettiğini, hepimiz biliyoruz. Şimdide bu ayetten önceki iki ayete bakalım. Yine hesap günü geldiğinde Kur’an'ı yalnız ve devre dışı bırakıp batıla sapanlar bakın neler söyleyecek, onları da şimdiden bizlere hatırlatıyor ki Allah, belki birazcık aklını kullanan kulum, ibret alır diye.

 “YAZIKLAR OLSUN BANA, KEŞKE FALANI DOST EDİNMESEYDİM! ” (Furkan 28)

 “ANDOLSUN, ZİKİR/KUR’AN BANA GELDİKTEN SONRA BENİ ONDAN O SAPTIRDI. ZATEN ŞEYTAN İNSANI YARDIMCISIZ BIRAKIVERİR.” (Furkan 29)

Lütfen örneklere, uyarıya bakar mısınız? HESAP GÜNÜ ZİKRE/KUR’AN'A ALLAH'IN KİTABINA İMAN ETTİĞİNİ SÖYLEYEN BİR MÜSLÜMAN'IN, FERYADINI DUYUYOR MUSUNUZ?Zikir ehli olduğunu zanneden inanmış bir kısım insanların, inandığı güvendiği bir başka iman edeni dost, veli edindikten sonra, bu dostluğunun sonunda din ve iman adına, onun sözlerini Kur’an'a Allah'ın kitabına danışmadan, onun onayını almadan kabul etmeleri ve yaşamaları sonucunda, nasıl yoldan çıkıp pişman olacaklarını, ne kadar güzel anlatıyor ve yanlışını, Allah'ın huzurunda fark edip pişman olacakları örneğini veriyor. Furkan 29. ayetinde söylenenler, konuya daha da açıklık getiriyor ve bakın ne söylüyorlar? Andolsun Zikri/Kur’an'ı ben tebliğ alıp, onun yolundan gittiğim halde, kendime dost edindiğim, veli edindiğim çok güvendiğim kişi beni saptırdı diyeceğini söylüyor.

Yüce Rabbimize binlerce şükürler olsun, bundan daha açık, anlaşılan ve bizleri uyaran bir başka ayet aramaya gerek var mı? Tabi böyle güzel, açık örnekleri görebilmek, hissedebilmek, anlayabilmek önemli. Tabi batıl ve sanı inançlarla ellerimizle gözlerimize perde çekmemişsek, gönüllerimiz mühürlenmemişse, ancak gerçekleri görebiliriz. Ayette bahsedilen, güvendiği kişinin saptırdığı konu çok önemli. Bahsettiği veli edindiği, güvendiği kişi kendisini, zikrin/Kur’an'ın dışına yönlendirerek yoldan çıkardığı anlatılıyor. Kur’an'ı yeterli görmüyor ve atalarından gelen emin olmadığı, rivayet bilgilere iman etmesi için onu yanıltıyor. 

Hâlbuki Allah Kur’an'da bizleri uyarıyor, kimin takvaca üstün olduğunu yalnız ben bilirim, sakın benden başka VELİLER edinmeyin, yalnız KUR'AN'A SARILIN demiyor muydu? YANİ BİZLER KUR'AN'A GÖRE, ASLA HİÇ KİMSE İÇİN BU ALLAH DOSTUDUR, BU KİŞİ ALLAH'IN YOLUNDA EN DOĞRU GİDENDİR DİYEMEYİZ. Güvenilecek dayanılacak, yardım istenecek tek veliniz Allah, yalnız benim diyor. Fakat bizler bazı insanları veliler, Gavslar edinip, O Allah dostu, cennetlik bizlere mahşerde şefaat edecek, dahi demiyor muyuz günümüzde? Allah bizleri affetsin. Bu yanlışlar, Kur'an'dan uzak onu yeterli görmemenin sonucunda ortaya çıkıyor. Şimdide şunu düşünelim. Bu hatayı düşünmeden birilerine tabi olarak yapanların, ALLAH'IN HUZURUNA GİTTİĞİNDE AYNI FERYATLARI YAPACAĞINI, AMA HİÇBİR İŞE YARAMAYACAĞINI BİLMELİDİR. 

Allah kullarına, sizi bu kitaptan hesaba çekeceğim diyorsa, bu kitap anlaşılması zor bir kitap asla olamaz. Allah yemin olsun ki bu kitabı sizler için kolaylaştırdım diyorsa, bunun tersini söyleyenlere inananlar, hesap günü üzülenlerin, feryat edenlerin safında olacaktır. Elbette her insan kapasitesi ve çabası ölçüsünce, ona yaklaştığı nispetle anlayacaktır Kur'an'ı. Unutmayalım Allah sizleri, gücünüz nispetince sorumlu tutarım diyor. Bizler Kur’an'ın özünü anlayıp kavradıktan, onun temel esaslarını öğrendikten sonra, birbirimizden elbette faydalanmalıyız. Okullarımızda okutulan, beşerin yazdığı onca karmaşık kitaplar anlaşılıyor da mühendisler, doktorlar, bilim adamları oluyorsak, Allah'ın gönderdiği kitap için anlaşılması zor, herkes anlayamaz diyenlerin, bizlerden sakladıkları bir şeyler var demektir. Beşerin kitaplarını bizler anlıyorsak, Allah bizlere rehber olsun diye gönderdiği, imtihan edeceği kitabın anlaşılması için, mutlaka yine bir beşere ihtiyacımızın olduğunu söylemek, Allah'a yapılacak en büyük saygısızlıktır, bunu da unutmayalım. Bunları söyleyenlerin, tıpkı Kur'an'ın verdiği örnekte olduğu gibi, bizleri Kur’an'dan uzaklaştırmaya çalıştığını, Kur’an ile ilişiğimizi kesmek istediklerini bilmeliyiz. Sorumlu olduğumuz Rehber Allah katından geliyorsa, ona anlaşılması zor, orada her detay yoktur diyenler, lütfen dikkatle düşünsünler. Bakın Allah Kur’an konusunda ne diyor?

Nisa  82. ; Kur an'ı, iyice okuyup düşünmüyorlar mı?

Nahl 89:… Ayrıca bu Kitabı da sana, her şey için bir açıklama, bir hidayet ve rahmet kaynağı ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

İsra 89: Andolsun, bu Kur'an'da her örnekten insanlar için çeşitli açıklamalarda bulunduk. İnsanların çoğu ise ancak inkârda ayak direttiler.

Casiye 20: Bu Kur'an, insanların kalp gözlerini açacak ışıklardan oluşur. Gereğince inanan bir toplum için de bir kılavuz ve bir rahmettir o.

Araf 3; Rabbinizden size indirilene uyun; O'nun berisinden bir takım velilerin ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.

Enbiya 10; And olsun, size öyle bir kitap indirdik ki, bütün şan ve şerefiniz ondadır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?

Yukarıdaki ayetler ve benzeri onlarcası, Yüce Rabbin katındandır. Acaba bu ayetler, bizlere söylenen Kur’an'da her şey yoktur, o özet bilgidir, Onu herkes anlayamaz sözlerini destekliyor mu? Allah Kur’an'ı iyice okuyup düşünmüyorlar mı diyor, demek ki okuyup düşündüğümüzde anlaşılacak ki böyle söylüyor, dikkat edin hiç ayrım yapmadan. Bu kitapta her şeyden nice örnekler verdim, sizlere bir müjde ve uyarıcı olsun diye gönderdim diyor Allah. Kur’an'ı iyi niyetle okuyanın kalp gözlerini açacak ışıklardan oluşur, gereken bilgiyi alana bir kılavuz rehberdir diyor. Rabbinizden size gönderilene uyun, sakın velilerin ardına düşmeyin diyorsa, sizce herşey çok açık değil mi? Demek ki hüküm yalnız Allah'ın'dır, ayırt edip çözüm getirenlerin en hayırlısı odur. Yani Kur’an'ın dışında hiçbir hüküm verecek yoktur. Çünkü Allah sizleri Kur’an'dan hesaba çekeceğim demiyor muydu? Çok açık bir şekilde bütün şan ve şerefiniz Kur’an'da diyorsa Allah, başka kanıt mı arıyoruz?

Peki, bizler tüm bu ayetleri tebliğ aldığımızı ve iman ettiğimizi söylediğimiz halde, ne diyoruz? Hala bunca delili görmezden gelip, Kur’an'ı herkes anlayamaz, Kur’an'da her şey yoktur, onu veli insanlar anlar demiyor muyuz? İŞTE BU YANLIŞLARIMIZLA BİZLER,KUR'AN'I YANLIZ BIRAKIP ADETA TERK EDİYORUZ AMA FARKINDA BİLE DEĞİLİZ. DAHA AÇIKÇASI KUR'AN'DAN DERSİMİZİ ÇALIŞMAK BİZE ZOR GELİYOR, BU GÖREVİ BAŞKALARININ ÜZERİNE ATMAYA ÇALIŞIYORUZ. BÖYLE BİR YOLLA İMTİHAN KAZANILIR MI? Hani Allah biz kitapta, hiç bir eksik bırakmadık diyordu, yoksa bu ayete iman etmiyor muyuz? Hükmüme hiç kimseyi ortak etmem dediği uyarıyıda mı unuttuk? Sizlere tekrar mahşer günü, Zikir ehli yani Allah'ın vahyine iman ettiğini zanneden kişilerin feryadını hatırlatmak istiyorum. "Furkan 28: EYVAH! KEŞKE FALANCAYI DOST EDİNMESEYDİN." Bu duruma düşmek, hesap günü şaşkın ve üzgün kalmak istemeyen, yaptıkları onca çalışmanın, çabanın, ibadetin hazırlığının boşa gitmesinden korkan, Allah'ın uyarılarını şimdiden dikkate alır ve gereken dersleri çıkartır.

Dilerim Allah'tan, tüm bu örnek uyarı ayetlerden ders alan, din ve iman adına yalnız dayanılacak, güvenilecek, yardım istenecek veli olarak Allah'ı kabul eden kulları arasına, bizleri de alması dileklerimle.

Saygılarımla 

Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İmtihanımızda, Kaybedenlerden Olmak İstemiyorsak.

  Allah Asr suresinde, iman ettiğini söyleyen kullarım, birbirine Hak olanı,  YANİ YALNIZ ALLAH KATINDAN GELENİ, KUR’AN’I TAVSİYE ETMEDİĞİ SURECE ZİYANDADIR  diyor. Çünkü hak olanın yalnız Allah katından geldiğini yine Kur’an’da bildiriyor. Bizler böylemi yapıyoruz? Rabbimiz iman ettiğini söyleyen kullarını uyarmak için,  “ONLARIN ÇOĞU ALLAH’A, ANCAK ORTAK/ŞİRK KOŞARAK İNANIRLAR”  diyerek, iman ettiğini zannedenlerin, nasıl büyük bir yanılgı içinde oldukları uyarısını yapıyor. Tabi bir başka ayetinde de kendisine  ŞİRK/ORTAK KOŞANIDA AFFETMEYECEĞİ  bilgisini veriyor. Peki, bizler böyle büyük hatalar yapıyor muyuz? İnancımızı Kur’an ile sorguladık mı? Gelin sorgulayalım. Bizler yalnız Allah’ın katından gelen HAK olan Kur’an’a mı iman ediyoruz? Yoksa yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz,  KUR’AN+RESULÜN SÜNNETİ+MEZHEP İMAMLARININ İCHATLARI ile birlikte  mi yaşanır diyoruz.  Eğer bunu söylüyorsak, Allah’ın uyardığı gibi...

İslam’ı Sorumlu Olduğumuz Kur’an’dan Öğrenmezsek, Sonucuda İşte Böyle Olur.

  Bizler hiç düşünmeden, sorgulamadan Kur’an’dan uzak öyle bir din yaşıyoruz ki, adeta Allah’ın kitabı Kuran’ı küçümsediğimizin farkında olmadığımız gibi,  yalnız Kur’an ile İslam’ı yaşayamayacağımıza inandırıldık. İman ettik dediğimiz Kur’an, bu düşünceye onay veriyor mu, hiç baktık mı? Elbette hiç bakmadık, hatta bakmaya teşebbüs bile etmemizi engelleyip, sen Kur’an’ı anlayamazsın senin ilmin ne ki, Arapça bir kelimenin bilmem kaç anlamı var, sen hangisinin olduğunu nereden bileceksin diyerek, aklın mantığın kabul etmeyeceği düşünceleri, her nedense kabul etmekte sakınca görmedik. Arapça olan Kur’an’a bunları söyleyenler, her ne hikmetse yine Arapça olan rivayet hadislere, neden bunları söylemediklerini hala fark edemediysek, Allah ile aldatılmaktan da asla kurtulamayız.  İSLAM’I SORUMLU OLDUĞUMUZ KUR’AN’DAN ÖĞRENMEZSEK, SONUCUDA İŞTE BÖYLE OLUR . Mezheplerin hatta cemaat ve tarikatların şekillendirdiği İslam inancımızda şu mantık ve Kur’an dışı inancı, her nedense...

Enam Suresi 38. Ayet. “Biz Kitapta Hiç Bir Şeyi Eksik Bırakmadık.”

Bizler Kur’an ayetlerini doğru anlamak istiyorsak, mutlaka yine Kur’an’ın açıklamalarından, verdiği örneklerden yola çıkarak, anlamanın yolunu yöntemini seçmeliyiz. Bu konuda bir örnek vermek istiyorum, önce ayeti yazalım daha sonra üstünde birlikte düşünelim. Enam 38:  Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler. (Diyanet meali) Bu ayette geçen çok dikkat çekici bir cümle var.  BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK . Sizce Allah, hangi kitaptan bahsediyor olabilir? Ne yazık ki geleneksel İslam anlayışı bu ayette geçen, bu cümleden çok rahatsız, onun içinde bu cümleye öyle bir anlam yüklüyorlar ki, ayette geçen bu cümlenin, neredeyse bizlere vermesi gereken anlamını alıp götürüyor. Siz ayeti okuduğunuzda ne anladınız? Yani Allah hangi kitapta, hiçbir eksik bırakmadığından bahsedi...