Günümüzde bizler İslam'ı öyle yanlış rivayet, sanı bilgilerle yaşıyoruz ki, inanın farkına varabilsek, üzüntümüzden kahroluruz. Din ve iman hata götürmez. Onun içinde bir sarraf misali, çok dikkatli ve hassas olmalıyız. Bizler, Kur’an'ı sizler anlayamazsınız diyenlere inandığımız için, Yaradan'ın tebliğini ilk elden alma şansımızı da kaybetmişiz. Böyle olunca da ellerimizle RUHBAN sınıfı yaratmışız. Hâlbuki İslam dininde, ruhban sınıfının olmadığını Kur'an söylüyor. Allah ile kulu arasına, elçisinin bile giremeyeceği bilgisini, bakın nasıl veriyor bizlere Rabbimiz. Tabi Kur’an'ı anlayarak dikkatle okursak ve önyargılarımızdan kurtulursak ancak bunun farkına varabiliriz.
Müddesir 11: BENİ, YARATTIĞIM KİŞİYLE BAŞ BAŞA BIRAK. (Diyanet meali)
Bu ayetin öncesi ve sonrası ayetlerle lütfen birlikte okuyup bu ayeti anlamaya çalışalım. Rabbimiz Elçiler gönderip uyarıp ikaz ettikten sonra, hala batıla hurafeye atalarının inancına inanmakta devam edenlere bunu söylüyor ve hiç üzülme onlar benimle baş başa kalacaklardır diyor. DEMEK Kİ BİZLER, ALLAH İLE BAŞBAŞA İMTİHANIMIZI YAŞIYORUZ, ARADA HİÇ KİMSE OLMADAN. Bizlerin Kur’an ile bağımızı kesenler, saltanat ve hükümranlıklarının devam edebilmesi için, öyle yanlış bilgilerle bizleri oyalamışlardır ki, FARKINDA OLMADAN ŞEYTANLAŞMIŞ İNSANLARI DOST EDİNMİŞİZ. Evet, yanlış duymadınız, farkında değiliz, ama genel çoğunluğumuz, Allah'ı dost edindiğimizi zannederek, şeytanlaşmış insanları dost edinmiş olabiliriz. Gelin bu konuyu, Kur’an ışığında anlamaya çalışalım.
Zuhruf 36: KİM, RAHMAN’IN ZİKRİ’Nİ GÖRMEZLİKTEN GELİRSE, BİZ ONUN BAŞINA BİR ŞEYTAN SARARIZ. ARTIK O, ONUN AYRILMAZ DOSTUDUR. (Diyanet meali)
Ayete bakar mısınız lütfen, Kur’an ayetlerinin bir kısmını kim görmezden gelir, ya da üstünü örterse, bizler ona şeytanı musallat ederiz, şeytanlaşmış insanların dostu yaparız diyor. Bugün bizler onlarca ayetin hükmünün kalktığını, nesh edildiğine inanırsak, ayrıca Allah'ın açıkça verdiği hükümlerin tersini batıl inançlarımızı yaşayabilmek için hayatımıza geçirirsek, SİZCE DOSTUMUZ ALLAH'MI OLUR, YOKSA ŞEYTANLAŞMIŞ İNSAN MI? Hatırlatırım Allah şeytan kelimesiyle Kur'an'da, hem cinlerden olan şeytandan, hemde doğru yoldan sapmış insanlardan bahsediyor. Her ikisinede şeytan diyor. Ne yazık ki bugün bu hatayı bizler yapıyoruz. Hatırlayınız lütfen, Allah şefaat tümden bana aittir, hiçbir şefaatin olmadığı o günden sakının diyor Kur’an'da. Bizler bu ve benzeri onlarca ayetleri görmezden gelip tam tersine, Allah'ın yanında şefaatçiler ediniyoruz. Allah Kur’an'ın sınırlarını aşmayın, Kur’an'ın ipine sarılın diyor, bizler ise Kur’an'da her bilgi yoktur diyerek, sınır tanımaz bir inanç yaşıyoruz. Allah bir konuda bizleri bakın nasıl uyarır.
“RABBİNİZDEN SİZE İNDİRİLENE (KUR’AN’A) UYUN! O’NUN PEŞİ SIRA (ONU BIRAKIP DA) BAŞKA VELİLERE/EVLİYALARA UYMAYIN! NE KADAR DA AZINIZ (GERÇEĞİ) HATIRLIYOR!” ( Araf 3)
Demek ki uymamız gereken yalnız Kur’an din ve iman adına güvenebileceğimiz yardım isteyeceğimiz dostumuz/velimiz de yalnız Allah. Peki, bizler bugün ne yapıyoruz? Yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz, Kur’an'da her bilgi yoktur diyor, emin olamayacağımız rivayet bilgilerle dinimizi yaşıyoruz. Allah bunu yapanlara, KAFİR oldular diyor hatırlatırım. Tıpkı cahiliye döneminde yapılığı gibi. Ayrıca kendi nefislerimizde, Allah dostları/Veli ilan ettiğimiz kişiler yaratarak, onları şefaatçiler ilan edip, hiç kuşku duymadan ardı sıra gidiyoruz. BÖYLE YAPAN BİZLERİN, SİZCE YANINDAN ŞEYTAN/ŞEYTANLAŞMIŞ İNSAN EKSİK OLUR MU? Bakın Allah dan başka, yardımcı veli dost olmadığını, Rabbimiz nasıl ayetlerinde anlatıyor.
“ALLAH, GÖKLERİ, YERİ VE BUNLARIN ARASINDAKİLERİ ALTI GÜNDE/EVREDE/DÖNEMDE YARATAN, SONRA ARŞI HÂKİMİYETİ ALTINA ALANDIR. O'NDAN BAŞKA NE BİR VELİ/DOST NE DE BİR ŞEFAATÇİNİZ VARDIR. DÜŞÜNÜP DERS ALMIYOR MUSUNUZ?” ( Secde 4)
“ALLAH'TAN BAŞKA VELİ/EVLİYA/DOSTLAR EDİNENLERİ ALLAH, DAİMA GÖZETLEMEKTEDİR. SEN ONLARA VEKİL DEĞİLSİN.” (Şura 6)
“YOKSA ONLAR ALLAH'TAN BAŞKA VELİ/EVLİYA/DOSTLAR MI EDİNDİLER? HÂLBUKİ VELİ/DOST YALNIZ ALLAH'TIR. O ÖLÜLERİ DİRİLTİR, HER ŞEYE KADİRDİR.”( Şura 9
“ONLARIN ALLAH'TAN BAŞKA KENDİLERİNE, YARDIM EDECEK HİÇBİR VELİ/EVLİYA/DOSTLARI YOKTUR. ALLAH KİMİ SAPTIRIRSA, ARTIK ONUN KURTULUŞA ÇIKAN BİR YOLU YOKTUR.” ( Şura 46)
“GÖKLERİN VE YERİN MÜLKÜ YALNIZ ALLAH'INDIR. O DİRİLTİR VE ÖLDÜRÜR. SİZİN İÇİN ALLAH'TAN BAŞKA NE BİR VELİ/DOST NE DE BİR YARDIMCI VARDIR.” ( Tevbe 116)
Ne dersiniz, Allah Kur’an'da bizleri nasıl uyarıyor, fakat bizler hala Allah'ın yanında, bizlere yardım edeceklerini iddia ettiğimiz DOSTLAR, VELİLER, EVLİYALAR, ŞEYHLER, EFENDİLER nasıl edinmeye devam ediyoruz. Sizce bu durumda yanı başımızda, bizlere fısıldayanlar, aldatanlar kimler olabilir? Allah yardımcımız olsun. Yaradan o günkü Ehli kitabın yaptığı yanlışları uyarmak, bir daha aynı hataların yapılmaması için, sizlere Kur’an'ı indirdik dedikten sonra, bakın çok dikkat çekici bir uyarı yapıyor ve aynı hataları yapanların, dostu/Velisi kimler olacağını bir kez daha nasıl açıkça belirtiyor. Anlamak istemeyene zaten sözümüz yok.
"ALLAH’A ANDOLSUN, SENDEN ÖNCEKİ ÇEŞİTLİ TOPLULUKLARA DA MUTLAKA ELÇİLER GÖNDERMİŞTİK; FAKAT ŞEYTAN ONLARA YAPTIKLARINI ALLAYIP PULLADI. BUGÜN DE ŞEYTAN ÖYLELERİNİN VELÎSİDİR. ONLAR İÇİN DEHŞETLİ BİR AZAP VARDIR." (Nahl 63)
Daha önceki Ehli kitap, bakın nasıl yanlışlar yapmıştı da, onlara yaptıklarını şeytan süslü gösterdi diyor? Cahiliye dönemini lütfen hatırlayınız. Allah Elçiler ve kitaplar gönderip, yalnız gönderdiğim kitaplara uyacaksınız dediği halde, onlarda tıpkı bugün bizlerin genel çoğunluğumuzun yaptığı gibi, yalnız Allah'ın gönderdiği kitaplarla yetinmediler. Atalarının rivayet hurafe ağırlıklı inançlarını, yaşamayı seçtiler. Allah sakın şefaatçiler edinmeyin, benim ile aranıza kimseyi koymayın dediği halde, şefaatçiler edinip, birde onların heykellerini yaparak, Allah ile aracı yaptılar. Onların Allah katında şefaatçileri olacağına inandılar. Peki, bizler günümüzde ne yapıyoruz? ARAMIZDAKİ TEK FARK, HEYKELLERİNİ YAPMADIĞIMIZDIR. Hatırlatırım Allah, Kur’an'ı yeterli görmeyip, Allah'ın Kur’an'da ki sınırlarını aşanlara, şeytan musallat edip, onların velisi/dostu olacağını söylüyor. Kur’an'ı yeterli görmeyenlere de bakın Rabbimiz ne diyordu hatırlayalım kitap ehline.
“KENDİLERİNE OKUNMAKTA OLAN KİTABI, SANA İNDİRMEMİZ ONLARA YETMEMİŞ Mİ? ELBETTE İMAN EDEN BİR KAVİM İÇİN ONDA RAHMET VE İBRET VARDIR.” (Ankebut 51)
“İŞTE SANA GERÇEK OLARAK OKUDUĞUMUZ BUNLAR, ALLAH'IN AYETLERİDİR. ARTIK ALLAH'TAN VE O'NUN AYETLERİNDEN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR?” ( Casiye 6)
Dikkat ederseniz o günkü Ehli kitap, Kur’an'ı yeterli görmeyip, atalarından intikal eden rivayet ve sanı inançlarını da yaşamak istemişlerdi. Ama Yaradan asla bunu kabul etmiyor, bakın nasıl uyarıyor ve yalnız Kur’an'ın yeteceğini söylüyor. Allah'ın ayetlerinden başka, hangi söze inanacaklar diye de uyarıyor. Bugün bizler Allah'ın ayetlerini yeterli görmüyor ve onun yanında, asla Allah'ın bahsetmediği ciltler dolusu bilgilerin ardı sıra gidiyoruz. Bazı arkadaşlarımızda bu ayetler, kitap ehline hitap ediyor bize değil diyebiliyorlar. Unutmayalım Kur'an'ın tamamı, zaten o günkü topluma hitaben indirilmişti ki, bizler aynı yanlışları yapmayalım. Bizlerin ilk önce yapması gereken, Kur’an'ı ilk elden anlayarak ve düşünerek dikkatle okumak olmalıdır, aramıza asla veliler sokmadan. Çünkü Allah Kur'an'ı yemin ederek, hiç kimseye muhtaç olmayasınız diye, KOLAYLAŞTIRDIK DİYOR. Kime inanacağınız size kalmış. Daha sonrada sormalıyız, araştırmalıyız elbette. Tıpkı bir öğrenci misali. Allah sizleri Kur’an'dan imtihan ediyorum diyor. Hepimiz birbirimize muhtaç yaratılmışız. Ama şunu asla unutmamalıyız, güvenilecek ve rehber alınacak, yardım istenecek velimiz, dostumuz yalnız Allah'tır, onun kitabı Kur'an'dır. Bakın Rabbimiz, din ve iman konusunun önemine dikkat çekmek adına, bizleri nasıl uyarıyor.
“ALLAH DÜŞMANLARINIZI SİZDEN DAHA İYİ BİLİR. GERÇEK BİR VELİ/DOST OLARAK ALLAH YETER, BİR YARDIMCI OLARAK DA ALLAH KÂFİDİR.” ( Nisa 435)
İsteyen Allah'ın bu uyarısını dinler, isteyen uyarıları göz ardı eder, üstünü örter görmezden gelir, seçim bizlerin. Yanı başımızda farkında olmadan, şeytanı dost edinmiş olma tehlikesine, bu yazımda dikkat çekmeye çalıştım. Hepimiz hata yapabiliriz. ÖNEMLİ OLAN HATADA ISRAR ETMEMEKTİR. Hatada ısrar etmek istemeyen, emin olmadığı bilgilere değil, yalnız Allah'ın korumasında ki Kur’an'a sarılır. Allah'ın Resulü yalnız Kur’an'a sarılmış, yalnız Kur’an'ı tebliğ ederek, ümmetine Kur’an ile hükmetmiştir. Asla Kur’an'ın dışından, dine ilaveler yapmamıştır. Bunu çok açık Kur'an'dan öğreniyoruz.
"YA ONLARA VAAD ETTİĞİMİZ ŞEYLERİN BİR KISMINI SANA GÖSTERİRİZ; YAHUT DA SENİ VEFAT ETTİRİRİZ. O HALDE TEBLİĞ ETMEK SANA, HESAP SORMAK DA BİZE DÜŞER." (Rad 40)
“DE Kİ: “BEN TÜREDİ BİR RESUL DEĞİLİM. BANA VE SİZE NE YAPILACAĞINI DA BİLMEM. BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. BEN SADECE APAÇIK BİR UYARICIYIM.” (Ahkaf 9)
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
Yorumlar
Yorum Gönder