Ana içeriğe atla

Ahzab Suresi 36. Ayet. “Allah Ve Resulü Bir İşte Hüküm Verdikleri Zaman.”




Bizler Kur’an ayetlerini kendi nefsimizde saptırarak, inançlarımıza öyle alet ediyoruz ki, neredeyse Kur’an’ın tamamına ters düşebiliyoruz. Böylece rivayet ve ataların batıl inancını, Kur’an’ın önüne geçirmiş oluyoruz. Çünkü bizleri Allah ile aldatanların tuzağına düştüğümüzün farkında değiliz. Konuyla ilgili bir örnek vermek istiyorum. Allah Haşr suresi 7. ayetinde, ” BU NEDENLE, ELÇİ SİZE [ONDAN] NE KADAR VERİRSE [GÖNÜLDEN] KABUL EDİN VE SİZE VERMEDİĞİ ŞEYİ İSTEMEKTEN KAÇININ. diye uyarıyor. Allah’ın ayette ne söylediğine hiç bakmadan, ayetin önünü arkasını okumadan incelemeden, bu sözleri ne maksatla Allah’ın söylediğini düşünmeden, bu cümleyi batıl inançlarına kanıt gösterip, bakın Allah Resulü size ne verdiyse onu alın diyor, demek ki Resulün hadislerine de uymalıyız şeklinde farklı anlam yükleyip, onun adına uydurulan rivayet hadisleri de Kur’an ile meşrulaştırmak istiyorlar.

Hâlbuki bu ayetlerin tamamına ve önceki ayetlere baktığımızda, kazanılan ganimetlerin dağıtılması anlatılıyor. Savaşa girmediği halde, ganimetten pay almak isteyen bazı zengin kişileri Allah uyarıyor ve RESULÜM SİZE NE KADAR VERDİYSE ONU ALIN, VERMEYENLER ONDAN İSTEMESİN ÇÜNKÜ HAK ETMEMİŞSİNİZDİR DİYOR. Ama bizlerin uslanmaz nefisleri, batıl inançlarımızı aklamak adına, Allah’ın ayetlerinin işte böyle üstünü örtmekten, anlamını değiştirmekten çekinmiyoruz. Allah bizi ıslah etsin. Aynı mantıkla, ayetlerden batıl inançlarına kanıt arayanlar, HÂŞÂ Allah’ın Resulünü dinde Allah’ın hüküm ortağı yapma çabasıyla, Ahzab suresi 36. ayetin anlamını da saptırmaya çalışmışlardır. Bu çabalar şirktir hatırlatırım. Ayeti önce yazalım ve üzerinde Kur’an bütünlüğünde birlikte düşünelim.

Ahzab 36: ALLAH VE RESULÜ BİR İŞ HAKKINDA HÜKÜM VERDİKLERİ ZAMAN, hiçbir mümin erkek ve hiçbir mümin kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne karşı gelir, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır. (Diyanet Meali)

Önce şunu lütfen unutmayalım. Bu ayet Allah’ın Resulünün yaşadığı dönemde, Resulün Kur’an’ı tebliğini kolaylaştırmak ve Resulüne güveni artırmak adına indirilmiştir. Bu ayette geçen, Allah ve Resulünün sözünden, Allah ve Resulünün ayrı ayrı ve birbirinden farklı hükümler verebileceğini mi anladınız, yoksa Allah Resulüne, sana indirdiğim Kur’an ile kullarıma hükmet emrinin gereği, Resulün Allah’ın vahyi ile hükmedeceğini mi anladınız?  Bu ayette Allah ve Resulü kelimeleri bir isim tamlamasıdır. Anlatılmak istenen konunun dikkatini çekmek, anlamını güçlendirmek için. Bu ayette Rabbimiz, ben elçime öyle bir görev verdim ki, O sizi yalnız benim vahyimle uyarıp, benim kanunlarımla sizin sorunlarınızı çözecek, onun vereceği karara itiraz edemezsiniz diyor. Bakın bu uyarı tekrar söylüyorum, RESULÜN YAŞADIĞI DÖNEMLE İLGİLİDİR. Eğer Allah’ın hükmü ayrı, elçilerinin de farklı hükümleri vereceğini anlıyorsak, Kur’an’ın tamamıyla ters düşmüş oluruz. Bu durumda Allah’ın Resulünü Allah’ın dinde hüküm ortağı yapmış oluruz ki, buda şirktir. ÇÜNKÜ ALLAH HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM DİYOR. Allah nasıl bir hüküm vermiş ve Resulünü nasıl uyarmıştı, önce onları hatırlamayalım ki yanlış yapmayalım.

Maide 49: SEN DE ARALARINDA, ALLAH’IN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMET VE ONLARIN ARZULARINA UYMA! DİKKAT ET DE, ALLAH’IN SANA İNDİRDİĞİNİN BİR KISMINDAN SENİ UZAKLAŞTIRIP FİTNEYE DÜŞÜRMESİNLER. EĞER YÜZ ÇEVİRİRLERSE BİL Kİ, ALLAH ONLARI BAZI GÜNAHLARI YÜZÜNDEN BELÂYA ÇARPTIRMAK İSTİYOR. ZATEN İNSANLARIN BİRÇOĞU DOĞRU YOLDAN İYİCE SAPMIŞ BULUNUYORLAR. (Bayraktar Bayraklı)

Allah Resulüne, nasıl bir uyarıda bulunduğuna bakar mısınız lütfen. Sana indirdiğim Kur’an ile onlara hükmet. Bu kadar açık bir hüküm ama bizler hala bu ayetlere, farklı anlamlar vermeye çalışıyoruz. Sana indirdiğim Kur’an’ın bir bölümünde, seni batıl inançlarını yaşamak için vazgeçirmek isteyeceklerdir. Sakın bunlara uyma diye Resulünü uyarıyor. Bu kadar açık bir ayeti yeterli görmeyip, batıl inançlarına kanıt yaratmak isteyenlere, elbette hatırlatacağımız o kadar çok ayet var ki. Deme ki Allah ve Resulüne uyun derken, tek bir emirden bahsediyor. İNDİRDİĞİM KUR’AN’A UYUN, ÇÜNKÜ RESULÜM SİZLERİ YALNIZ KUR’AN İLE UYARACAK, TÜM SORUNLARINIZI RESULÜM BENİM HÜKÜMLERİMLE ÇÖZÜME ULAŞTIRACAK, HÜKMÜN DIŞINDA KENDİNİZ KARAR VERME YETKİSİNE SAHİP DEĞİLSİNİZ DİYOR ALLAH.

Kur’an’da Rabbimiz Maide suresi 45. ayette, “ALLAH’IN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMETMEYENLER, ZALİMLERİN TA KENDİLERİDİR.” diye uyarıda bulunur. Enam suresi 50. ayette Allah’ın Resulünün, çok açık bakın ne demesini istiyor Allah YALNIZ BANA VAHYEDİLENE UYARIM BEN” diyerek, bizlerin asla Kur’an’ın dışına çıkamayacağımızı hatırlatıyor. Enam suresi 19. ayette de yine, çok açık bir şekilde bakın ne diyor. “İŞTE BU KUR’AN BANA, ONUNLA SİZİ VE ERİŞTİĞİ HERKESİ UYARAYIM DİYE VAHYOLUNDU.” Bunca açık uyarılara gözlerini kapatanlar, Allah’ın sakın emin olmadığınız sözlerin ardına düşmeyin ikazlarından ders almamışçasına, ayetlerin üstünü örtmek, batılı hak gibi göstermek kendilerini aklamak için, Kur’an ayetlerini tahrif etmekten çekinmiyorlar. Aranızda ayrılığa düştüğünüz konuda, bakın Kur’an’a nereye başvurmamızı istiyor.

Şura 10: HAKKINDA AYRILIĞA DÜŞTÜĞÜNÜZ HERHANGİ BİR ŞEYİN HÜKMÜ, ALLAH’A AİTTİR . İşte bu, Rabbim Allah’tır. Yalnız O’na tevekkül ettim ve ancak O’na yöneliyorum. (Diyanet Meali)

Lütfen dikkat, aranızda ayrılığa düştüğünüz herhangi bir dini, iman konularında, Resulümün sizlere ulaşan rivayet hadislerine uyun demiyor. Çünkü Allah biliyor ki Resulü de bir insan, zamanı geldiğinde vefat edecek, her zaman bizim yanımızda olmayacak ona danışamayacağız. Peki kime danışacağız ve sorunlarımızı çözeceğiz? Demek ki kanun koyucu, danışacağımız ve rehberimiz yalnız Allah’ın indirdiği Kur’an’mış. Bundan daha açık bir hüküm mü olur. Allah’ın Resulü de zaten, yalnız Kur’an ile hükmetme görevi aldığına göre, Ahzab suresi 36. ayette geçen, ALLAH VE RESULÜ BİR İŞ HAKKINDA HÜKÜM VERDİĞİNDE İTİRAZ EDİLMEZ sözünden anlayacağımız, Allah’ın Resulü yaşadığı dönemde, Müslümanlar arasında çıkan sorunlarda vereceği karar, Allah’ın koyduğu hükümler ışığında alınan karar olduğuna göre, günümüzde KUR’AN HÜKÜMLERİNE UYAN ALLAH’A VE RESULÜNE UYMUŞ, RESULÜN YOLUNU İZLİYOR DEMEKTİR. Özellikle tekrar hatırlatmak istiyorum bu ayet, Allah’ın Resulünün yaşadığı dönemle direk ilgilidir, yoksa rabbimiz bugün bizlerin, Allah’ın Resulünün rivayet hadislerine uyun demiyor. Bu ayetten de anlaşıldığı gibi, bizler dini konularda aramızdaki sorunları Kur’an ile çözümlememiz gerektiği anlaşılıyor. 

Allah’ın Resulü onca uyarı ve ikazları ve aşağıdaki ayeti de tebliğ aldıktan sonra, sizce bunlarda benim dine yaptığım ilavelerimdir, hükümlerimdir der mi? Yorum ve karar sizlerin.

Hakka 44–45–46:   Eğer (Resul) BİZE İSNAT EDEREK, BAZI SÖZLER UYDURMUŞ OLSAYDI , mutlaka onu kudretimizle yakalardık. Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik. (Diyanet Meali)

Tekrar özellikle hatırlatmak isterim, Allah Kehf suresi 26. ayetinde, “KENDİ HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM” diyorsa, nasıl olurda Allah’ın hükümlerine, elçisini de ortak etmeye çalışırız. Konuyu daha net ortaya çıkarmak için, Allah’ın Resulünün görev ve sorumluluklarından birkaç örnek verelim.

Ahkaf 9: “DE Kİ: “BEN TÜREDİ BİR RESUL DEĞİLİM. BANA VE SİZE NE YAPILACAĞINI DA BİLMEM. BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. BEN SADECE APAÇIK BİR UYARICIYIM.” 

Ankebut 18: “EĞER SİZ YALANLARSANIZ BİLİN Kİ, SİZDEN ÖNCE GEÇEN BİRTAKIM ÜMMETLER DE YALANLAMIŞLARDI. RESULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.” 

Kehf 56: BİZ, ELÇİLERİ SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ. KÂFİR OLANLAR İSE GERÇEĞİ [BATIL]LA GİDERMEK İÇİN MÜCADELE EDERLER.  ONLAR AYETLERİMLE VE UYARILDIKLARI ŞEYLERLE ALAY ETMİŞLERDİR.

Bu kadar açık uyarılara, hala kulaklarını tıkayanlara, elbette sözüm olamaz. Allah, Resulünün görev tanımını çok açık bir şekilde bizlere bildirdiği halde, bizler buna ilaveler yapmaya kalkıyorsak, inanın cezasını hem bu dünyada hem de mahşer günü çok kötü çekeriz. Değerli din kardeşlerim, dinin sahibi Allah’tır ve  HÜKÜM KOYAN, yalnız bizzat kendisidir. Eğer dinde başka hüküm koyucular ediniyorsak, onları da Allah’ın yanında, İLAH EDİNİYORUZ DEMEKTİR. BUNU KUR’AN YANİ ALLAH SÖYLÜYOR.  Lütfen Kur’an’ın bu gerçeğini, uyarısını unutmayalım. Batıl inançlarımızı kanıt delil yapabilmek için ayetlere farklı anlamlar verip, söyletmeye çalışmayalım kendimizi kandırmış oluruz. 

ŞUNU LÜTFEN UNUTMAYALIM,  ALLAH’IN RESULÜ YALNIZ KUR’AN’A UYDUĞUNU, YALNIZ KUR’AN İLE HÜKMETTİĞİNİ VE ONUNLA KARARLAR VERDİĞİNİ, ALLAH’IN KİTABI KUR’AN’IN BİRÇOK AYETİNDEN ÖĞRENİYORUZ . Bunun tersini yaşamak bizleri Kur’an’dan uzaklaştırır, Allah korusun şeytanın oyuncağı yapar.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Dualarımızda Geçen Âmin Sözcüğünün Ana Kaynağı.

Bizlerde okuma, araştırma ve sorgulama özelliği çok fazla gelişmediği için, din adına anlatılanları ve öğretilenleri de hiç sorgulamadan hayatımıza geçiriyoruz. Onun içinde büyük hatalar yapmamız kaçınılmaz oluyor. Bugün, üzerinde belki de hiç düşünmediğimiz ve araştırmadığımız bir konu üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bizler dualarımızın, yada olmasını istediğimiz bir şeyin, Allah' tan isteğimizin bir onayı anlamında kullandığımız,  AMİN  kelimesi üzerinde olacak.   BİLİYOR MUSUNUZ BİLMİYORUM AMA ÂMÎN SÖZCÜĞÜ KUR’AN'DA BU ŞEKLİYLE KULLANDIĞIMIZ ANLAMDA, YANİ KABUL ET ALLAH'IM ANLAMINDA HİÇ GEÇMEZ.  Bu kelimenin Kur'an'da geçmediğini gönül rahatlığıyla söyledikleri halde, bakın bu kelimeye delil, kanıt nereden buluyorlar her zaman yaptıkları gibi. Din işleri yüksek kurulunun bu konuda ile ilgili yazdığı bir bölümü sizlere yazmak istiyorum, bakın AMİN kelimesine delil ve kanıt neler gösteriliyor.   “Âmîn”, Yüce Allah’ın kabul et...