Ana içeriğe atla

Biz İnsanlara Bu Kur’an’da, Her Türlü Örneği Verdik. Rum 58. Ayet.

 


Bu makalemde sizleri, farklı bir bakış açısıyla bazı ayetlere bakmaya davet etmek istiyorum. Allah birçok ayetinde, Kur’an’ın her türlü örneklerle açıklandığını, anlayabilmemiz içine nice örnekler verdiğini ayetlerden çok açık görebilirsiniz. Peki, bizler Allah’ın bu ve benzeri onlarca ayetlerine iman etmiyor muyuz da, mezhep inançlarımızı Kur’an’da göremediğimizde, bakın Kur’an’da ne varsa bizler ondan sorumluyuz, demek ki bunlar Allah’ın emri değilmiş dememiz gerekirken, Kur’an açık ve anlaşılır detaylı değildir, her bilgi Kur’an’da yoktur, bakın şunlar ya da bunlar Kur’an’da geçmiyor diyebiliyoruz. Sanırım çok önemli bir konuda Kur’an’ın bu ayetlerine, bakış açımızda çok büyük yanlışlıklarımız var.  Ayetlerden birkaç örnek verelim.

“BİZ, İNSANLARA BU KUR’ÂN’DA HER TÜRLÜ ÖRNEĞİ VERDİK.” (Rum 58)

“ANDOLSUN, BİZ BU KUR’AN’DA İNSANLAR İÇİN HER TÜRLÜ MİSALİ, DEĞİŞİK ŞEKİLLERDE AÇIKLADIK.” (Kehf 54)

“BİZ BU KUR’ÂN’DA İNSANLARA, ÖĞÜT ALSINLAR DİYE HER TÜRLÜ ÖRNEĞİ VERDİK.” (Zümer 27)

Bakın Allah biz kulları için, Kur’an’da her türlü örneği, misali, öğüt ve ibret alsınlar diye verdik diyor.  Allah bu sözleriyle bizlere hangi konulardan bahsediyor da, bizler inatla hayır Kur’an da her türlü örnek yoktur açık ve detaylı değildir demekte ısrar ediyoruz. Sanırım bizler Allah’ın hangi konudan ve ne maksatla bahsettiğini ya anlamıyoruz, ya da batıl inançlarımızı yaşayabilmek adına görmezden geliyor, anlamak istemiyoruz. BİZLERİN YAPTIĞI EN BÜYÜK YANLIŞ, KUR’AN’IN BİZLERE NELER GETİRDİĞİNİ, HANGİ KONULARDA UYARIP BİZLERE YOL GÖSTERDİĞİ VE BİZLERİ SORUMLU TUTTUĞU KONUSUNU, KUR’AN’DAN DOĞRU ANLAYAMADIK. Bakın Kur’an bu konuya nasıl bir açıklama getiriyor ve neler diyor. SİZCE ALLAH AÇIKLAMADIĞI, DETAY VERMEDİĞİ BİR KONUDA, BİZLERDEN HESAP SORAR MI?

“Sana bu kitabı; HER ŞEY İÇİN BİR AÇIKLAMA, DOĞRU YOLU GÖSTEREN BİR REHBER, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.” (Nahl 89)

“(De ki) “ALLAH’TAN BAŞKA BİR HAKEM Mİ ARARIM?” Kitap’ı size açıklanmış olarak indiren O’dur. Kendilerine Kitap verdiklerimiz bilirler ki bu Kitap, RABBİN TARAFINDAN TÜMÜYLE GERÇEKLERİ GÖSTERECEK ŞEKİLDE İNDİRİLMİŞTİR. Sakın şüpheye kapılanlardan olma.” (Enam 114)

“RABBİNİN SÖZÜ, DOĞRULUK VE ADALET BAKIMINDAN TAMAMLANMIŞTIR. O’nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir; bilendir.”  (Enam 115)

“Biz ona şiir öğretmedik. Zaten ona yaraşmazdı da. O KİTAP, ANCAK ALLAH’TAN GELMİŞ BİR ÖĞÜT VE APAÇIK BİR KUR’ÂN’DIR.” (Yasin 69)

“Bu, Rablerinin izniyle İNSANLARI KARANLIKLARDAN AYDINLIĞA, YANİ HER ŞEYE GALİP VE ÖVGÜYE LÂYIK OLAN ALLAH’IN YOLUNA ÇIKARMAN İÇİN SANA İNDİRDİĞİMİZ BİR KİTAPTIR.” (İbrahim 1)

EĞER ALLAH’IN AYETLERİNİ GÖZ ARDI EDER, ONU ANLAMAYA ÇALIŞMAK YERİNE, KENDİ İNANÇLARIMIZI AYETLERE İLAVE ETMEYE ÇALIŞIRSAK, CAHİLİYE DEVRİ KİTAP EHLİNİN DURUMUNA DÜŞERİZ. ÖNCE BU GERÇEĞİ LÜTFEN UNUTMAYALIM.  Bakın Allah, Kur’an’ı indirmesinin amacını bizlere nasıl açıklıyor.  Demek ki Kur’an DOĞRU YOLU GÖSTEREN BİR REHBER, ADALETİ EMREDEN ÖĞÜT OLDUĞUNU SÖYLÜYOR. Çok daha önemlisi bizler için KUR’AN’IN HAKEM OLDUĞUNA HÜKMEDİYOR ALLAH. İNSANLARI KARANLIKTAN AYDINLIĞA ÇIKARACAĞI VE ALLAH’IN YOLUNA DAVET EDECEĞİNDEN BAHSEDİLİYOR. Peki, neyin hakemi ve hangi konularda? 

ALLAH, BİZLERİ SORUMLU TUTACAĞINA HÜKMETTİĞİ, SINIRLARINI BİZZAT KENDİSİNİN ÇİZİĞİ KONULARDA HAKEMİN, KUR’AN OLDUĞUNU ANLIYORUZ. ALLAH’IN KUR’AN’DA BAHSETMEDİKLERİ, BİZLERİN YAŞAMINDA SERBEST BIRAKTIĞI ALANLARDIR. ALLAH’IN BAHSETMEDİĞİ, HÜKÜM VERMEDİĞİ KONULARDA, ALLAH ADINA HİÇ KİMSE HÜKÜM VEREMEZ. DİN ALLAH’IN DIR VE BU DİNİN KURALLARINI KOYACAKTA, YALNIZ ALLAH BENİM DİYOR. 

Peki bizlerin günümüz İslam anlayışında, dinimiz ve inancımız adına karşılaştığımız sorunlarımızda hakemimiz yalnız Kur’an’mı, yoksa….? Ne yazık ki bizler din ve inancımız adına Kur’an’ı kendimize HAKEM OLARAK, yeterli bir kaynak kabul etmediğimiz için, HAKEMİMİZ DE KUR’AN OLMAKTAN ÇIKMIŞ, RİVAYET HADİSLER VE BEŞERİ FIKIH ADETA ONUN YERİNİ ALMIŞTIR. Hâlbuki inancımızı yaşayabilmek ve Allah’a kulluk görevimizi yerine getirebilmemiz adına her bilginin, detaylı bir şekilde örnekleri ile açıklandığını Allah söylüyordu Kur’an’da. HAŞA YOKSA, ALLAH’IN BU SÖZLERİNE GÜVENMİYOR MUYUZ? Çok üzgünüm ama, genel çoğunluğumuz güvenmiyor.

Hatırlayınız hesap günü, Kur’an’ın ortaya konacağını ve tüm gerçeklerin ortaya Kur’an ile çıkacağını Kur’an bizlere bildirdiği halde, bizler hala yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz diyerek, kendimize başka kaynaklar, dinde kanıtlar aramaya devam ediyoruz. Doğrusu tüm bu yanlışlara nasıl inanıyoruz ve aldatılıyoruz, bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Bizler inancımızın hakemini, Kur’an yapmadığımız içindir ki, beşeri fıkıh inancının ve mezheplerin dine yaptığı beşeri ilaveleri de Allah’ın emri dinin olmazsa olmazı, hatta inancımızın HAKEMİ yapmaktan korkmuyoruz. Hâlbuki Allah Enam suresi 38. ayetinde ne diyordu. “BİZ KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK.” Ne yazık ki geleneklerimizi dinin asli unsuru yapabilmek adına, bu ayetin anlamını bile değiştirerek, burada bahsedilen kitap Kur’an değil, Allah katında Levh-i Mahfuz da ki kitaptan bahsediyor diyerek, adeta Kur’an hâşâ eksik, yetersiz tamamlanmaya, açıklamaya muhtaç bir kitap haline dönüştürülmeye çalışılıyor. BUNUN TEK BİR NEDENİ VAR BATIL, RİVAYET VE SANI BİLGİLERİ, İNANÇLARI ALLAH’IN EMRİ GİBİ GÖSTEREBİLMEK.

Kur’an tüm zamana ve tüm toplumlara indirildiği için, Allah Kur’an’da bizlerin geleneklerine, ülkelerin farklı konumlarından ve iklim şartlarından dolayı giyim kuşamımıza, çağın getireceği ilmin ışığında yaşanacak farklı konulara, Kur’an’da özellikle bahsetmeyerek asla müdahale etmemiş, yalnız sınırlarını çizmiş serbest bırakmıştır. Hatta bizleri yönetecek liderleri ehil insanlardan seçmemizi emrederek, çağın gereklerine uygun, onlarında doğru ve adaletli kanunlar çıkarmasını ve topluma adaletle hükmetmesinin örneğini vermiştir. Allah Kendisine kulluk görevimizi yerine getirirken yapacaklarımızı da çok basit, kolay bir şekilde Kur’an’da izah etmiş ve yemin ederek Kur’an’ı kolaylaştırdığını birçok kez tekrar etmiştir. Ne yazık ki bizler bu gerçeği anlamak istemeyerek mezheplerin ve fıkıh inancının dine yaptığı ilavelerini Kur’an’da göremediğimizde, bakın işte şunlar ya da bunlar yok. Bunu nasıl yerine getireceğiz şeklindeki savunmaları ile ne yazık ki Kur’an yetersiz, detay sız bir kitap olduğunu kanıtlama çabası içine girmişlerdir.

Bizlerin yaptığı en büyük yanlış ise, Kur’an’ın tek kelime bahsetmediği, beşeri fıkıh ve mezhep inancının ve rivayet hadislerin dine yaptığı ilaveleri Kur’an’da göremediğimizde, demek ki Kur’an’da her bilgi, detay yokmuş diyenlere inanmamızdan kaynaklanıyor. Lütfen ne söylediğimizi önce düşünerek söyleyelim, inanın hesap günü pişman oluruz. Unutmayalım Allah açıklamadığı, detay vermediği hiçbir şeyden bizleri sorumlu tutmaz. Kur’an’ı Kolaylaştırdığını yemin ederek söylüyorsa Rabbimiz, lütfen beşeri rivayetleri değil, Allah’ın kitabı Ku’an’ı KANIT, DELİL GÖSTERELİM ve ona inanalım. 

HAK OLAN ALLAH KATINDAN İNDİRİLEN VE BİZLERİN SORUMLU OLDUĞU KUR’AN DIR. LÜTFEN ZANNIN, RİVAYET VE SANI İNANÇLARIN ARDINDAN GİTMEYELİM, YOKSA ALLAH’A ONUN DİNİNE İFTİRA ATANLARIN SAFINDA OLURUZ.

“EĞER YERYÜZÜNDEKİLERİN ÇOĞUNA UYARSAN, SENİ ALLAH YOLUNDAN SAPTIRIRLAR. ONLAR ANCAK ZANNA/SANIYA UYUYORLAR VE ONLAR SADECE YALAN UYDURUYORLAR.” (Enam 116)

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/

https://twitter.com/KURANA_DAVET

http://www.hakyolkuran.com/

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/

https://hakyolkuran1.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Resulüne Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, İslam toplumunun hala farkında olmadığı ve onun içindir ki, Allah ile aldatanların tuzağına rahatlıkla düşütüğü bir konu üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Sizce Allah Resulüne, nasıl bir görev verip yetkilendirmiştir? Şöyle demiş olabilir mi, Resulüm ben sana Kur'an'da ana başlıkları indiriyorum, detayına girmeden gönderiyorum. Sen kullarıma ayetlerimi açıklayıp, nasıl hayata geçireceklerini anlatırsın diyor olabilir mi? Yada şöylemi diyor. Sana verdiğim görevin tanımını izahını yapıyorum, sakın sana indirdiğimin sınırlarını aşma. Senin görevin sadece tebliğ etmek ve toplumu sana verdiğim ilim ve bilgelikle ikna edip, Kur'an'a davet etmektir mi diyor? Bu konuya geçmeden önce, Allah'ın Resulünün Kur’an'ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın Resulüne kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32:   ŞUNU DA SÖYLE: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”EĞ...

Kur'an’da Geçen Nebi Resul Kavramaları Ne Anlama Geliyor.

Kur’an'da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an'da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi olduğu söylenen, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim.  Peygamber haber getiren anlamındadır, ama Nebinin anlamı çok farklıdır.  Öyle ayetler var ki,  NEBİ ve RESUL  kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.  Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi, ...