Ana içeriğe atla

Gerçek Dostlar Edinmek İstiyorsak.



Allah kullarını yaratırken, özgür iradesi ile onu baş başa bırakmış, gönderdiği uyarılar, elçiler ile de onları doğru yolda tutmaya çalışmıştır. Allah insanı öyle bir özellikle yaratmıştır ki, bir ben var bende, benden içeri dizelerinin anlatmaya çalıştığı, insanın nefsi ile aklı birbirine adeta hasımdır. Nefsin istediğine genelde akıl karşı çıkmış, aklın önerisine de nefis pek yaklaşma eğilimi göstermemiştir. İŞTE BU DÜNYADA İMTİHANIMIZIN NETİCESİ DE BUNA BAĞLIDIR. NEFSİMİZ Mİ AĞIR BASACAK, YOKSA AKIL MI? Bir insanın Nefsi ağır bastığında Kur'an'dan uzaklaşır, akıl devreye girdiğinde ise Kur'an gerçekleriyle  buluşabilir. Onun için Allah bir çok ayetinde, düşünmüyor musunuz aklınızı kullanmayacak mısınız diye bizleri uyarır.
 
Zorlu bir imtihanın içinde oluşumuzun, bizler hiç farkında olmadan yaşamaya devam ediyoruz, sanki hiç ölmeyecekmişiz gibi davranıyoruz. Allah bizlere gönderdiği rehber kitabında, aklı ön plana çıkardığı halde bizler, sen Kur’an'dan anlayamazsın diyenlere inanacak kadar nefsimizin esiri olmuşuz. ÇÜNKÜ ALLAH'IN GERÇEKLERİ NEFİS İLE DEĞİL, AKILL İLE ANLAŞILACAKTIR. 
 
Bizler kendi menfaatlerimizi çıkarlarımızı, hem aklın hem de inancımızın hep önünde tuttuğumuz sürece, asla doğru ve mutlu yaşayan bir toplum olamayacağımızın bilincinde olmalıyız. Bizler Allah'ın yarattığı insanı, Yaratandan ötürü sevmesini öğrenemediğimiz sürece, onun rızasına ve şefaatine de nail olamayacağımızı bilmeliyiz. Birbirimize katlanmasını bilmiyor, birbirimize güvenmeyip toplumda zıt kutuplar yaratıyorsak eğer, bunun kötü sonuçlarıyla da bir gün yüzleşeceğimizi unutmamalıyız.
 
Dost, arkadaş, kardeş gibidir. Eğer birbirimize saygımızı, güvenimizi yitirmiş isek, o toplumda ne huzur kalır nede mutluluk. GÜNÜMÜZDE ÜLKELER ARTIK SİLAHLA, TOPLA, TÜFEKLE DEĞİL, TOPLUMLARI BİRBİRİNE DÜŞÜRMEKLE YIKILIYOR. BİZLER ÖNCE BİRBİRİMİZE GÜVENMESİNİ VE SAYGI DUYMASINI BİLMELİYİZ Kİ, EN BÜYÜK SİLAHA SAHİP OLALIM. Sizlere bir hikâye aktarmak istiyorum, bu hikâyeden çıkaracağımız çok ama çok büyük dersler olduğuna inanıyorum. Ben bu hikâyeyi okuduğumda gözlerim doldu. EĞER SİZLERDE OKUDUĞUNUZDA AYNI DUYGUYU YAŞADIYSANIZ, BU ÜLKEYİ KİMSE YIKAMAZ, BU ÜLKEYİ KİMSE BİRBİRİNE DÜŞÜREMEZ DEMEKTİR.
 
"Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Tam siperden dışarı doğru bir hamle yapacağı sırada, başka bir arkadaşı onu omzundan tutarak tekrar içeri çekti, 
 
—Delirdin mi sen? Gitmeye değer mi? Baksana delik deşik olmuş. Büyük bir ihtimalle ölmüştür. Artık onun için yapabileceğin bir şey yok. Boşuna kendi hayatını tehlikeye atma. Fakat asker onu dinlemedi ve kendisini siperden dışarıya attı. İnanılması güç bir mucize gerçekleşti, asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa geri döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Fakat cesur asker yaralı arkadaşını kurtaramamıştı. Siperdeki diğer arkadaşı; 
 
—Sana değmez demiştim. Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın. 
—Değdi, dedi, gözleri dolarak, -değdi… 
—Nasıl değdi? Bu adam ölmüş görmüyor musun? 
—Yine de değdi. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim içim. 
Ve hıçkırarak arkadaşının son sözlerini tekrarladı: 
—GELECEĞİNİ BİLİYORDUM… GELECEĞİNİ BİLİYORDUM…)
 
Bizler bu hikâyeden çok dersler çıkarmalıyız. Eğer böyle bir dostumuz hiç olmadıysa hayatta, geçen yıllarımızın muhasebesini çok iyi yapmalı ve nerede hata yaptım diye düşünmeliyiz. Her şeyden önce yaşadığımız toplumda birbirimize güvenmeyi, kenetlenmeyi, hatta birbirimiz için canımızı dahi verecek dostluklar edinmeyi bilmeliyiz. Geçmişte böyle dostluk örneklerini görmek, bizleri şaşırtmazdı, ya şimdi? Ne dersiniz çevremizde çok fazla örnekleri var mıdır dersiniz? Bu örneklerin azalması demek, bizlerin Rabbin rehberinden uzaklaşması demektir. 
 
Gerçek dostlar edinen, asla yalnız kalmaz. Gerçek dost edinen kendisini, ne durumda olursa olsun güvende hisseder. Gelin hikâyede anlatılmak istenen, gerçek dostlar edinelim. DOSTU İÇİN RİSKE ATILAN, KENDİSİ İÇİNDE RİSKE ATILAN DOSTLAR BULACAKTIR. Güzel günün dostları değil, zor günün dostluklarını çevremizde edinelim.
 
İbn_i Sina ya sormuşlar.
_DÜNYADA DEVASI OLMAYAN BİR DERT VAR MIDIR DİYE SORDUKLARINDA.
_DERDİN DEVASIZI, İYİNİN KÖTÜYE MUHTAÇ OLMASIDIR, CEVABINI VERMİŞ.
 
Bizlerde zor anlarımızda, gerçek dostlarımızı yanımızda bulmak ve kötüye muhtaç olmak istemiyorsak, nefsimizin değil, aklımızın yolundan gidip, güvenebileceğimiz gerçek dostlar edinmeliyiz. Aklın yolu Kur’an'ın yoludur. Bizleri Kur’an'dan uzaklaştırıp beşerin sözlerine, kitaplarına yönlendirenler, söyledikleri sözlerin, verdikleri bilgilerin Kur’an'a uymadığının anlaşılmasını istemeyenlerdir. Lütfen bu insanların oyununu bozalım ve Rabbin rehberini, Kur’an'ı anlayarak ve üzerinde dikkatle düşünerek bolca okuyalım. Bakın o zaman göreceksiniz, güneş bizim için nasıl daha parlak doğacak ve gerçek dostluklar nasıl kurulacak.
 
Bunların bilincinde olmayanlar, Kur’an'a müracaat etmeyenler, onu anlayarak okuyup ayetler üzerinde düşünmeyenler, gönlünü Kur’an nuruyla değil de, beş erin batıl rivayet sözleri ile dolduranlar, gerçek dost edinemezler. Bunun sonucunda bir gün mutlaka, ZOR BİR ANINDA, KÖTÜYE MUHTAÇ OLMAKTAN DA ASLA KURTULAMAZLAR. Allah cümlemizin yardımcısı olsun ve gerçek dost edinen kulları arasına alsın inşallah bizleri. GERÇEK DOSTLAR YILDIZLAR GİBİDİR, KARANLIK ÇÖKÜNCE ORTAYA ÇIKARLAR.
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nahl Suresi 98. Ayet. Kovulmuş Şeytandan, Allah'a Sığınırım. "Her Müslümanın Dikkatle Okuyup Düşünmesi Gereken Bir Ayet."

Bu makalemde sizlerin, üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayet, Nahl suresi 98. ayet olacaktır. Bu ayet öne sürülerek, Kur’an okumaya başlarken Allah,  EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM” , diye okumaya başlayın, emri veriyor diye anlatılır. Bu ayetin gerçek uyarısını, İslam toplumundan gizledikleri için, ne yazık ki Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Allah’ın ikazını yerine getirmediğimizden her okuyan yanlış anlıyor, neden mi? Her şeyin bir kuralı var, Kur’an’ı okumanın da elbette bir kuralı olmalı değil mi? Makalemi lütfen sonuna kadar okuyunuz. Gelin bu konu üzerinde önce ayeti yazalım, daha sonrada birlikte düşünelim. Nahl 98:   ŞİMDİ KUR’ÂN OKUMAK İSTEDİĞİN ZAMAN, ÖNCE O KOVULMUŞ ŞEYTANDAN ALLAH’A SIĞIN.  (Elmalı meali) Önce ayeti lütfen doğru anlayalım. Sizce Allah bu ayette, Kur’an’ı okumaya başlamadan önce, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm” Yani, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım, diye başlayarak okuyun emrini mi veriyor? Bizler ne yazı...

Allah’ın Elçisine Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

Bugün sizleri, üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istediğim konu, Allah'ın Elçisine nasıl bir görev verdiği, bu görevin tanımı, yetki ve sorumlulukları konusunda olacaktır. Kur’an'a göre Allah’ın Hz. Muhammed’e verdiği görev, yetki ve sorumluluklar, ONUN HEM BİR KUL HEM DE BİR RESUL (ELÇİ) OLMA VASFINI DENGELİ BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYAR.    Kur’an ayetleri ışığında bu dikey ve yatay sorumlulukları, şu temel başlık altında özetleyebiliriz: ELÇİNİN EN TEMEL VE BİRİNCİL GÖREVİ, ALLAH’TAN ALDIĞI VAHİYLERİ İLAVE ETMEDEN EKSİKSİZ, DEĞİŞTİRMEDEN VE GİZLEMEDEN İNSANLIĞA ULAŞTIRMAK, TEBLİĞ EDİP KUR'AN'A DAVET ETMEKTİR. Elçinin toplumsal ve ahlaki bir başka  görevi insanları şirkten, batıldan, atalar dininden cehaletten ve kötü ahlaktan vahiyle arındırmaktır. Müslümanlar için her konuda en güzel model ve rehberdir (Ahzab Suresi, 21. ayet). İnsanlar arasında adaleti sağlamak, anlaşmazlıkları Allah’ın indirdiği hükümlerle çözmekle yetkilendirilmiştir (Nisa Suresi, 105. ayet) ...

Duha Suresi 4-5-6-7-8-9-10-11. Ayetler Üzerinde Birlikte Düşünelim.

Bu makalemde, sizlerin üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim, Duha süresinde geçen ayetler üzerine olacaktır. Bu ayetleri eğer düşünmeden okuyup geçersek, Allah’ın bu ayetlerde bizlere neler anlatmaya çalıştıklarını, detayıyla anlamamız mümkün olmayacaktır. Onun için Allah bizlerin ayetler üzerinde, özellikle düşünmemizi istiyor çünkü GÜÇLÜ VE SARSILMAZ BİR İMANA SAHİP OLABİLMEMİZ İÇİN, AYETLERİN ÖZÜNÜ, AMACINI DOĞRU ANLAMAMIZ GEREKİR . Gerçekten de akıl, düşünme, muhakeme tüm gerçeklerin anahtarıdır. Allah bu özelliği yaratılmış başka hiçbir canlıya vermemiştir. Bahse konu ayetleri önce yazalım. Bu ayette Rabbimiz, özellikle Resulünü örnek gösterip, bizleri çok önemli bir konuda uyarıp, dikkatimizi çekiyor. Bu ayetler üzerinde dikkatle düşünen, Allah’ın biz kullarından özellikle neler istiyor, onu Resulün örnek hayatından anlayacaktır. DUHA 5–6–7–8-9-10-11: ŞÜPHESİZ, RABBİN SANA VERECEK VE SEN DE HOŞNUT OLACAKSIN. SENİ YETİM BULUP DA BARINDIRMADI MI? SENİ YOLUNU KAYBETMİŞ OLARA...