Kıyame suresi 19. ayetinde de, SONRA ONU AÇIKLAMAKTA BİZE DÜŞER diyerek, Kur'an'ı bizzat açıkladığı bilgisini veririyor. Allah'a güvenen, bu sözlere inanır. Günümüzde ayetleri anlama konusunda, yaptığımız çabalara karşı, farklı düşüncede ki din kardeşlerimiz, Kur’an'ın ayetlerini sizler okuyarak anlayamazsınız, doğru anlamak istiyorsanız, fıkıh kitaplarına, hadislere, din alimi veli kişilerin kitaplarına bakmalısınız, yardım almalısınız mantığını savunurlar. Çünkü anlamaya çalıştığınız ayetin, NÜZUL SEBEBİNİ BİLMEK ÇOK ÖNEMLİDİR, KUR’AN'DA NÜZUL SEBEBİ YAZMAZ diyerek, toplumu tedirgin ederler. Sizce bu doğru olabilir mi? Gelin bu konuda birlikte düşünelim. Allah gerçektende ayetlerin ne maksatla indirildiğini, genellikle detay verip açıklamamıştır. Sizce neden olabilir.
Kur'an sadece o dönemdeki insanlara değil, kıyamete kadar tüm insanlığa hitap eder. EĞER HER AYET KUR'AN'DA SADECE DAR BİR OLAYA BAĞLANARAK YAZSAYDI, İNSANLAR O HÜKMÜN SADECE O OLAYLA SINIRLI OLDUĞUNU DÜŞÜNEBİLİRDİ. İslam hukukunda temel bir kural vardır: "Sebebin hususluğu, hükmün genelliğine engel olmaz." Yani bir ayet özel bir olay üzerine inmiş olsa bile, taşıdığı mana ve kural tüm benzer durumlar için geçerlidir. Farklı şekilde söylemek gerekirse, bir kanunun veya dini hükmün, geçmişte yaşanmış özel ve tek bir olay (sebep) üzerine konulmuş olsa bile, benzer durumdaki herkesi ve her olayı (genel) kapsamaya devam edeceği anlamına gelir. Kur'an bir kronoloji veya tarih kitabı değildir. ONUN ASIL AMACI İNSANLARA HİDAYETİ/DOĞRU YOLU GÖSTERMEK, AHLAK VE İNANÇ İLKELERİNİ ÖĞRETMEKTİR. Kur'an ayetlerinin hükümlerini çağlar ötesine taşımak, lafzın (sözün) şekline takılmak yerine, ayetin indirilmesindeki gerekçeyi ve evrensel amacı yani maksadı keşfetmekle mümkündür.
Eğer söyledikleri doğru olsaydı, yani ayetleri anlayabilmek için NÜZUL sebebini yani ne maksatla indirildiğini mutlaka bilmemiz gerekseydi, bu durumda ayetleri anlayamazdık, çünkü Kur'an'da bu konu açıklanmamış. Kur’an'a baktığımızda genel itibariyle Allah, indirdiği ayetlerin birçoğunun nüzul sebebinden bahsetmez. Bir kısım ayetler vardır ki örneklerle açıklar. Örneğin Zıhar konusunda, Allah Resulüne hitaben, bu konuda sana derdini ileten kadınla, konuştuğunuzu duydum der ve Zıhar konusunda ayetini indirir. Buna benzer bazı ayetleri Allah, sebebini özellikle söyler, hükmünü de verir. Bu durumda detay vermediği, hükmün hangi nedenden dolayı indirdiğini, özellikle açıklamadığı konularda ne yapmalıyız? Bunu sizce bir eksiklik olarak kabul edebilir miyizü, haşa asla kabul edemeyiz. Bunu öğrenmek için rivayetlerden yardım mı almalıyız, yoksa Allah'ın, sakın emin olmadığın bilginin ardına düşmeyin, ikazını hatırlayarak, yalnız Kur’an'ın açıklandığı şekliyle mi anlamaya çalışmalıyız? Burası çok önemli.
Eğer bizler tüm ayetleri/Kur'an'ı anlayabilmek için, Nüzul sebebini bilmemiz gerekirken bilmiyorsak, bu durumda Allah bizleri bizzat Kur'an'a yani kendisine değil, çok azınlık başka kişilere yöneltiyor demektir. Ama Kur'an'a baktığımızda tam tersini söylüyor ve sakın veliler edinip ardına düşmeyin, yalnız Kur'an'ın ipine sarlın emrini veriyor. Hatta İslam dininde ruhban sınıfının da olmadığını bildiriyor. BU DURUMDA KUR'AN'I ANLAYABİLMEMİZ İÇİN, KUR'AN DIŞI BİLGİLERE MUTLAKA İHTİYACIMIZ VAR, AYETLERİN NÜZUL SEBEBLERİNİ BİLMEMİZ GEREKİR ASLA DİYEMEYİZ. Dersek Kur'an ile çelişiriz. Allah eğer ayetin nüzul nedeninden, özellikle Kur’an'da bahsetmediyse, bunun çok önemli bir nedeni vardır, önce bunu unutmayalım. ALLAH BİZLERİ ASLA EMİN OLMADIĞIMIZ KAYNAKLARA, MUHTAÇ ETMEYECEĞİNE GÖRE, BİZLERE DÜŞEN ALLAH'IN AÇIKLADIKLARI ÜZERİNDEN, GÜNÜMÜZ ŞARTLARINA GÖRE, AYETLERİ ANLAMAYA ÇALIŞMAK OLMALIDIR. Sizlere bir örnek vermek istiyorum ki, anlatmak istediğim konu daha iyi anlaşılabilsin.
"EY NEBİ. NİÇİN ALLAH'IN SANA HELÂL KILDIĞI ŞEYİ, EŞLERİNİN HATIRI İÇİN HARAM KILIYORSUN? ALLAH AFFEDENDİR; MERHAMET SAHİBİDİR.” (Tahrim 1)
Yukarıdaki ayet çok açık ve net bizlere bir şeyler anlatıyor, yoksa Kur'an'a geçmez, özel olarak Resulüne söylerdi. Dikkat ederseniz konu hakkında, detaylı bilgi vermiyor. Bizi de ilgilendiren konunun detayı değil, ayetten çıkarmamız gereken, kıssadan hisse yani ders değil midir? Peki, ne anladınız siz bu ayetten? Nasıl bir ders çıkardınız? Ben anladığımı söylemek isterim. Allah elçisine, sanırım eşleri ile ilgili bir konu hakkında, Allah'ın helal olarak hükmettiği, haramlar arasında saymadığı bir konuda, kendi aile içinde eşlerinin belki de geçici hoşnutluğunu sağlamak adına, Allah'ın helal ettiği bir şeye, gerek kendine gerekse genel anlamda anlaşılacak bir konuda, haram demesi, Allah tarafından uyarılıyor.
İşte bizlerin bu ayetten, alacağımız ders bu kısmı. Yani helal ve haram koyan, yalnız yüce Allah'tır. Bu Allah ın elçisi dahi olsa, elçisi tarafından değiştirilemez, Allah'ın vermediği bir hükmü veremez. Peki Allah bu ayeti, elçisinin aile içi bir sorunu olarak görmeyip önemseyerek, bizlerle Kur’an'da niye paylaştı? İŞTE BU KISMI SANIRIM, AYETİN İNDİRİLME AMACINI ÇOK DAHA İYİ ANLATIYOR. Hatırlayınız günümüze ulaşan öyle hadisler vardır ki, Allah'ın Resulünün eşlerinden rivayet edilir. Eğer Resul helal olan bir şeye haramdır demiş olsaydı ve Rabbimiz bu konuda uyarmasaydı, bu konu dilden dile dolaşıp, eşleri tarafından topluma ulaştırılır, RESUL BUNU HARAM KILDI DERDİ. Kur'an'da Allah'ın birçok ayetinde uyardığı gibi, hükmüne hiç kimseyi ortak etmeyeceğini, Resulünün helal haram koyamayacağını bizlere bildiriyor. Tabi rivayet sözcükler hangi anlamlara bürünürdü bizlere ulaşana kadar, onu düşünmek bile istemiyorum. Günümüzde bu konuda, bolca örneklerini görüyoruz. Bu konuda çok dikkatli olmamızı isteyen, Rabbimizi lütfen doğru anlayalım.
Ayetin bu kadar açık ve anlatmak istediği manayı, net bir şekilde verdiğini gören bazı kişiler, ne yazık ki atalarından intikal eden inancına ters düştüğü için, öyle rivayetler anlatılmıştır ki bu ayetle ilgili, adeta ayetin anlamı bir kenara itilmiş ve emin olamayacağımız çok farklı bir anlam yüklenmiştir. Daha açıkçası, ayet amacından saptırılmıştır, ayetin hükmünün üstü örtülmüş, belirli bir konu ile sınırlandırılmıştır. Olayın detayı da zaten bizi ilgilendirmez. İlgilendiriyor olsaydı, Allah bununda açıklamasını yapardı. Bu ayetin Nüzul sebebini biliyormusun diye ortaya çıkanlar, bakın yazacağım ayet hakkında neler söylüyorlar. Bu yanlış inancın, bizleri ne derece yanıltacağına dair, güzel bir örnek. "YEMİN OLSUN, SİZİN ÖNDEN GİDENLERİNİZİ BİLMİŞİZDİR; YEMİN OLSUN, GERİYE KALANLARI DA BİLMİŞİZDİR." (Hicr 24) Bu ayetin önce ki ayetine de baktığımızda, hayatı veren bizleriz diyor Rabbimiz. Hicr 24. ayetinde de, yarattığımız kullarımızın, kimin doğru yolda giderek, ön saflarda yerlerini aldığını, kimlerin işi gevşek tutup, Allah'ın önerdiği yoldan sapanların kimler olduğunu çok iyi biliyoruz diyor. Devamında ki ayette de Allah, Hiç kuşkusuz, Rabbindir, evet O'dur onları haşredecek olan diyerek, herkesin hesap vereceğini söylüyor. Peki, nüzul sebebini biliyor musun diyerek, ayetlere istedikleri anlamları verenler, sizce bu ayetin nüzul sebebini nasıl açıklamışlardır dersiniz? Gelin şimdide ona bakalım. Bakalım da, bu işin tehlikesinin farkına varalım. Aklınızın ucuna bile gelmeyecek bir konuyla, ayetin bağdaştırılmasının tehlikesini göreceksiniz.
(669 - İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın arkasında çok güzel bir kadın namaz kılıyordu. Cemaatten bazıları onu görmemek için ön safa kaçıyor, (münafık ve cahil takımından) bazıları da en arka safa geliyor, rükuya vardığı zaman koltuğunun altından ona bakıyordu. Bu durum üzerine Cenab-ı Hakk şu ayeti indirdi:"ANDOLSUN, SİZDEN ÖNE GEÇENLERİ DE BİZ BİLİRİZ, GERİ KALANLARI DA BİZ BİLİRİZ") (Hicr, 24).
Nesai, İmamet (2, 118); Tirmizi Tefsir, Hicr, (3122).
Ne dersiniz ayetle, rivayet edilen hadisin bir ilgisi sizce var mı? Allah'ın ayetlerine işte böyle, hiç bahsedilmeyen anlamlar yükleniyor ve ayetlerin üstü örtülüyor, terk ediliyor. Bu ve buna benzer yanlışları yaparak, Kur’an'ı rivayetlere göre anlamaya kalkarsak, büyük yanılgılardan kurtulamayız. Ayette bahsedilen konu nerede, verilen rivayet örneğinde ne anlatılıyor? İŞTE BU KONU, BU KADAR RİSKLİ VE TEHLİKELİ. KUR’AN'I DOĞRU ANLAMAK İSTİYORSAK, GELİN BİZZAT KUR’AN'IN KENDİSİNE BAKALIM, SORULARIMIZI ONA SORALIM. O BİZLERİN TÜM SORULARIMIZA CEVAP VERECEKTİR, ONDAN ŞÜPHE ETMEYELİM.
Akebut suresi 51. ayetinde Allah, Kitap Ehlini bakın nasıl uyarıyor. "“KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BIR KİTABI SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU?” (Ankebut 51)" Nüzul sebebini biliyormusun silahını kullananlar diyorlarki, SEN BU AYETİN NÜZÜL SEBEBİNİ BİLİYORMUSUN, BU AYET KİTAP EHLİNE İNDİRİLMİŞTİR, BİZE HİTABEN İNMEMİŞTİR. Halbuki ayetlerin tamamı zaten kitap Ehline indirilmiş ve onların yaptığı yanlışlar ikaz edilerek, bizlerinde aynı hatalara düşmeyelim diye uyarılmaktadır. Bu ve benzeri ayetlerin üstü bu yöntemle örtülüp, Müslümanların İslam'ı yaşayabilmek adına Kur'an'ın yetmeyeceği, adeta kendilerince kanıtlanmaya çalışılımıştır. İŞTE NÜZUL SEBEBİNİ BİLİYORMUSUN SİLAHI, BU KADAR YANLIŞ VE TEHLİKELİ.
Şöyle düşünelim isterseniz. Allah bizlere indirdiği ayetinin, en güzel bir şekilde anlaşılması için, nüzul sebebini de indirmesi gerekseydi, elbette onu da bizlere bildirirdi. Eğer yazmamış ise, mutlaka bir nedeni vardır. Lütfen şöyle düşünün. Bir kısım ayetlerin nüzul nedeninden bahsetmiş, peki neden hepsinden bahsetmemiş? Bunu bir eksiklik olarak görmeden, nedenini idrak etmeye çalışalım. Sanki HÂŞÂ Allah ayetini, en doğru anlaşılması için eksik indirmiş gibi, SEN BU AYETİN NÜZUL SEBEBİNİ BİLİYOR MUSUN, BİLMEDEN AYETİ ANLAMAYA ÇALIŞMA, GÜNAHA GİRERSİN DİYENLER, büyük yanlış yaptıklarını lütfen unutmamalıdırlar.
ALLAH İNDİRDİĞİ KUR’AN'I BELİRLİ BİR DÖNEM İÇİN DEĞİL, TÜM ZAMANA UYGUN, FAYDALANABİLECEĞİMİZ BİR ŞEKİLDE GÖNDERMİŞTİR. Eğer her konuda, nüzul sebebini Kur’an'da söylemiş olsaydı, biliyor ki kulları ayetleri belli bir döneme ayetleri hapsedip, gelecek nesil terk edeceklerdi. ONUN İÇİNDİR Kİ ALLAH GENEL OLARAK, NÜZUL NEDENİNDEN ASLA BAHSETMEMİŞ, KONULARI GENELLEME YAPARAK, TÜM ZAMANIN İSTİFADESİNE SUNMUŞTUR. DAHA DOĞRUSU KUR'AN, AMACA HİTAP ETMEKTEDİR. Böylece her toplum Kur’an'ı kendi dönemine, çağına adapte etsin, Allah kullarım o devrin ilmiyle ayetlerde anlatılmak isteneni anlasın istemiştir. Nüzul sebebini biliyor musun silahını, acımasızca kullananlar, dinide böylece kendi istedikleri şekilde yönlendirmişlerdir. Lütfen bu yanlış yönlendirmelere kanmayalım, Kur’an'ı anladığımız dilden, hiçbir etki altında kalmadan, tüm batıl ve rivayet bilgilerden sıyrılarak, Allah'ın Kur’an'da verdiği örnek, kıssadan hisseler den yola çıkarak anlamaya çalışalım.
DOĞRU YOLU GÖSTEREN, RAHMET YOLUNU AÇAN REHBER, MÜSLÜMANLARA MÜJDELER VEREN BİR NUR, ALLAH KATINDAN GELİYORSA, NASIL OLURDA BU KİTAP ANLAŞILMASI İÇİN, BEŞERİ BİR KAYNAĞA MUHTAÇ OLUR, BUNU DA MI DÜŞÜNEMİYORUZ?
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
Yorumlar
Yorum Gönder